Ankara Şehir Hastanesi Yenidoğan Yoğun bakım ünitesinde takip edilen preterm yenidoğanlarda intrakraniyal kanamaların sıklığı ve değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İLAYDA ZORLUKUŞ

Danışman: Cüneyt TAYMAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Preterm yenidoğanlarda intrakraniyal kanamalar ciddi morbidite ve mortalite sebebidir. Bu durumu etkileyen anne ve bebeğe ait birçok risk faktörü bulunmaktadır. Bu çalışmada prematür bebeklerde intrakraniyal kanama sıklığı ve intrakraniyal kanamalı yenidoğanların prenatal, natal ve postnatal klinik özelliklerinin değerlendirilmesi; önlenebilir risk faktörlerinin önüne geçebilmek, preterm yenidoğanlarda mortalite ve morbiditeleri azaltmaya yardımcı olmak amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmamızda; Eylül 2019-Mart 2023 yılları arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde takip edilen ≤32 hafta ve ≥ 24 hafta, doğum ağırlığı 1500 gr ve altı olan 312 preterm bebek retrospektif olarak incelendi. İntrakraniyal kanaması olanlar çalışma grubunu oluştururken, intrakraniyal kanaması olmayanlar kontrol grubunu oluşturdu. Çalışmaya; dosya verileri tam olan, doğumdan sonraki ilk 72 saat içinde ilk kraniyal ultrasonu çekilmiş olan, yapısal organ anomalisi, konjenital-metabolik hastalık varlığı, kromozom anomalisi olmayan hastalar dahil edildi. Prenatal, natal ve postnatal klinik özellikleri değerlendirildi ve karşılaştırıldı. İstatistiksel analizler ve hesaplamalar için IBM SPSS Statistics 21.0 (IBM Corp. Released 2012. IBM SPSS Statistics for Windows, Version 21.0. Armonk, NY: IBM Corp.) ve MS-Excel 2007 programları kullanıldı. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya katılan bebeklerin %50.3'ünde (n=157) intrakraniyal kanama yokken, %49.7'sinde (n=155) intrakraniyal kanama mevcuttur. Gestasyon haftası, anne yaşı, doğum ağırlığı ve 1. gün vücut ağırlığı arttıkça intrakraniyal kanama sıklığının azaldığı görüldü. Antenatal steroid kullanımının, intrakraniyal kanama sıklığını ve şiddetini azalttığı görüldü. 1. ve 5. dk apgar skorları yüksek olan hastalarda intrakraniyal kanama sıklığının daha az olduğu görüldü. NSVY yol ile doğan bebeklerde intrakraniyal kanamanın daha fazla olduğu görüldü. Surfaktan ihtiyacı, PDA varlığı ve PDA tedavisinin risk faktörlerinden olduğu tespit edildi. İnvaziv mekanik ventilasyon öyküsü olan hastalarda, intrakraniyal kanama sıklığı ve şiddeti daha yüksek bulundu. HGB, HCT değerleri yüksek olan hastalarda daha az, INR, PT, APTT değerleri yüksek olan hastalarda daha fazla kanama olduğu görüldü. Karşılaştırılan gruplar arasında; gebelikte magnezyum sülfat uygulanması, sigara kullanımı, gestasyonel hipertansiyon, diyabet, tiroid fonksiyon bozuklukları, preeklempsi, plasental anomaliler, PPROM, enfeksiyon, kronik hastalıklar, ilaç kullanımı, koryoamniyonit varlığı, cinsiyet, canlandırma öyküsü, RDS, sepsis (ENS), doğumdan sonraki ilk 24 saatteki CPR öyküsü, inotrop ihtiyacı, kan ürünü transfüzyonu, günlük sıvı alımı açısından anlamlı bir fark saptanmadı. Sonuç: Gestasyon haftası, doğum ağırlığı, APGAR skorları düşük olan bebekler intrakraniyal kanama açısından yakın takip edilmelidir. Riskli gebeliklerde annenin antenatal steroid alımı intrakraniyal kanamayı azaltmaktadır. RDS ve PDA için uygun medikal tedavinin en kısa sürede başlaması, invaziv mekanik ventilatör kullanımından mümkün olduğunca kaçınılması, anemi, koagülasyon bozuklukları gibi durumlar için en kısa sürede uygun tedavilerin uygulanması intrakraniyal kanama riskini önemli ölçüde azaltabilir. Anahtar Kelimeler: Germinal matriks kanaması, intraventriküler kanama, prematürite, risk faktörleri