Total tirodektomi yapılan hastalarda yutma ve sesin fonksiyonel açıdan değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, KULAK BURUN BOĞAZ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÜMİT KAMER

Danışman: Senem KURT DİZDAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Total tiroidektomi sonrası sinir bütünlüğü korunmuş hastalarda hem yutma hem ses fonksiyonlarını objektif-subjektif değerlendirmek,cerrahi teknikleri karşılaştırmak ve belirlenen risk faktörlerinin(cinsiyet,yaş,tanı,tiroid volümü) ses ve yutma üzerindeki etkisini belirlemeyi incelemektir. Gereç ve Yöntem: Mart 2024–Eylül 2025 tarihleri arasında total tiroidektomi uygulanan ve intraoperatif sinir monitörizasyonu (IONM) ile sinir bütünlüğü doğrulanan 66 hasta prospektif olarak preoperif ve postoperatif 1. gün, 1. hafta, 1. ay ve 3. ayda yutma ve ses fonksiyonları açısından değerlendirildi. Yutma fonksiyonları objektif olarak fiberoptik endoskopik yutma değerlendirmesi (FEES) ile yapılan PAS (Penetrasyon-aspirasyon skalası) ve YALE (Farengeal Kalıntı Şiddet Değerlendirme Ölçeği) ile, subjektif olarak EAT- 10(Eating Assessment Tool-10 ) anketi ile değerlendirildi. Ses fonksiyonları Praat yazılımı ile akustik analiz jitter, shimmer, HNR(harmonik-gürültü oranı), MPT(maksimum fonasyon süresi) testleri yapılarak ölçüldü. Hastalar cerrahi teknik olarak NVCT (N.vagus görülerek yapılan cerrahi teknik ) ve KD (Kapsüler Diseksiyon) gruplarına ayrıldı.Cerrahi teknik,yaş ,cinsiyet ,tiroid volümü ve tanılar(MNG,tiroid kanserleri,Graves) ile postoperatif yutma ve ses fonksiyonlarındaki değişimler arasındaki ilişkiler değerlendirildi. Bulgular: Postoperatif 1. günde ve 1. haftadaki (%13,6; %7,6) patolojik PAS oranları preoperatif patolojik PAS oranlarına göre (%3), istatiksel anlamı derecede yüksek bulundu (p 0 ,05 ). Hastaların %90,9'unda (n=60) EAT-10 skoru normal ( 50), kadın cinsiyet ve büyük tiroid volümü (>100 ml) disfaji için bağımsız risk faktörleri olarak belirlendi (çoklu regresyon; β=0,012–0,45, p 0,05). Sonuç: Çalışmamız göstermiştir ki RLS'nin(Rekürren Laringeal Sinir) korunmuş ve vokal kord paralizisi olmasa bile cerrahi traksiyon ya da disseksiyona bağlı sinirde praksi gelişebilmekte yutma ve ses fonksiyonlarını geçici olarak bozalabilmektedir. Bu geçici bozulma hakkında hastaların preoperatif olarak bilgilendirilmesi gereklidir. Özellikle ek hastalıkları nedeniyle artmış aspirasyon riski ola ya da kronik akciğer hastalıkları ola hastalarda postoperatif yutmanın objektif değerlendirilmesi aspirasyona bağlı komplikasyonların önüne geçebilir. Ayrıca çalışmamız artmış tiroid volümü, kadın cinsiyet, ve ileri yaş tiroidektomi sonrası yutma fonksiyonlarındaki geçicici bozulma riskini arttırdığı ve NVCT tekniğinin kapsüller disseksiyon tekniğine göre erken dönemde yutma fonksiyonlarını daha iyi koruyabildiğini gösteren ilk çalışmadır.