Retinal ven dal tıkanıklığında papiller ve peripapiller bölgenin mikrovasküler ve morfolojik yönden incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÇİĞDEM BENGİ GÜNGÖR
Danışman: Nimet Yeşim ERÇALIK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada tek taraflı retinal ven dal tıkanıklığı (RVDT) geçiren hastalarda optik sinir başı (OSB) ve peripapiller bölgenin mikrovaskülaritesi, sinir lifi yapısı ve lamina kribroza (LK) morfolojisinin değerlendirilerek hastaların etkilenmeyen gözleri ve sağlıklı grup ile karşılaştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya katılan 31 hastanın RVDT geçiren 31 gözü ile etkilenmeyen 31 gözü ve kontrol grubunun 31 sağlıklı gözü olmak üzere 93 göz değerlendirildi. Swept-Source Optik Koherens Tomografi (SS-OKT) ile peripapiller retina sinir lifi tabakası (RSLT) ve ganglion hücre tabakası (GHT) kalınlığı, Bruch membran açıklığı – minimum rim genişliği (BMA-MRG), peripapiller ve jukstapapiller koroid kalınlığı (PPKK ve JPKK), LK kalınlığı (LKK), anterior ve periferik LK derinliği (ALKD ve PLKD) ve LK kurvatür indeksi (LKKİ) ölçümleri yapıldı. SS-OKT Anjiografi ile (SS-OKTA) peripapiller radyal peripapiller kapillerler (RPK), yüzeyel ve derin kapiller pleksus (YKP ve DKP) ve koryokapillaris (KK) dansiteleri hesaplandı. Veriler gruplar arasında intravitreal enjeksiyon öyküsü, santral maküla kalınlığı (SMK), hipertansiyon (HT), etkilenen kadran ve zamana göre alt gruplar arasında karşılaştırıldı. Bulgular: Gruplar arasında yaş, cinsiyet, lateralite, lens durumu, göz içi basıncı (GİB), biyometri ve topografik değerlerde anlamlı fark olmayıp (p>0,05), hasta grubunda santral kornea kalınlığı (SKK) kontrolden ince (p 12 ayda yalnızca ortalama ve nazalde anlamlı ince; BMA-MRG inferiorda her iki grupta kontrolden düşükken (p=0,006) >12 ayda superior ve ortalama BMA-MRG de anlamlı düşük bulundu. (p=0,014 ve p=0,023). Sonuç: Çalışmamız RVDT hastalarında her iki gözü de etkileyen sistemik ve lokal faktörlerin bir arada bulunabildiğini, OSB değişiklikleri ve LK morfolojisinin patogenezde rolü olabileceğini göstermektedir. Hastalığın süresi, HT, enjeksiyon öyküsü ve etkilenen kadrana göre alınan farklı sonuçlar, klinik tablonun gelişiminde farklı hasta gruplarında birbirinden farklı patofizyolojik ve kompansatuar süreçlerin etkin olup venöz oklüzyonun primer ve sekonder komponentlerinin değişkenlik gösterebileceğini, bu değişiklikler ve alt gruplardaki farklılıkların RVDT gelişimine zemin hazırlayabilen yapısal özelliklerin göstergesi ve hemodinamik değişikliklerin erken bulguları olabileceğini düşündürmektedir.