Obez bireylerde antropometrik ölçümlerin serum lipid profili ile ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ŞÜKRAN SEMA KALFALI
Danışman: Seçil ARICA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Obezite günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Santral obezite olarak isimlendirilen ve vücudun en çok karın cildi altında ve karın içindeki organlarda yağlanmaya yol açan obezite türünün kardiyovasküler hastalıklar, hiperlipidemi ve metabolik sendrom açısından daha riskli olduğu bilinmektedir. Bel/kalça oranı, bel/boy oranı gibi antropometrik ölçümler santral obeziteyi göstermesi bakımından oldukça önemlidir. Bu çalışma antropometrik ölçümlerle belirlenen santral yağlanmanın ve obez hastalardaki yağlanma dağılımının hastaların lipid profili ile ilişkisini araştırma amaçlı planlanmıştır. GEREÇ ve YÖNTEM: Retrospektif tanımlayıcı tipte olan çalışmamızda Kasım 2021 ve Mart 2022 tarihleri arasında İstanbul Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Obezite Polikliniğine başvuran 143 hastanın dosya taraması yapılarak demografik özellikleri; vücut kitle indeksi (VKİ), bel çevresi (BÇ), kalça çevresi, bel/boy oranı (BBO), bel/kalça oranı (BKO) gibi antropometrik ölçümleri, biyoelektriksel impedans analizi (BİA) cihazı ile ölçülen vücut yağ oranları ve ölçülen serum lipid düzeyleri ilgili veriler toplanmıştır. Çalışmada elde edilen veriler SPSS statistics 21 programında analiz edilmiştir ve p<0.05 anlamlı kabul edilmiştir. BULGULAR: Katılımcıların yaş ortalaması 45,20±15,04 olarak hesaplandı. Çalışmaya katılanların %72,73'ü kadındı. Kalça çevresi, VKİ ve vücut yağ oranı değerleri kadınlarda erkeklere kıyasla daha yüksek saptandı. Boy uzunluğu, bel/kalça oranı ve bazal metabolizma hızı değerleri erkeklerde daha yüksekti. Kadınların serum HDL düzeyleri daha yüksekken, trigliserid düzeyleri erkeklere göre düşük bulundu. Erkek cinsiyette bel/kalça oranı riskli olma oranı kadınlara göre yüksek saptandı. Kadınlarda bel çevresi, bel/boy oranı, bel/kalça oranı, VKİ değerleri ile trigliserid düzeyi arasında pozitif yönlü, bel/kalça oranı ile HDL arasında negatif yönlü, bel/boy oranı ile total kolesterol arasında pozitif yönlü korelasyon saptandı. Kadınlarda bel/kalça oranı 0,8647 ve üzerinde olanların riskli LDL düzeyine sahip olma olasılığı yüksekti, bel/kalça oranı 0,8675 ve üzerinde olanların riskli HDL düzeyine sahip olma olasılığı yüksekti. Kadınlarda bel çevresi 111 cm, kalça çevresi 133,5, bel/boy oranı 0,702, VKİ 37,5 ve üzerinde olanların riskli trigliserid düzeyine sahip olma olasılığı istatistiksel anlamlı düzeyde yüksekti. Hastalardan DM, HT, KAH tanısı olanların bel çevresi ve VKİ değerleri yüksek saptandı. SONUÇ: Çalışmamızda santral obezitenin kardiyovasküler hastalık riskini artırdığını ortaya koyan genel literatüre uyumlu sonuçlar elde edilmiş olup özellikle kadın cinsiyette daha kuvvetli olmak üzere antropometrik ölçümlerin serum lipid düzeyi ile ilişkisi gösterilmiştir. BÇ, BKO, BBO ve VKİ ölçümleri poliklinik ortamında kısa sürede ve düşük maliyetle yapılabilen, mortalite ve morbiditenin günümüzdeki en önemli sebeplerinden biri olan kardiyovasküler hastalıkların predikte edilebilmesine yardımcı olan antropometrik ölçümlerdendir. Bu bilgiler ışığında klinisyenlerin günlük pratikte antropometrik ölçümlerden yararlanmaları ve hastaları ölçümler neticesinde değerlendirmeleri teşvik edilmelidir.