Boğmaca ön tanısı ile hastaneye yatırılan süt çocuklarında bordetella pertussis saptanma oranı ve olguların demografik, klinik ve laboratuvar özelliklerinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÜLNİHAL ÖZ
Danışman: Çağatay NUHOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Boğmaca hastalığı; özellikle süt çocukluğunda önemli morbidite ve mortalite nedenidir. Spazmodik öksürük kliniği ile gelen bu hastalarda Bordetella pertussis saptanma sıklığı ile ilgili az sayıda çalışma vardır. Bu çalışmada spazmodik öksürük ile hastaneye yatırılan olgularda Bordetella pertussis oranını saptamak ve boğmaca hastalığı tanısı için öngösterme değeri yüksek klinik ve laboratuvar bulgularını ortaya koymak amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Kliniğimiz süt çocuğu servisine yatışı yapılan A37 ICD-10 kodlu ( Boğmaca) hastalarının tıbbi bilgilerine erişilerek İstanbul Halk Sağlığı Laboratuvarı'ndan son 5 yıl içerisinde kapalı zarf ile kliniğimize gönderilen nazofaringeal sürüntü örneğinde boğmaca PCR ve kültür sonuçları ile eşleştirildi. Nazofaringeal sürüntü sonucu Bordetella pertussis pozitif ve negatif saptanan olgular arasında yaş, cinsiyet, hastane yatış süresi, mevsimi, aşılanma durumu, ek klinik bulgu varlığı (ateş, kusma, morarma), "wheezing" varlığı, lökosit ve lenfosit sayıları, CRP değerleri ve akciğer grafi bulguları karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışma 2013-2018 tarihleri arasında yaşları 0,7 ile 7 ay arasında değişmekte olan, 34'ü (%52,3) erkek ve 31'i (%47,7) kız olmak üzere toplam 65 hasta ile yapıldı. Hastane yatış süreleri 2 ile 14 gün arasında değişmekte olup, ortalaması 5,88±2,86 gün olan hastaların %12,3'ünün nazofaringeal sürüntü sonucu Bordetella pertussis pozitifken, %87,7'sinin negatifti. Nazofaringeal sürüntü sonucu Bordetella pertussis pozitif olan hastaların %75'inin ek klinik bulgusu (kusma, ateş, morarma) varken, %25'inin yoktu. Bu hastaların tamamının CRP sonucu negatifti, %87,5'inin akciğer grafi bulgusu yoktu ve %75'inde "wheezing" görülmemekteydi. Boğmaca hastalarının lökosit sayısı ortalaması 15,86±5,17 (103/ml) ve lenfosit sayısı ortalaması 10,54±5,17 (103/ml) idi. Nazofaringeal sürüntü sonucu pozitif ve negatif olanlar arasında yaş ve hastane yatış süresi değerleri, cinsiyet, hastanede kaldıkları mevsim/yıl, aşılama durumları dağılım oranları açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamadı (p>0,05). Nazofaringeal sürüntü sonucu pozitif ve negatif olanlar arasında ek klinik bulgusu olanların, CRP pozitiflik, akciğer grafi bulgusu olanların oranları ve "wheezing" görülme oranları açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamadı (p>0,05). Sürüntü sonucu pozitif olanların lökosit ve lenfosit sayısı değerleri, negatif olanlardan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulundu ( p<0,05). Sonuç: Rutin aşı takviminde yer almasına rağmen boğmaca halen dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir sorundur. Özellikle henüz aşılanmamış ya da aşıları tamamlanmamış süt çocuklarında önemli olan boğmaca tanısına yönelik bazı klinik ve laboratuvar bulguları yol gösterici olabilir.