İlk trimester biyokimyasal indekslerin preeklampsi gelişmesi ve prognozu öngörmedeki yeri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: TÜRKÜNUR SEĞMEN

Danışman: Atakan TANAÇAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Preeklampsi, maternal ve perinatal morbidite ile mortalitenin önemli nedenlerinden biri olup inflamasyon, oksidatif stres, endotel disfonksiyonu ve koagülasyon bozukluğu ile karakterizedir. Hastalığa ait biyokimyasal değişikliklerin gebeliğin erken dönemlerinde başladığı düşünülmekte ve erken dönemde belirteç geliştirilmesi klinik açıdan önem taşımaktadır. Bu çalışmada gebeliğin ilk trimesterinde ölçülen GGT/Albümin, BUN/Albümin, CRP/Albümin, Fibrinojen/Albümin, Ürik asit/Kreatinin ve Albümin/Kreatinin oranlarının preeklampsi ile ilişkisi ve bu oranların preeklampsinin erken–geç başlangıçlı ve şiddetli–şiddetli olmayan alt tiplerini öngörmedeki rolü araştırıldı. Gereç ve Yöntem: Bu araştırma, Ocak 2024 – Ocak 2025 tarihleri arasında T.C. Sağlık Bakanlığı Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum'da preeklampsi tanısı ile izlenen ve doğumu aynı merkezde gerçekleşen gebelerin tıbbi kayıtlarının geriye dönük incelenmesiyle yürütüldü. Çalışmaya preeklampsi tanısı alan 103 gebe ile gestasyonel ve sistemik hastalığı olmayan 103 sağlıklı gebe dahil edilerek toplam 206 olgu retrospektif olarak değerlendirildi. Demografik veriler, ek hastalık varlığı, obstetrik öykü, obstetrik ve neonatal sonuçlar dosya kayıtlarından elde edildi. Birinci trimester laboratuvar değerlerinden biyokimyasal oranlar hesaplandı. Erken başlangıçlı preeklampsi ( 0,05). Preeklampsi grubunda ek hastalık varlığı (%31'e karşı %9,7; p 0,05). Erken ve geç başlangıçlı preeklampsi alt grupları karşılaştırıldığında; albümin düzeyi erken başlangıçlı grupta daha düşük (43±4 g/L vs. 45±4 g/L; p=0,017), buna paralel olarak BUN/Albümin (0,429±0,22 vs. 0,361±0,18; p=0,042) ve Fibrinojen/Albümin oranlarının (0,114±0,02 vs. 0,087±0,05; p=0,047) daha yüksek olduğu görüldü. Ancak bu oranlara ait ROC analizlerinde AUC değerlerinin 0,5'e yakın kalması, erken–geç ayrımında klinik kullanım gücünün sınırlı olduğunu düşündürdü. Preeklampsinin şiddetine göre yapılan alt grup analizlerinde ise incelenen biyokimyasal oranlardan hiçbirinin şiddetli ve şiddetli olmayan olguları anlamlı biçimde ayırt etmediği saptandı (p>0,05). Sonuç: Preeklampsi grubunda inflamatuvar ve koagülasyon göstergelerinin arttığı; özellikle Fibrinojen/Albümin oranının preeklampsi varlığı ile ilişkili olduğu gösterildi. BUN/Albümin ve Fibrinojen/Albümin oranlarının erken başlangıçlı preeklampsi ile ilişkili olması, bu oranların hastalığın başlangıç zamanını öngörmede yardımcı olabileceğini düşündürmektedir. Bununla birlikte, biyokimyasal indekslerin tek başına tanısal amaçla kullanılmasının sınırlı olduğu, klinik ve obstetrik parametrelerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldı.