Uzun etkili antipsikotik tedavisi altındaki şizofreni tanılı hastaların monoterapi veya çoklu antipsikotik kullanımına göre klinik ve sosyodemografik özellikler açısından karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY PROF. DR. MAZHAR OSMAN RUH SAĞLIĞI VE SİNİR HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YASİN KURT
Danışman: Özlem Devrim BALABAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Çalışmanın amacı, uzun etkili antipsikotik (UEA) tedavisi altındaki şizofreni tanılı hastaların monoterapi ve çoklu antipsikotik kullanımına göre klinik ve sosyodemografik özelliklerini karşılaştırmaktır. Çalışma, bu iki grup arasında tedaviye uyum, yan etki profilleri, genel işlevsellik düzeyleri ve klinik özellikler açısından farklılıkları ortaya koymayı hedeflemektedir. Bu doğrultuda, elde edilen bulguların şizofreni tedavisinde daha etkili ve bireyselleştirilmiş yaklaşımların geliştirilmesine katkı sağlaması amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın örneklemini Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde yataklı ve ayaktan tedavi ünitesi ile toplum ruh sağlığı merkezlerinde takip edilen ve en az 6 ay boyunca uzun etkili antipsikotik tedavisi altında olan şizofreni tanılı toplam 120 hasta oluşturmuştur. Çalışmaya alınan tüm hastaların psikiyatrik muayenesi psikiyatrist tarafından yapıldı ve şizofreni tanısı DSM-5-TR'ye göre doğrulandı. Çalışma ile ilgili görüşmeyi kabul eden, yazılı bilgilendirilmiş gönüllü olur formunu dolduran kişilere araştırmacı tarafından hazırlanan sosyodemografik veri formu, Klinik Global İzlem Ölçeği, Global İşlevsellik Değerlendirme Ölçeği ve Kısa Psikiyatrik Değerlendirme Ölçeği uygulandı. Glaskow Antipsikotik Yan Etkilerini Değerlendirme Ölçeği, İlaç Tutumu Ölçeği formları doldurtularak istatistiksel analiz yapıldı. Bulgular: Çalışmaya şizofreni tanısı alan toplam 120 hasta (UEA monoterapi grubu n=60, UEA ve oral antipsikotik kombinasyonu grubu n=60) dâhil edilmiştir. İki grup yaş, hastalık süresi, beden kitle indeksi ve çoğu sosyodemografik özellik ile ek tıbbi hastalıklar açısından benzer bulunmuş; yalnızca sosyal güvencesi olmayan hasta oranı kombine tedavi grubunda daha yüksek saptanmıştır (p=0,008). Kombine tedavi grubunda yaşam boyu hastane yatış sayısı (4,60±5,38 ve 2,58±3,09; p=0,001) ve klorpromazin eşdeğer dozu (827,70±361,88 mg ve 316,67±91,11 mg; p<0,001) UEA monoterapi grubuna kıyasla anlamlı olarak daha yüksektir. UEA tipi bakımından kombine tedavi grubunda birinci kuşak UEA kullanımı monoterapi grubuna göre daha sık olduğu saptanmış ve bu fark istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=0.003). Glasgow Antipsikotik Yan Etki Ölçeği toplam puanı ile antikolinerjik yan etkiler ve ortostatik hipotansiyonla ilişkili yan etkiler açısından kombinasyon grubunda daha yüksek skorlar elde edilirken (tümü p<0,05), ilaç tutumu ölçeği, Klinik Global İzlenim Ölçeği hastalık şiddeti, düzelme, yan etki şiddeti ve Kısa Psikiyatrik Değerlendirme Ölçeği toplam puanları yönünden gruplar arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Global işlevsellik puanı UEA monoterapi grubunda daha yüksek bulunmuştur (6,10±1,41'e karşı 5,53±1,37; p=0,028). Lojistik regresyon analizinde daha yüksek hastane yatış sayısı ve birinci kuşak UEA kullanımı, kombinasyon tedavisiyle ilişkili bağımsız yordayıcılar olarak belirlenmiştir. SONUÇ: Bulgularımız, UEA monoterapi ile UEA ve oral atipsikotik kombinasyonu tedavisi altında olan şizofreni tanılı hastaların semptom şiddeti, klinik iyileşme ve ilaç tutumu açısından benzer olduğunu, ancak kombinasyon tedavisi alan hastalarda yaşam boyu hastane yatış sayısı, antipsikotik yükü (klorpromazin eşdeğeri doz) ve ilaç yan etkisi düzeylerinin daha yüksek, global işlevselliğin ise daha düşük olduğunu göstermektedir. Kombinasyon grubunda 1. kuşak UEA kullanımı monoterapi grubuna göre daha yüksektir. Ayrıca lojistik regresyon analizinde hastane yatış sayısının artması ve 1. kuşak UEA kullanımı, kombinasyon tedavisi alma olasılığı ile ilişkili bulunmuştur. Bu bulgular, kombinasyon tedavisinin genellikle daha ağır seyirli ve klinik açıdan daha karmaşık olgularda tercih edilebildiğini düşündürmektedir. Bu veriler ile birlikte klinik olarak uygun olgularda UEA monoterapisi tedavi planlamasında öncelikli olarak değerlendirilebilir."