Antenatal aort koarktasyonu ön tanısı olan hastaların ultrason bulgularının ve perinatal sonuçlarının incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EMİNE TÜRKMEN

Danışman: Sevim Özge ÖZDEMİR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Çalışmamızda prenatal dönemde aort koarktasyonu (AoK) şüphesi olan hastaların postnatal tanı doğruluğu araştırmak ve bu grupların postnatal sonuçları değerlendirilmektir. GEREÇ ve YÖNTEM: Ocak 2014-Ocak 2022 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi perinatoloji ve pediatrik kardiyoloji konseyinde prenatal AoK şüphesi olan fetüslerin verileri retrospektif incelenmiştir. Bu tarihler arasında toplamda 2073 fetal ekokardiyografi yapılmıştır. Beş odacık, sol ventrikül çıkış yolu, üç damar-trakea (3VT) ve sagital aort arkı kesitlerinde aortun tamamının ya da bir bölümünün gebelik haftasına göre küçük izlendiği 185 AoK şüpheli fetüs ayrıntılı incelenmiştir. Araştırmaya hipoplastik sol kalp sendromu, kesintili aort arkı, mitral atrezi ve ciddi aort stenozu olan 32 hasta dahil edilmemiştir. Doğum sonrası kayıtlarına ulaşılamayan ve çalışmaya katılmayı kabul etmeyen 61 hasta araştırmaya dahil edilmemiştir. Araştırmaya 92 hasta alınmıştır. Bu hastaların demografik bilgileri, kardiyak ve ekstrakardiyak anomali varlığı, genetik analiz bilgileri, tedavi şekli ve cerrahi ihtiyacı incelenmiştir. Postnatal AoK tanı doğruluğu araştırılmış, fetal ekokardiyografide koarktasyonun yeri, sağ dominansı, 3VT kesitinde büyük damar orantısızlığı, shelf, persistan sol süperior vena kava (PSSVC), aortta ters akım, aort patolojisi, biküspit aort kapak (BAV) şüphesi AoK tanısı doğrulanan ve doğrulanmayan iki grup arasında karşılaştırılmıştır. BULGULAR: Çalışmaya dahil edilen 92 hasta içerisinden 50 hastada postnatal AoK tanısı doğrulanmıştır. AoK en fazla tübüler bölgede görülmüştür ve gerçek pozitif tespit oranı %60' tır. AoK şüphesi tespitinin 28. haftadan önce olması 28. hafta ve sonrasında olmasına göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksek tespit edilmiştir (p: 0.009). Sağ dominansı, 3VT kesitinde büyük damar orantısızlığı, shelf bulgusu, PSSVC, aortta ters akım, BAV şüphesi açısından AoK olan ve olmayan grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunamamıştır. Aort kapak patolojisi istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p: 0.017). AoK olan hastalar içerisinde 8 hastada izole AoK mevcuttur, 42 hastada ek kardiyak anomali mevcuttur. En çok izlenen kardiyak anomali ventriküler septal defekttir (n=32 hastada, %64). En sık ekstrakardiyak ultrasonografi bulgusu fetal gelişme geriliğidir. Araştırmamızda yer alan 34 hasta genetik analiz yaptırmayı kabul etmiştir. Hastaların 25'inde AoK mevcuttur ve 3 hastada karyotip anomalisi saptanmıştır. AoK tanısı doğrulanan ve doğrulanmayan iki grup arasında istatistiksel olarak yoğun bakım ihtiyacı, yoğun bakım yatış süresi, mortalite ve cerrahi tedavi ihtiyacı AoK tanısı doğrulananlarda anlamlı şekilde yüksek tespit edilmiştir. SONUÇ: Aort koarktasyonunun prenatal kesin tanısı fetal ekokardiyografi ile henüz mümkün değildir. Ancak birden fazla parametre kullanarak tahmin gücü arttırılabilir ve yanlış pozitif hasta sayısı düşürülebilir. Subjektif parametrelerin beraberinde objektif parametrelerin kullanımı tahmin gücünü attırabilir. Prospektif planlanacak yeni çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar kelimeler: 2 d ekokardiyografi, aort koarktasyonu, aortik ark, konjenital kalp hastalıkları, prenatal tarama