Kalp yetersizliği ve atriyal fibrilasyonu olan hastalarda demir tedavisinin atriyal fibrilasyon rekürrensi üzerine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ESRA AKPINAR
Danışman: Hasan ARI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:GİRİŞ ve AMAÇ: Atriyal Fibrilasyon (AF) en sık görülen ritim bozukluğudur. Yaş, hipertansiyon, diyabet, koroner arter hastalığı ve kalp yetersizliği gibi risk faktörlerinin varlığında AF riski de artmaktadır. AF önemli bir morbidite ve mortalite nedenidir. Kalp yetersizliği ve anemi varlığında intravenöz (IV) demir tedavisi kılavuzlarda Class 1 olarak önerilmektedir. Kalp yetersizliği olan hastaların Sinüs Ritmi (SR)' ne döndürülmesi ve SR de kalması önemlidir. Kliniğimizde kalp yetersizliği ve anemi nedeniyle IV demir tedavisi verilen ve AF nedeniyle kardiyoversiyon (CV) uygulanarak SR ye döndürülen hastalar ile IV demir tedavisi verilmeden CV ile SR ye döndürülen hastalarda AF rekürrensi gelişimi klinik kayıtlarımızdan değerlendirilmesi ve AF rekürrensi gelişimi IV demir tedavisi alan ve almayan hastalar arasında AF rekürrens sıklığını karşılaştırmayı amaçladık. YÖNTEM: 2021 Ocak – 2025 Nisan yılları arasında kliniğimize persistan AF ve kalp yetersizliği ile yatırılan hastalar tarandı. Bu hastalardan Kliniğimizde kalp yetersizliği ve anemi nedeniyle IV demir tedavisi verilen ve AF nedeniyle CV uygulanarak SR ne döndürülen 50 hasta ile IV demir tedavisi verilmeden CV ile SR ye döndürülen 50 hasta AF rekürrensi gelişimi açısından klinik kayıtlarımızdan değerlendirildi. AF rekürrensi gelişimi IV demir tedavisi alan ve almayan hastalarda 1 yıl boyunca hastane kayıtlarından değerlendirildi. Bu iki grubun 1 yıllık takibinde AF rekürrensi gelişip gelişmediği araştırıldı. BULGULAR: Persistan AF nedeniyle çalışmaya alınan 100 hasta 12 ay boyunca AF rekürrensi açısından değerlendirildi. Toplam 43 hastada AF rekürrensi gelişti. IV demir tedavisi verilerek kardiyoversiyon uygulanan grupta 25 hastada (%50), IV demir tedavisi verilmeden kardiyoversiyon uygulanan grupta ise 18 hastada (%36) AF rekürrensi saptandı. Gruplar arasında AF rekürrensi açısından istatistiksel olarak anlamlı fark izlenmedi (p=0,15). AF rekürrensini öngören faktörlerin belirlenmesi amacıyla yapılan tek değişkenli lojistik regresyon analizinde AF süresi (OR: 1,02; %95 GA: 1,00–1,04; p=0,024), hemoglobin düzeyinin 11 g/dL'nin altında olması (OR: 0,33; %95 GA: 0,14–0,81; p=0,016), ürik asit düzeyi (OR: 1,33; %95 GA: 1,09–1,61; p=0,004) ve sol atriyum çapı (OR: 8,25; %95 GA: 2,31–29,46; p=0,001) AF rekürrensi açısından istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde ise sol atriyum çapı (OR: 8,13; %95 GA: 1,96–33,72; p=0,004) ve hemoglobin düzeyinin 11 g/dL'nin altında olması (OR: 0,31; %95 GA: 0,11–0,89; p=0,031) AF rekürrensi için bağımsız prediktörler olarak saptandı. SONUÇ: Persistan AF'li ve kalp yetersizliği olan hastalarda IV demir tedavisinin CV sonrası bir yıllık takipte AF rekürrensi üzerine bir etkisi olmadığı görüldü. Bu hasta grubunda anemi ve artmış sol atriyum çapı AF rükürrensi için anlamlı prediktörler olarak saptandı. ANAHTAR KELİMELER: Atriyal Fibrilasyon, Kalp Yetersizliği, Kardiyoversiyon, İntravenöz Demir Tedavisi