Primer total kalça artroplastisinde posterior ve direkt lateral yaklaşımla yerleştirilen komponentlerin pozisyonlarının radyolojik olarak değerlendirilmesi ve klinik sonuçlara etkisinin karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: KAMURAN ASIM DEMİRULUS

Danışman: Yusuf ÖZTÜRKMEN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: T.C. Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji kliniğinde 2003-2019 yılları arasında primer koksartroz nedeniyle total kalça artroplastisi uygulanan 100 hastanın 111 kalçası posterior ve direkt lateral insizyonlardan oluşan iki grup halinde ele alındı. Bu iki grup komponent yerleşimi açısından bilgisayarlı tomografi(BT) ile değerlendirildi ve klinik sonuçlara etkisinin araştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Hastaların kayıtları ve radyolojik değerlendirmeleri için hastane dosya ve radyoloji arşivi kullanıldı. Çalışmaya 100 hastanın 111 kalçası dâhil edildi. Takip süresi ortalama 36 ay idi (4-194 ay). Hastaların pelvis BT ve direkt grafileri üzerinden ölçümler yapılarak asetabuler anteversiyon ve inklinasyon, femoral anteversiyon ve kombine anteversiyon değerleri hesaplandı. Harris Kalça Skoru(HKS) ile klinik sonuçlar değerlendirildi. Bulgular: 111 kalçanın 45'i lateral, 66'sı posterior insizyon ile opere edildi. Hastaların %82'sinde hiç topallama yok iken hafif topallaması olan hastalar da dahil edildiğinde topallama oranı %18 idi. Lewinnek'in[1] güvenli aralığı baz alındığında doğru anteversiyon(15±10°) ile yerleştirilen kalçaların oranı %49.5 iken doğru inklinasyon (40±10°) ile yerleştirilen kalçaların oranı %66.7 idi. Hem anteversiyon hem de inklinasyon açıları güvenli aralıkta olan kalçaların oranı toplamda %36 iken lateral yaklaşımda bu oran %40, posterior yaklaşımda ise %34.8 olarak bulundu. Aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı. 1'i posterior ve 1'i direkt lateral yaklaşımda olmak üzere toplam iki hastamızda luksasyon saptandı. Sonuç: Posterior yaklaşım ile opere edilen kalçalarda asetabuler anteversiyon değerleri anlamlı olarak daha yüksek saptanmıştır. Bu sonuç posterior yaklaşımı kullanan cerrahın retrovert kalmamak için fazla antevert olmasının bir sonucu olarak değerlendirilmiştir. İki cerrahi yaklaşım karşılaştırıldığında HKS yönünden anlamlı fark saptanmamıştır. Posterior yaklaşımda oransal olarak daha düşük topallama olduğu görülmüştür. Komponent yerleşiminin HKS ve topallama üzerine etkisi olmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Total kalça artroplastisi, posterior yaklaşım, direkt lateral yaklaşım, komponent yerleşimi