Diyabetes mellituslu hastalarda diyabetik ayak gelişme riski ile ilişkili faktörlerin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DIŞKAPI YILDIRIM BEYAZIT SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DUYGU ÖZTÜRK

Danışman: Ebru KARACA UMAY

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çalışmamızda diyabetli hastalarda; hastaların demografik ve hastalık karakteristikleri ile klinik, laboratuvar, elektrofizyolojik, radyolojik ve ultrasonografik yöntemlerle değerlendirilen özelliklerinin diyabetik ayak gelişme riski ciddiyeti ile ilişkili olup olmadığının araştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Ağustos 2020-Aralık 2020 tarihleri arasında diyabet tanısı olan, çeşitli yakınmalarla fiziksel tıp ve rehabilitasyon kliniğinde veya polikliniğinde tedavi gören dahil edilme kriterlerini karşılayan 91 hasta alındı. Demografik bulgular (yaş, vücut kitle indeksi (VKI), komorbidite, eğitim durumu) hastalık karakteristikleri(diyabet tanı süresi ve tipi, diyabetik retinopati(DM-RP), nefropati(DM-NP) ve nöropati(DM-PNP)) ve her iki ayak (eklem hareket açıklığı, duyu muayenesi, aşiltendon refleksi) semptom varlığına bakılmaksızın değerlendirildi. Hastalar klinik değerlendirme ölçekleri ile değerlendirildi (vizüel analog skala(VAS), the Leeds assessment of neuropathic symptoms and signs (LANSS), Nottingham sağlık profili(NHP), Ferrans&Powers hayat kalitesi değerlendirme ölçeği diyabet versiyonu(FPQOL-DM)). Hastalar International working group on the diabetic foot (IWGDF) risk sınıflamasına göre gruplara ayrıldı. Hastaların laboratuar (açlık kan şekeri(AKŞ), glikolize hemoglobin(HbA1c), homa indeksi, c-peptid), elektrofizyolojik (sempatik deri yanıtı(SDY), radyolojik(halluksvalgus açısı (HVA),Meary açısı, kalkaneal açı) ve ultrasonografik (aşiltendonu(AT), plantarfasia(PF), plantarfatpad ve fleksör hallusis longus(FHL) tendonu ile birinci metatarsofalengeal eklem (1.MTP)) değerlendirmeleri yapıldı. Hastaların IWGDF risk seviyesine göre gruplar tüm değerlendirme parametreleri bakımından karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 91 hastaların yaş ortalaması 62.69±9.24 yıl idi. Hastaların 70'i (%76.9) kadın, 21'i (%23.1) erkek idi. Hastalar IWGDF risk ciddiyetine göre gruplandırıldığında; 41'i (%45.1) "çok düşük risk (ÇDR)" ,12'si (%13.2) "düşük risk (DR)", 22'si (%24.2) "orta risk (OR)" ve 16'sı (17.6) "yüksek risk (YR)" grubunda idi. Çalışma sonucunda; ileri yaş, DM-RP, DM-NP ve DM-PNP varlığı, yüksek LANSS skoru, eklem kısıtlılığı, monofilaman duyu muayenesinde bozukluk, AKŞ ve HbA1c yüksekliği, SDY yokluğu, AT, PF ve FHL tendon kalınlığında artış ve yüksek HVA değerinin yüksek diyabetik ayak riskinde (YR) diğer risk gruplarına göre anlamlı yüksek olduğu bulundu. Özellikle PF kalınlığında bu artış daha belirgin idi. Sonuç: Diyabetik ayak ülseri diyabetin önlenebilir ve çok ciddi sonuçlara neden olan majör bir komplikasyonudur. İleri yaşta olmak, diyabetin diğer mikrovasküler komplikasyonlarına sahip olmak, yüksek nöropatik ağrı skoru, kötü glisemik kontrol, eklem kısıtlılığı, bozulmuş duyu, SDY yokluğu, yüksek HVA ve ayak biomekanik yapısına önemli katkıları olan AT, PF ve FHL tendon kalınlığında artış olması yüksek diyabetik ayak gelişme riski ile ilişkilidir. Anahtar kelimeler: diyabetik ayak, risk faktörleri, elektrofizyoloji, ultrasonografi, radyografi.