Renal transplantasyonlu hastalarda kan basıncı değişkenliği ve immunsüpresif ilaç düzey değişkenliği ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZOZAN ÖZÇALİMLİ

Danışman: Gürsel YILDIZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Bu çalışmada, böbrek nakli sonrası dönemde ciddi bir kardiyovasküler risk faktörü olan kan basıncı değişkenliği ile transplantasyon pratiğinde yaygın olarak kullanılan kalsinörin inhibitörü takrolimusun düzeyleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Yöntem: Bu kesitsel prospektif çalışma, İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi böbrek nakli polikliniğinde gerçekleştirildi. Çalışma için etik kurul ve eğitim planlama kurulu onayı alındı. Dahil edilme kriterlerini karşılayan ve bilgilendirilmiş onam formunu imzalayan 51 renal transplant alıcısı çalışmaya dâhil edildi. Tüm hastalara rutin klinik ve biyokimyasal değerlendirmelerin yanı sıra 24 saatlik ambulatuvar kan basıncı ölçümü (AKBÖ) uygulandı. Kan basıncı paternleri; gece kan basıncı, gündüz kan basıncına göre %10 azalma gösteren hastalar "dipper" ve bu fizyolojik düşüş gözlenmeyen hastalar "non-dipper" olarak sınıflandırıldı. Hastaların demografik, klinik ve biyokimyasal verileri kaydedildi. Kullanılan antihipertansif ve immunsüpresif tedaviler ile birlikte son üç kontrolde ölçülen takrolimus düzeyleri ve dozlarının ortalaması hesaplandı. Elde edilen veriler doğrultusunda kan basıncı paternleri ile takrolimus düzeyleri arasındaki ilişki değerlendirildi. Çalışmanın istatistiksel analizleri SPSS 29.00 programı ile yapıldı. P değeri 0,05'in altında olan bulgular istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışmamıza alınan hastaların yaş ortalaması 41,3±12,6 yıl olup %58,8'i erkekti. Takrolimus kullanan hastaların %80,4'ü kısa etkili, %19,6'sı uzun etkili formdaydı. Hastaların %80,4'ünde non-dipper paterni saptandı. Uzun etkili takrolimus kullanan tüm hastalarda non-dipper paterni gözlendi (p=0,178). Non-dipper grupta AKBÖ günü ölçülen takrolimus düzeyi anlamlı şekilde düşük bulundu (p=0,041), ancak son üç ölçüm ortalaması açısından anlamlı fark yoktu. Kısa etkili takrolimus kullanan grupta gündüz ve ortalama nabız daha yüksekti (p<0,05). Hipertansif hastalarda takrolimus düzeyleri daha yüksekti. (p<0,05). Sonuç: Çalışmada böbrek nakli yapılan hastalarda non-dipper kan basıncı paterni yüksek oranda (%80,4) saptanmıştır. Non-dipper grupta tek ölçümde takrolimus düzeyi anlamlı düşük bulunmuş, ancak bu fark son üç ölçüm ortalamasında kaybolmuştur; bu durum, non-dipper ve dipper patern değişkenliğinin zaman içinde değişebileceğini göstermektedir. Ayrıca uzun etkili takrolimus kullanan tüm hastalarda non-dipper paterni gözlenmiş ve bu hastalarda gündüz ve ortalama nabız değerleri daha düşük bulunmuştur. Bu bulgular, takrolimus formülasyonlarının kan basıncı ve nabız üzerindeki etkileri açısından ileri çalışmalara ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: renal transplantasyon, kan basıncı değişkenliği, takrolimus, immunsüpresif tedavi, non-dipper.