Servikal prekanseröz lezyonların tedavisinde LEEP sonuçlarının değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖMER ULUGERGERLİ

Danışman: Veli MİHMANLI

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çalışmamızda yüksek riskli servikal prekanseröz lezyonların tedavisinde LEEP yapılmış hastalarda, LEEP ile tedavi edilme oranlarının, rezidü hastalığa neden olacak, rezidü hastalığı öngörecek risk faktörlerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Bu retrospektif kesitsel çalışma, Ocak 2016 – Ocak 2020 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği Jinekolojik Onkoloji Polikliniği'nde servikal prekanseröz lezyon nedeniyle LEEP (Loop Elektrocerrahi Eksizyon Prosedürü) yapılmış kadınlar arasında 461'i "Tek Leep" ve 81'i "Re-Leep" olmak üzere iki grup altında toplam 542 vakayı kapsayan bir çalışmadır. Çalışmamızda sürekli değişkenler arasında yaş ve parite, kategorik değişkenler arasında ise menopoz durumu, sigara içme alışkanlığı, HPV DNA tipi, servikal sitoloji, kolposkopik incelemede servikal transformasyon zone tipi ve servikal biyopsi sonuçlar, tekli veya çoklu yapılan LEEP sonuçlar dikkate alınmıştır. Bulgular: Rezidü durumunu öngörme açısından karşılaştırılan gruplar arasında parite(p: 0,123; p<0.05), doğum şekli (p: 0,055; p<0.05), ve menopoz durumu(p:0,819; p<0.05) açısından birbirlerinden anlamlı bir istatistiki farklılığı bulunmamıştır. Ancak sigara kullanma durumları açısından(p:0.000; p<0.05), HPV DNA tiplerinin dağılımları açısından(p:0.000; p<0.05), kolposkopik biyopsi patoloji sonuçları açısından(p:0.007; p<0.05), LEEP patolojisi sonuçları açısından(p:0.000; p<0.05) ve LEEP sırasındaki ECC sonuçları açısından(p:0.029; p<0.05) istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmaktadır. Sonuç: Servikal intraepitelyal neoplazi derecesi yükseldikçe rezidü hastalık görülme oranının da anlamlı bir şekilde arttığı çalışmamızla bir kez daha gösterilmiş oldu. Özellikle CIN 2 ve 3 olan cerrahi sınır pozitif hastalarda uygun algoritma içerisinde uygulanan tetkik ve tedavi yöntemlerinin devamlılık göstermesi, serviks kanserinin önlenmesi için büyük önem taşıyacaktır. Bu konuda daha geniş ve kapsamlı çalışmalara gereksinim duyulmaktadır. Anahtar kelimeler: Servikal İntraepitelyal Neoplazi, Serviks Kanseri, Human Papilloma Virüs, LEEP, Rezidü Hastalık