Santral puberte prekoks tanısıyla izlenen kız çocuklarda gonadotropin releasing hormon analog tedavisinin final boya etkisinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DR. SAMİ ULUS KADIN DOĞUM ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: PINAR ŞİMŞEK ONAT

Danışman: Şenay SAVAŞ ERDEVE

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş – Amaç: Santral erken puberteli olgularda Gonadotropin Releasing Hormone agonist (GnRHa) tedavisi hipofiz-gonad aksını baskılayarak östradiol sekresyonunu azaltır. Bunun sonucunda kemik yaşındaki ilerleme yavaşlar ve büyüme potansiyelinin korunmasını sağlanmış olur. Bu tedavinin etkinliği erken ergenliğin başladığı yaş, erken ergenliğin başladığı dönemdeki boy ve kemik yaşından etkilenmektedir. Bu çalışmada Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Çocuk Endokrinoloji Polikliniğinde GnRHa tedavisi almış ve final boya ulaşmış olan santral puberte prekokslu kız çocukların retrospektif olarak değerlendirilerek, bu hastaların demografik özelliklerinin belirlenmesi, tedavinin final boy, vücut ağırlığı ve vücut kitle indeksi üzerine etkisinin incelenmesi ile final boyu etkileyen faktörlerin ortaya konması amaçlandı. Gereç – Yöntem: Bu çalışmaya Nisan 2008- Aralık 2016 yılları arasında puberte prekoks tanısı ile takip edilerek GnRH analog tedavisi verilen ve final boya ulaşan 54 kız hasta alındı. Hastaların verileri mevcut dosyalarından retrospektif olarak incelendi. Çalışmaya dahil edilen 54 kız hasta tanı yaşlarına göre 2 gruba ayrıldı. Tanı yaşı 8 yaş altı olan olgular Grup 1'i, 8 yaş ve üzeri olan olgular Grup 2'yi oluşturdu. Grup 1'de 19 hasta, Grup 2'de 35 hasta vardı. Bulgular: Tüm grupta tanı yaşı ortalaması 8.37 ± 0.97 yıl, semptom süresi ortalaması 7.67 ± 6.68 ay olup, ortalama 3. pubertal evrede tanı almışlardı. Tanıda boy SDS, VA SDS ve VKİ SDS ortalaması açısından Grup 1 ile Grup 2 arasında istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu. Tanıda tüm grupta olguların %3.7'si obez ve %22.2'si kiloluydu. Obez ve kilolu olan 14 hastanın 10'u (%71.4) Grup 2'de yer almaktaydı. Tanıda KY/TY oranı ortalaması tüm grupta 1.2 ± 0.12, Grup 1'de 1.22 ± 0.14, Grup 2'de 1.19 ± 0.11 idi. Tanıda KY/TY oranı, ÖSB ve ÖSB SDS ortalaması açısından Grup 1 ile Grup 2 arasında istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu. İzlemin 1. ve 2. yılında boy SDS, VA SDS, VKİ SDS, KY/TY, ΔKY/ΔTY, ÖSB, ÖSB SDS açısından gruplar arasında fark yoktu. Büyüme hızı SDS izlemin 1. yılında benzerken, izlemin 2. Yılında Grup 1'de Grup 2'den yüksekti. Menarş yaşı ortalaması tüm grupta 12 ± 0.57 yıldı ve menarş yaşı açısından Grup 1 ile Grup 2 arasında istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu. Final boyda değerlendirilen hastaların ortalama yaşı tüm grupta 14.4 ± 0.51, Grup 1'de 14.5 ± 0.48, Grup 2'de 14.4 ± 0.52 yıldı. Grup 1 ve Grup 2 arasında final boyun değerlendirildiği ortalama yaş açısından anlamlı fark yoktu. Gruplar arasında final boy, final boy SDS, VKİ SDS açısından fark yoktu. Tüm grup final boyda değerlendirildiğinde olguların %7.4'ü obez ve %25.9'u kiloluydu. Tanıda ve finalde obez ve kilolu olgu sayısında fark yoktu. Tüm grupta ve ayrı ayrı gruplarda final boy SDS izlem yıllarındaki boy SDS'den anlamlı olarak düşüktü. Tüm grupta, Grup 1 ve 2'de tanı ve izlem yıllarında ÖSB ve ÖSB SDS'ler benzerdi. Tüm grupta, Grup 1 ve 2'de ΔKY/ΔTY oranı izlem yıllarında benzerdi. Hem Grup 1 hem Grup 2'de hedef boy, tanıda ÖSB, 1. yıl ÖSB, 2. yıl ÖSB ve final boylar ve SDS'ler arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Final boyu etkileyen faktörlerin analizi için kurulan regresyon denkleminde tanı yaşı ve tanı boyunun final boydaki varyansın %74'ünü açıkladığı bulundu. Sonuç: Bu çalışmada GnRH analog tedavisi verilen 6-9.8 yaş aralığındaki santral erken puberteli kızların hedef boyları ile uyumlu final boya ulaştıkları belirlendi. GnRH analog tedavisinin tedavi sırasında vücut kitle indeksini arttırdığı, tedavi kesiminden sonra final boya ulaşıldığında hastaların tanı vücut kitle indekslerine geri döndükleri sonucuna varıldı. Tanıda ve izlem yıllarında öngörülen son boyun final boyu doğru tahmin ettiği belirlendi. Final boydaki varyansın % 74'ünü tanı yaşı ve tanı boyunun açıkladığı belirlendi. Tanı yaşının küçük olması ve tanı boyunun uzun olması final boy üzerine pozitif etkili faktörlerdi. Anahtar Kelimeler: Santral Puberte Prekoks, Final Boy, Gonadotropin Releasing Hormon Analog Tedavisi