Prurigo nodularis hastalarında komorbidite prevalansı ve sistemik inflamatuvar parametreler: Bir vaka kontrol çalışması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CEMRE AKPULAT TEKİN

Danışman: İlknur ALTUNAY

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Prurigo nodularis (PN), kronik kaşıntı ve papülonodüler lezyonlarla seyreden, yaşam kalitesini (YK) belirgin biçimde etkileyen nadir bir nöroinflamatuvar dermatozdur. Son yıllarda yapılan araştırmalar, PN'nin yalnızca dermatolojik bir hastalık olmayıp çok sayıda hastalık ile eşlik edebilen, sistemik inflamasyonla ilişkili çok yönlü bir klinik tablo olabileceğini göstermektedir. Bu çalışmanın ana amacı, PN hastalarında eşlik eden sistemik, psikiyatrik ve dermatolojik komorbiditelerin prevalansını belirlemek ve hemogram temelli inflamatuvar indekslerin düzeylerini değerlendirerek bu parametrelerin komorbiditelerle ilişkisini incelemektir. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif, kesitsel, vaka-kontrol çalışmasına 60 PN hastası ve yaş-cinsiyet uyumlu 60 sağlıklı kontrol dahil edildi. Aktif enfeksiyon veya malignitesi olan bireyler dışlandı. Tüm katılımcıların demografik ve klinik verileri kaydedilip; tam kan sayımı, C-reaktif protein (CRP), eritrosit sedimentasyon hızı (ESH) ve ferritin değerleri değerlendirildi. Hemogram temelli inflamasyon indeksleri olan nötrofil lenfosit oranı (NLO), eozinofil lenfosit oranı (ELO), platelet lenfosit oranı (PLO), monosit lenfosit oranı (MLO), sistemik immün inflamasyon indeksi (Sİİ) ve pan-immün inflamasyon değeri (PİD) hesaplandı. İki grup arasında komorbidite sıklığı ve inflamatuvar indeksler karşılaştırıldı. Bulgular: Hasta grubunun ortalama yaşı 53,7 ± 13,4 olup, katılımcıların %58,3'ü kadındı. En sık dermatolojik komorbiditeler kserozis kutis (%41,7), atopik dermatit (%18,3) ve kontakt ekzema (%13,3) olarak saptandı. Psikiyatrik hastalıklar arasında depresyon (%38,3) ve anksiyete (%21,7) öne çıkarken, sistemik komorbiditeler içinde en sık hipertansiyon (HT) (%36,7), diyabetes mellitus (DM) (%35), hiperlipidemi (%31,7) ve demir eksikliği anemisi (%16,7) gözlendi. Kontrol grubuna kıyasla PN hastalarında DM ve hiperlipidemi anlamlı olarak daha yüksekti (p<0,05). NLO, ELO, PLO, MLO, Sİİ ve PİD değerleri PN grubunda anlamlı düzeyde artmıştı (p<0,05). Komorbiditesi olan PN hastalarında Sİİ ve PİD düzeyleri olmayanlara göre daha yüksekti. Komorbiditesi bulunmayan PN hastalarında dahi NLO, ELO ve MLO kontrol grubuna kıyasla anlamlı artış göstermekteydi. Sonuç: PN hastalarında sistemik, psikiyatrik ve dermatolojik komorbiditelerin genel popülasyona göre daha yüksek oranda görüldüğü izlenmiştir. PN'nin tek başına NLO, PLO ve ELO'yu artırdığı; sistemik komorbidite varlığında ise özellikle Sİİ ve PİD'in belirgin yükseldiği saptanmıştır. Bu sonuçlar, PN'nin bağımsız inflamatuvar yük taşıdığını ve sistemik komorbiditelerle birlikte bu yükün daha da arttığını göstermektedir. Dolayısıyla, PN hastalarında inflamatuvar indekslerin değerlendirilmesinin; PN patofizyolojisinin anlaşılmasında ve komorbidite yükünün öngörülmesinde klinik açıdan yarar sağlayabileceği düşünülmektedir. Bu parametrelerin hastalık aktivitesinin izlenmesinde ve tedavi yanıtının değerlendirilmesinde kullanılabilirliğini ortaya koymak için daha geniş örneklemli ve çok merkezli çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.