Ankara Şehir hastanesi'nde 11-14 hafta arası gebelerde, erken başlangıçlı preeklampsi öngörüsünde kullanılan faktörlerin güncel literatür ile karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FERİT MORAL

Danışman: Elif Gül YAPAR EYİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada amaç Ankara Şehir Hastanesine anöploidi ve erken trimester fetal anomali taraması için başvuran 11-14 hafta arası gebelerde erken başlangıçlı preeklampsinin öngörüsünde kullanılan risk faktörlerinin güncel literatür ile karşılaştırmaktr Gereç ve Yöntem: Bu çalışma prospektif posthoc bir çalışma olarak dizayn edilmiş ve SBÜ Ankara Şehir Hastanesi 1 nolu Klinik Araştırmalar Etik Kurulu Başkanlığı tarafından 842 no'lu etik kurul onayını almıştır ve ocak 2020 ile nisan 2020 tarihleri arasında, SBÜ Ankara Şehir Hastanesi'nde yürütülmüştür. Rutin antenatal takip için gebe izlem ve yüksek riskli gebelik (perinatoloji) kliniklerimize başvuran ve çalışmamıza katılmayı kabul eden 11 ile 14. gebelik haftaları arasındaki 200 gebe, polikliniklerde rutin muayenelerini olduktan sonra tarafımıza yönlendirilmiş;hastaların demografik özellikleri, risk faktörleri, klinik, ultrasonografi ve laboratuvar verileri kaydedilmiştir.Sonuçlar değerlendirilirken p değerinin <0,05 olduğu durumlar istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Araştırma kapsamında Ankara Şehir Hastanesine anöploidi ve erken trimester fetal anomali taraması için Ocak 2020 ve Nisan 2020 tarihleri arasında gelen 11-14 hafta arasında 200 adet gebe katılım onamları alındıktan sonra çalışmaya dahil edildi. Erken başlangıçlı preeklampsi faktörleri, serbest β hcgMOM, PAPP-A MOM, OAB ve UtAPI ortalamaları ile karşılaştırıldı, korelasyon analizi yapıldı ve Fetal Tıp Vakfı nın erken dönem preeklampsi risk analiz ölçek hesaplaması yapıldı. Çalışmamıza göre, gebelik haftası ilerledikçe UtAPI ort azalmakta ancak istatiksel olarak anlamlı değildi (p=0,088). VKI arttıkça OAB ve UtAPI ort artmakta (p sırasıyla 0,000 ve 0,002) ve cuttoff VKI 30 kg/m2 ye göre karşılaştırıldığında OAB ve UtAPI ort anlamlı derecede yüksek idi. 35 yaş üstü ve altında olmak, nulliparite, YÜT varlığı, serbest β hcg MOM, PAPP-AMOM, OAB ve UtAPI ort etkilememekte idi. Sigara içiciliği ise PAPP-A MOM değerini anlamlı olarak azaltmakta idi (p=0,038). VKI; OAB ile güçlü (p=0,323), UtAPI ile zayıf pozitif (p=0,159), PAPP-A MOM ile negatif(p=-0,184) ; CRL de UtAPI ort ile negatif korelasyon göstermekte idi (p= -169). Literatüre göre erken başlangıçlı preeklampsinin prevelansı %0,3 iken bizim çalışmamızda Fetal Tıp Vakfı nın risk ölçeği kullanılarak bu oran; sadece anne öyküsü baz alınarak %0,005, anne öyküsü ile birlikte PAPP-A MOM ve OAB baz alınarak ise %0,002 idi. Sonuç: Preeklampsinin etyolojisi kesin olarak bilinememekte ve çeşitli teoriler öne sürülmektedir.Gelişmiş Ülkerlerde maternal mortalite ve morbiditenin en önemli sebeplerinden olan bu hastalığın erken dönem taramasını yapabilmek çok önemlidir. Yaptığımız çalışmada Ankara Şehir Hastanesinde erken başlangıçlı(<34 gebelik haftasından önce gelişen) preeklampsinin risk faktörlerini sorgulamaya calıştık ve bu sonuçları güncel literatür ile karşılaştırdık. Çoğu bulgumuz güncel literatür ile uyuşmakta ancak populasyonun kısmi az olması sebebiyle çelişmeler de olmaktadır. Daha geniş katılımlı bir çalışma ile literatüre daha yakın sonuçlar elde edebileceğimiz kanısındayız.