Lateral epikondilitin cerrahi tedavisinde artroskopik gevşetme ile açık gevşetmenin klinik sonuçlarının karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MERT KAHRAMAN MARAŞLI
Danışman: Hakan Serhat YANIK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:LATERAL EPİKONDİLİTİN CERRAHİ TEDAVİSİNDE ARTROSKOPİK GEVŞETME İLE AÇIK GEVŞETMENİN KLİNİK SONUÇLARININ KARŞILAŞTIRILMASI Amaç: Lateral epikondilit (LE), yaygın olarak bilindiği adıyla "tenisçi dirseği", dirseğin dış kısmına bağlanan ekstansör tendonların aşırı kullanımı sonucunda oluşur. Genellikle cerrahi dışı seçeneklerle başarıyla tedavi edebilse de kronik vakalarda veya konservatif tedavilere yanıt vermeyen durumlarda cerrahi müdahale kaçınılmaz hale gelmektedir. Cerrahi tedavi yöntemleri artroskopik (kapalı) ve açık yöntemler olarak kabaca ikiye ayrılabilir. Çalışmadaki amacımız konservatif tedaviye cevap alınamamış, bu nedenle cerrahi tedavi uygulanan LE hastalarında; artroskopik cerrahi ile gevşetme uygulanan hastalar ve açık cerrahi ile gevşetme uygulanan hastaların erken ve orta dönem klinik sonuçlarının karşılaştırılarak analiz edilmesidir. Hastalar ve Yöntem: Haydarpaşa Numune Hastanesi 'Ortopedi ve Travmatoloji' ile 'El ve Üst Ekstremite Cerrahisi' kliniklerinde 2022-2023 yılları arasında en az 6 ay konservatif tedaviye yanıt vermeyen LE nedeniyle cerrahi tedavi uygulanan hastalar; artroskopik yöntem uygulanan ve açık yöntem uygulananlar olmak üzere iki gruba ayırıldı. Artroskopik cerrahi tedavi uygulanan grupta 7 erkek, 7 kadın hasta (1 kadın hastada bilateral) olmak üzere 15 dirsek; açık cerrahi yöntem uygulanan grupta ise 4 erkek 9 kadın (2 kadın hastada bilateral) olmak üzere 15 dirsek; toplamda 27 hasta (11 erkek, 16 kadın), 3 ü bilateral olmak üzere 30 dirsek çalışmaya dahil edildi. Hastaların ameliyat öncesi, ameliyat sonrası 1. 3. 6. ayda yapılıp not edilen kavrama kuvveti ölçümleri, VAS skorları, Q-DASH skorları, PRTEE skorları ve MEP skorları ile işe dönüş süreleri ve komplikasyonlar retrospektif olarak analiz edildi. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 45.96± 7.77 idi. Çalışmadaki 30 dirsekten 24'ü sağ taraf, 6 tanesi sol taraf; 23 tanesi dominant (baskın) taraf, 7 tanesi dominant olmayan taraf idi. Hastaların semptomlarının başlangıcından beri ortalama geçen süre 30.5 ay idi. 2 grup arasında yaş, cinsiyet, baskın taraf, semptomlarının başlangıcından beri ortalama geçen süre ve ameliyat sonrası işe dönüş süresi açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı. İki cerrahi tedavi yöntemi karşılaştırıldığında; artroskopik yöntem uygulanan grupta ameliyat sonrası 1. aydaki Q-DASH, PRTEE-P, PRTEE-F, PRTEE-T skorlarında ve ameliyat sonrası 3. aydaki MEP skorunda, açık yöntem uygulanan gruba göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde üstün bulunmuştur. Artroskopik cerrahi grubunda ameliyat sonrası 6. ayda 9 dirsekte (%60) 'tamamen ağrısızlık' elde edilirken, açık cerrahi grubunda 5 dirsekte (%33.3) 'tamamen ağrısızlık' elde edilebildi. Gruplar arasında ameliyat öncesi, ameliyat sonrası 1. 3. 6. aydaki kavrama kuvveti sonuçları (hasta taraf, kontralateral taraf ve hasta tarafın kontralateral tarafa oranı) karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Sonuç: Dirençli LE tedavisinde, her iki cerrahi tedavi yönteminde de ameliyat öncesine göre erken ve orta dönem sonuçlarda ağrıda azalma ve kavrama kuvvetinde artış görülmüş, klinik skorlarda ağrı ve işlev açısından belirgin iyileşmeler elde edilmiştir. Kavrama kuvveti ve işe dönüş açısından iki yöntem arasında sonuçlar benzer bulunmuş, birbirine üstünlüğü tespit edilmemiştir. Komplikasyona rastlanmaması, iki cerrahi yöntemin de güvenle uygulanabileceğini göstermiştir. Bu parametreler açısından iki yöntemin birbirine üstünlüğü bulunmamış olup, hastanın beklentilerine ve cerrahın tercihine göre iki cerrahi yöntem de uygulanabilir. Yine de artroskopik yöntemin, ameliyat sonrası erken dönem (1. ay) Q-DASH ve PRTEE skorlarında, 3. ay MEP skorunda ve 6. ayda 'tamamen ağrısız' dirsek elde edebilmek açısından açık yönteme göre üstünlüğü gösterilmiştir. LE tedavisinde artroskopik gevşetme ve debridman güvenle uygulanabilecek, açık yönteme göre özellikle erken dönem klinik sonuçlar açısından üstünlüğe sahip bir tedavi yöntemidir.