Mide kanseri hastalarında neoadjuvan kemoterapi ve cerrahi tedavi etkinliğinin değerlendirilmesinde etkili prediktif faktörler
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MERT TANAL
Danışman: Uygar DEMİR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Mide kanserinde neoadjuvan kemoterapi lokal ileri tümörlerde tanımlanmış bir tedavi yöntemidir. Erken evre mide kanserlerinde endoskopik veya cerrahi rezeksiyonlar tercih edilmekteyken, lokal ileri mide kanserinde sistemik hastalığı sınırlandırmak ve cerrahi operasyonların başarısını arttırmak için kısa kür kemoterapiler tercih edilmektedir. Yine de neoadjuvan tedavi altında tümörü regrese olmayan ve evresi ilerleyen hastalar mevcuttur. Henüz neoadjuvan kemoterapilerden fayda görebilecek hastaları önceden belirleyebilecek bir tetkik veya skorlama sistemi mevcut değildir. Bu çalışmada, lokal ileri mide kanseri tanısı alan hastalarda neoadjuvan kemoterapiden fayda görebilecek hastaları belirleyebilecek laboratuvar tetkikleri ve oranlamaların değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Ocak 2018 – Aralık 2020 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi kliniğinde değerlendirilen, lokal ileri mide kanseri nedeniyle onkoloji konseyince direkt cerrahiye veya neoadjuvan kemoterapi sonrası cerrahiye yönlendirilen 192 hasta çalışmaya dahil edildi. Çalışmaya dahil edilmeme kriterleri, terminal dönemde olan ve cerrahiyi kaldıramayacak olan hastalar ile erken evre mide kanserleridir. Neoadjuvan kemoterapiye yönlendirilebilen tüm hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. 192 hastanın klinik, demografik ve laboratuvar verileri ileriye dönük değerlendirilip geriye dönük olarak da kontrolleri sağlanmıştır, prospektif olarak sağkalımları, morbiditeleri ve takipleri kontrol edildi. Verilerin analizi için SPSS 22.0 paket programı kullanıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 192 hastanın %71,9'u erkek olup, 3 yıllık çalışma sürecinde çalışmaya katılan hastalar içerisinde sağkalım oranı %60,4'tür. 192 lokal ileri mide kanserli hastanın %49'u neoadjuvan kemoterapiye yönlendirilmiş olup, hastaların tamamı cerrahi prosedürlere yönlendirilmiş, hepsine D2 diseksiyon uygulanmıştır. Yapılan istatistiksel analizler sonucu, tümör evresi ve pozitif lenf nodu sayısı neoadjuvan kemoterapi uygulanan hastalar için de, direkt cerrahiye yönlendirilen hastalar için de sağkalımla istatistiksel olarak ilişkili bulunmuştur (p<0.05). Neoadjuvan kemoterapi almayan hastalarda preoperatif PDW düzeyi ve preoperatif albümin/MPV düzeyi hastaların genel sağkalımı ile istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (sırasıyla p<0,001 ve p:0,042). Buna karşın neoadjuvan kemoterapi alan hasta popülasyonunda ise tanı anındaki PDW düzeyleri, nötrofil/lenfosit düzeyleri, albümin/lenfosit düzeyleri ile genel sağkalım arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmuştur (sırasıyla p<0,001, p:0,044 ve p:0,047). Sonuç: Bu çalışma ile lokal ileri mide kanserinde neoadjuvan kemoterapiye hastaların direkt olarak yönlendirilmemesi gerektiğini ve hastaların bireysel düzeyde değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğini göstermiştir. Lokal ileri mide kanserinde radikal gastrektomi sonrası genel sağkalımda PDW düzeylerinin, nötrofil/lenfosit düzeylerinin, albümin/MPV düzeylerinin ve albümin/lenfosit düzeylerinin etkili olduğu istatistiksel olarak gösterilmiştir. Sözkonusu hemogram parametreleri ve oranlarını içeren yeni bir skorlama sisteminin tanımıyla neoadjuvant kemoterapiden fayda görmesi beklenen hasta popülasyonu daha net bir şekilde tanımlanabilecektir.