Türkiye'de yaygın olarak kullanılan sitotoksik ilaçların ambalajlarında bulunan üretim kaynaklı ilaç kalıntılarının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, FARMASÖTİK TOKSİKOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ORHAN ZİYA
Danışman: Merve GÜDÜL BACANLI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Tehlikeli ilaçlar olarak nitelendirilen kanser tedavisinde kullanılan sitotoksik ilaçların birçok sağlık riskine neden olduğu bilinmektedir. Bu nedenle bu tez kapsamında da Türkiye'de sıklıkla kullanılan sitotoksik ilaçların flakon yüzeylerinde üretim kaynaklı ilaç kalıntısının kantitatif analizinin yapılarak üretici firmaların üretim güvenliği konusunda yönlendirilmesi, ilaç üretiminden hazırlanmasına kadar olan süreçte görevli personel için sağlık riskinin ortaya konması/riske dikkat çekilmesi ve güvenlik önerilerinde bulunulması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: 5-Fluorourasil, doksorubisin, etoposid, gemsitabin, ifosfamid ve siklofosfamid etken maddeli sitotoksik ilaçların üretim kaynaklı flakon yüzey kontaminasyonunun belirlenmesi için farklı firmalara ait belirlenen sayıdaki ilaç flakonunun yüzeyinde amacıyla %10 metanol ve %90 amonyum asetat 5 mmol/L çözeltisi ile ıslatılan/nemlendirilen yüzey silme mendilleri kullanılarak numune alınmış ve ilaç kontaminasyon düzeylerinin belirlenmesi için sıvı kromatografisi- kütle spektroskopisi/kütle spektroskopisi (LC-MS/MS) yöntemi kullanılarak miktar tayini gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Analizler sonucunda altmış beş numunenin ilaç flakonundan alınan numunenin kırk beşinde (%69,23) istatistiksel olarak anlamlı ölçülebilir düzeyde ilaçların kendi etken maddeleri ile kontaminasyon tespit edilmiştir. 5-Fluorourasil 1000 mg ve 5000 mg dozlu sekiz ilaç numunesinin tamamında (%100), doksorubisin 50 mg etken maddesi içeren on dört ilaç numunesinin altısında (%42,86), etoposid 100 mg etken maddeli on beş ilaç numunesinin beşinde (%33,33), gemsitabin 1000 mg etken maddesi içeren dört farklı üreticiden alınan on yedi ilaç numunesinin tamamında (%100), ifosfamid 1000 mg etken maddeli aynı üreticiden alınan beş ilaç numunesinin birinde (%20), siklofosfamid 1000 mg etken maddesi içeren aynı üreticiden alınan altı ilaç numunesinin dördünde (%66,67) ilgili etken maddeler ile kontaminasyon tespit edilmiştir. Yetmiş beş numunenin otuz yedisinde (%49,33) ise numunenin alındığı ilacın etken maddesinden farklı olarak en az bir etken madde ile istatistiksel olarak anlamlı düzeyde çapraz kontaminasyon tespit edilmiştir. Sonuç: Analiz sonuçlarına istinaden Türkiye piyasasında kullanılan alt farklı etken maddeli ilacın flakon yüzeyinde yüksek oranda istatistiksel olarak anlamlı düzeyde ilacın etken maddesi ve üretim süreci kaynaklı diğer sitotoksik ilaç etken maddeleri ile çapraz kontaminasyon tespit edilmiştir. Kontaminasyon tespit edilmeyen ilaç flakonlarının varlığı üretim aşamasının gerekli önlemlerin alınması durumunda kontaminasyonun çok yüksek oranda engellenebileceğini göstermektedir. Resmi otoriteler tarafından üretim aşaması ile ilgili düzenleyici mevzuatların oluşturularak gerekli kontrollerin yapılması ve üretici firmalar tarafından mevzuatlar doğrultusunda üretim yapılması durumunda sitotoksik/tehlikeli ilaçlarla çalışan personel için riskin en aza indirilebileceği veya ortadan kaldırılabileceği değerlendirilmektedir. Kontaminasyon yaygınlığının kesin olarak ortaya konabilmesi açısından çalışmada kullanılan altı etken maddenin dışındaki etken maddeli sitotoksik/tehlikeli ilaçlarla da çalışma yapılması ihtiyacı bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Antineoplastik ilaç, flakon kontaminasyonu, çapraz kontaminasyon, mesleki maruziyet, silme örnekleme, LC-MS/MS