Whipple operasyonu yapılan hastalarda prognoz ve sağkalımı öngördüren faktörler


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ALİ MURAT PUSSANE

Danışman: Arzu AKAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Periampuller bölge tümörleri, tedavisi en zor ve prognozu en kötü olan kanser türlerinden biridir. Bu nedenle hastalığın prognozunu öngörebilmek, hastalar açısından uygun tedavi yöntemlerini belirlemek için oldukça önemlidir. Birçok farklı parametre, pankreas kanserinin prognozunu öngörmek için literatürde yer almaktadır. Bunlar arasında yaş, cins, vücut kitle indeksi (VKİ), nötrofil lenfosit oranı (NLR), C reaktif protein (CRP), modifiye Glasgow prognostik skoru (mGPS) gibi sistemik inflamasyon belirteçleri yer alırken, diğer yandan Charlson komorbidite indeksi (CCI) gibi cerrahi sonrası prognozu değerlendiren skorlama sistemleri de bulunmaktadır. Bu çalışma, bu parametrelerin ve diğer potansiyel risk faktörlerinin rezektabl periampuller bölge tümörü olan hastalarda prognoz ve sağ kalımı öngörmekteki etkinliğini değerlendirmektedir. Materyal ve Metod: Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği'nde 01 Ocak 2016 – 30 Nisan 2022 tarihleri arasında periampuller tümör tanısı almış, neoadjuvan tedavi almamış ve whipple ameliyatı yapılmış 18 yaşından büyük hastalar hastane otomasyon programından geriye dönük değerlendirildi. Hastaların yaş, cinsiyet, preoperatif tetkikleri içinde CRP, Hemogram, tümör belirteçleri, albümin, bilirubin değerleri, komorbiditeleri, tanı ve ameliyat tarihleri, postoperatif yatış süreleri, morbidite ve mortaliteleri, sağ kalım süreleri, patoloji sonuçları, tümör lokasyonu, anastomoz tipi, ek girişim, CCI skoru ve mGPS skoru hesaplanarak uygun istatiksel yöntemler kullanılarak elde edilen sonuçlar tartışılmıştır. Bulgular: Çalışmaya 115 hasta dahil edildi. Ölüm risk faktörleri içerisinde tek değişkenli analizde ileri yaş (p=0,001), CCI skoru >5 (p=0,007), pozitif lenf nodu (p=0,003), total bilirübin artışı (p=0,006) ve VKİ zayıf olma (p=0,023) anlamlı saptandı. Komplikasyon olan hastalarda dren amilazının varlığı ve düzeyi anlamlı olarak yüksekti (p=0,048 ve p=0,001). CCI >5 ve total bilirübin >10 mg/dL olması komplikasyon açısından anlamlı risk faktörü olarak saptandı (p=0,009 ve p=0,031). Pozitif lenf nodu sayısı, VKİ zayıf olma nüks açısından anlamlı risk olarak saptandı (p=0,01 ve p=0,013). Sonuç: Nötrofil lenfosit oranı (NLR), CA19-9 tümör belirteci, tümör çapı, tümör lokasyonu, cerrahi sınır ve yüksek mGPS'nin sağkalım, nüks veya komplikasyonlarla anlamlı ilişkisi literatürde belirtilmiş olsa da çalışmamızda anlamlı ilişki saptanmamıştır. Bu sonuçların; hasta popülasyonu, çalışma tasarımı ve kullanılan metodolojik farklılıklardan kaynaklandığını değerlendirmekteyiz. Lenf nodu pozitifliği ve lenf nodu evrelemesi, postoperatif dönemde sağkalım ve nüks riski ile güçlü bir ilişki göstermiştir. Whipple sonrası pankreas kaçağı gibi ciddi komplikasyonun tanısında dren amilazı önemli bir belirteçtir. Yüksek preoperatif bilirubin seviyeleri, postoperatif komplikasyon riskini artırmaktadır. Fakat preoperatif dönemde ERCP ile biliyer drenajda ölüm riskini arttırmaktadır.