Preseptal selülit tanılı çocuk hastaların kızılötesi termografi ile değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SILA ÇAMUR
Danışman: Rukiye SAÇ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı, yatarak tedavi edilen preseptal selülit tanılı çocuk hastaların etkilenmiş gözlerindeki sıcaklık değerlerini kızılötesi termografi ile günlük olarak saptamak ve bulgularımızı sağlıklı çocuklarla karşılaştırarak kızılötesi termografinin etkinliğini, bu hastalıkta ve pediatrik yaş grubunda kullanılabilirliğini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde prospektif olarak yürütülen bu çalışmada, preseptal selülit tanısı almış 35 çocuk hasta ve enfeksiyon bulgusu göstermeyen 70 sağlıklı çocuk yer aldı. FLIR One Pro® termal kamera ile sıcaklık ölçümleri gerçekleştirildi. Veriler istatistiksel olarak analiz edilerek hasta grubunun etkilenmiş gözündeki değerler, etkilenmemiş göz ve kontrol grubu ile karşılaştırıldı. Bulgular: Hasta grubunun ortanca yaşı 8 yıl (0,6-18 yıl), kontrol grubunun ortanca yaşı 8,4 yıldı (1,3-17,7 yıl). Hasta ve kontrol grubunun %60'ı kız, %40'ı erkekti. Preseptal selülitli hastalarda en sık görülen altta yatan nedenler ise %57,1 ile diş enfeksiyonları, %11,4 ile göz enfeksiyonları ve %14,3 ile böcek ısırığı olarak saptandı. Hastaların %45,7'si hastaneye yatmadan önce ayaktan antibiyotik almıştı. Tedavi öncesi bakılan C-reaktif protein değerlerinin %62,9'u normal aralıkta, %37,1'i ise yüksekti. Hastaların etkilenen gözünün ilk gün ortanca maksimum sıcaklık (Tmax) değeri 36°C, maksimum sıcaklıklar arası fark (ΔTmax) değeri 0,3°C, ortalama sıcaklık (Tort) değeri 35°C, ortalama sıcaklıklar arası fark (ΔTort) değeri 0,4°C ölçüldü. Kontrol grubunda Tmax değeri 32,2°C, ΔTmax ise 0,1°C, Tort değeri 31°C, ΔTort ise 0,1°C olarak ölçüldü. Çalışmamızda, hasta grubunun etkilenen gözdeki Tmax, Tort değerleri ile hesaplanan ΔTmax ve ΔTort değerlerinin, kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek olduğu saptandı (p<0.05). Başvuru gününde ölçülen değerler ile yapılan receiver operating characteristic analizine göre preseptal selülit tanısını doğru koyabilmek için kullanılabilecek en uygun eşik değerleri Tmax için 34,9°C, Tort için 32,7°C, ΔTmax ve ΔTort için ise 0,2°C olarak tespit edilmiştir. Tartışma: Çalışmanın bulguları, kızılötesi termografinin preseptal selülitli çocuklarda enfeksiyonun izlenmesinde etkin bir yöntem olabileceğini göstermektedir. Özellikle, enfekte bölgelerdeki sıcaklık değerlerinin izlenmesi ile enfeksiyonun seyrini değerlendirmek mümkün olmuştur. Literatürde kızılötesi termografinin çocuklarda kullanımına dair veriler sınırlı olduğundan, bu çalışma pediatrik popülasyonda yöntemin uygulanabilirliğini araştıran önemli bir katkı sağlamaktadır. Sonuç: Bu sonuçlar, kızılötesi termografinin preseptal selülit tanısında ve tedavi izleminde potansiyel bir yardımcı araç olabileceğini göstermektedir. Daha geniş popülasyonlarda yapılacak araştırmalarla bulguların doğrulanması önerilmektedir.