Diyabetik ketoasidoz olgularında taburculuk sonrasında morbidite, mortalite oranları
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ECEM ATASOY BİRİCİK
Danışman: Mine ADAŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve amaç: Diyabet insülin üretiminin yetersizliği ya da insulin direnci sonucu birçok sistemi kapsayan, hiperglisemi ile karakterize bir metabolizma bozukluğudur. Diyabetik ketoasidoz (DKA) ketonemi, yüksek anyon gapli metabolik asidoz ve hiperglisemi triadı ile görülen diyabetin acil komplikasyonlardan biridir. Günümüzde gelişen teknolojiler sayesinde Diyabetik Ketoasidoz sebepli hastane yatışları geçtiğimiz yıllara oranla azalmıştır, fakat taburcu olan hastaların takiplerinde mortalite morbidite sıklığı araştırmaları kısıtlıdır. Hasta başvurusu yüksek tersiyer bir merkez olan hastanemizde taburculuk sonrasında DKA hastalarında gelişen mortalite ve morbidite oranlarını ortaya koymak ve hazırlayıcı faktörleri saptamayı amaçlamaktayız. Gereç ve yöntem: Çalışmamız retrospektif kohort bir çalışmadır. Araştırmamıza Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi İç Hastalıkları ve Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Kliniklerinde yatarak takip edilmiş 18 yaş üzerinde olup dışlama kriterleri bulunmayan hastalar dahil edildi. Bir Ocak 2016 –31 Aralık 2023 yılları arasında Hastane Bilgi İşlem Yönetim Sistemi (HBYS) PANATES (Türkiye) üzerinden ICD-10 kodlarından E11.9, E.10 ve E.11 kodu girildikten sonra; pH 200mg/dl olan ve epikriz kontrolü sonrasında DKA tanısı ile interne edilen hastaların elektronik medikal kayıtları tarandı. İstatiksel analizler IBM SPSS Statistics versiyon 25 yazılımı kullanılarak yapıldı. Değişkenlerin normal dağılıma uygunluğu histogram grafikleri ve analitik yöntemlerle değerlendirildi Sonuç: DKA, özellikle T1DM ile ilişkilendirilse de, insülin kullanan T2DM hastalarında, yaşlılarda ve kanser gibi durumlarda da artan sıklıkla görülmektedir. Tekrar eden hastaneye yatışlar, mortaliteyi artırmakta; tedaviye uyum, hasta eğitimi ve düzenli poliklinik kontrolleri ise bu riski azaltmak için kritik önemdedir. Çalışmamız DKA sonrası uzun dönem mortalite riskini belirlemek için prediktif puanlama araçlarına ihtiyaç duyulduğunu ve bu araçların geliştirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.