Laparoskopik bariatrik cerrahi hastalarında preoperatif gastrik ultrasonografi ile saptanan mide rezidüel hacminin vücut kitle indeksi ve aspirasyon riski ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL FATİH SULTAN MEHMET SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BÜŞRA SARIDEDE

Danışman: Arzu YILDIRIM AR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Obezite, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından sağlığı olumsuz etkileyen aşırı yağ birikimi ile karakterize, kronik ve kompleks bir hastalık olarak tanımlanmaktadır. Obezite, bireylerde çok sayıda komorbid hastalıkla birlikte artmış morbidite ve mortalite ile ilişkilidir. Mide içeriğinin pulmoner aspirasyonu, anestezi ile ilişkili ciddi ve potansiyel olarak mortal seyreden bir perioperatif komplikasyondur. Obez hastalarda gastrik boşalmanın gecikmesine ve zor hava yolu yönetimine bağlı olarak aspirasyon riski artmaktadır. Bu nedenle, bu hasta grubunda aspirasyon riskinin preoperatif dönemde doğru şekilde değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Son yıllarda mide ultrasonografisi (USG), gastrik rezidüel volümün (GRV) belirlenmesi ve aspirasyon riskinin değerlendirilmesi amacıyla klinik pratikte giderek daha fazla kullanılmaktadır. Bu çalışmamızda, bariatrik cerrahi planlanan obez hastalarda preoperatif mide USG'si ile GRV'nin belirlenmesi, aspirasyon riskinin değerlendirilmesi ve elde edilen bulguların vücut kitle indeksi (VKİ) ve açlık süresi ile olan ilişkisinin araştırılmasını amaçladık. Gereç ve Yöntemler: Prospektif, gözlemsel çalışmamıza etik kurul onayı (2024/11/848) alındıktan sonra 30 Haziran 2024-30 Nisan 2025 tarihleri arasında elektif koşullarda laparoskopik bariatrik cerrahi planlanan, 18–65 yaş aralığında, VKİ >35 kg/m² olan ve Amerikan Anestezistler Derneği (ASA) fiziksel durum skoru II–III olan toplam 60 hasta dahil edildi. Aydınlatılmış onamları alınan hastaların demografik verileri, yandaş hastalıkları, fiziksel ve klinik özellikleri, açlık süreleri, NRS skorları kaydedildi. Ameliyat öncesinde ultrason cihazı ile önce supin, ardından sağ lateral dekübit (RLD) pozisyonda mide USG'si uygulandı. Ölçülen parametreler kaydedildi. Hastalarda perioperatif aspirasyon gelişimi 'gelişti/gelişmedi' şeklinde kaydedildi. Toplam cerrahi süre ve anestezi süresi kayıt altına alındı. Hastalar postoperatif 1., 6. ve 24. saatlerde bulantı-kusma şiddet skoru kullanılarak değerlendirildi, postoperatif komplikasyon varlığı 'var/ yok' şeklinde kaydedildi. Bulgular: Çalışmaya 46'sı kadın, 14'ü erkek toplam 60 hasta dahil edildi; yaş ortalaması 35,65±9,73 yıl, VKİ ortalaması 44,67±4,65 kg/m² olarak saptandı. Hastaların %11,7'si Sınıf 2 obez, %71,7'si Sınıf 3 obez, %16,7'si süper obez olarak sınıflandırıldı. Ortalama katı gıda açlık süresi 10,78±1,38 saat, sıvı açlık süresi 9,26±1,48 saat idi. Hastaların %95'inde GRV 1,5 mL/kg eşiğinin altında saptanırken, yalnızca %5'inde yüksek aspirasyon riski tespit edildi; çalışma süresince hiçbir hastada perioperatif aspirasyon ya da ilişkili komplikasyon gözlenmedi. VKİ ile antral kesit alanı (CSA), GRV ve mide çapları arasında anlamlı ilişki saptanmadı (p>0,05). Obezite sınıflarına, cinsiyete ve ASA skoruna göre aspirasyon riski, antral grade ve gastrik parametreler açısından gruplar arasında anlamlı fark bulunmadı (p>0,05). Açlık süreleri ile GRV ve aspirasyon riski arasında anlamlı bir ilişki saptanmazken, katılar için açlık süresi ile supin CC (Craniocaudal) çap arasında negatif ilişki gözlendi (p 0,05). Sonuç: Standart preoperatif açlık protokollerine uyulmasına rağmen çalışmamızda yaklaşık %5'lik bir hasta grubunda yüksek aspirasyon riski tespit ettik. Özellikle vücut ağırlığı ve ultrasonografik olarak ölçülen GRV ile pozitif korelasyon saptamamız morbid obez hastaların anestezi yönetiminde preoperatif USG uygulamalarının önemini ortaya koymaktadır. Morbid obez hastalarda preoperatif gastrik USG'nin rutin kullanımının, anestezi yönetiminin bireyselleştirilmesine ve aspirasyon güvenliğinin artırılmasına katkı sağlayabileceği kanaatindeyiz. Anahtar Kelimeler: Bariatrik cerrahi, Genel Anestezi, Obezite, Ultrasonografi