Gebelikte kabızlık tedavisi ile hayat kalitesi ve anemi parametrelerindeki değişikliklerin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUSTAFA YASİN ÖZTOPRAK

Danışman: Keziban DOĞAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç Kabızlık gebelerin %11-38'i kadarında görülen önemli bir sağlık sorunudur. Ortak risk faktörleri sebebiyle beraberliğinde veya kabızlığın sonucu olarak perianal hastalıklar (hemorroid, anal fissür, anal fistül, perianal abse) gebe ve lohusaların %30'unda saptanmıştır. Gebelerde kabızlığın Roma IV kriterleri ile taramasının ilerleyen gebelik haftaları ve lohusalık döneminde görülen klinik olarak belirgin kabızlık ve perianal hastalıkların gelişimini engelleme konusunda faydasının değerlendirilmesi, tarama sonrasında kabız olarak saptanan hasta grubu diyet ve diyet kombine laktuloz tedavisi alarak her iki tedavi etkililik açısından karşılaştırılmak istenmiştir ve Hb düzeyleri açısından karşılaştırılmıştır Gereç ve Yöntem Gebeler birinci aşamada Roma IV kriterleri (anket 1) ile dışkılama alışkanlıkları açısından taranmış ve kabız olarak kabul edilen 150 kişi belirlenmiş ve bu hastalara bir tedavi başlanmıştır. Tarama yapılmayan diğer 150 gebe ile ilerleyen haftalarındaki iki vizit ve lohusalık döneminde tek vizitte kabızlık ve perianal hastalık gelişimi açısından karşılaştırılmıştır. İkinci etapta ise Roma IV kriterleri ile kabız olarak kabul edilen 150 hasta iki gruba ayrılmıştır ve birinci gruba lif içeriği yoğun, günlük alınan sıvı miktarı fazla (2lt) diyet başlanmış, ikinci gruba ise aynı diyet ile birlikte laktuloz (5gr/gün) tedavisi başlanmıştır. Bu iki grup çalışmaya dahil edildikten sonra gebelikte 3 vizit ve lohusalık dönemindeki tek vizit ile Hb düzeyleri ve konstipasyon yaşam kalitesi ölçeği (KYKÖ) ile değerlendirilmiştir. Ayrıca Hb düzeyleri üzerinde iyileşme yaratması beklenmiştir. Bulgular Tarama yapılan gruptaki hastaların klinik olarak belirgin kabızlık hikayesinin gelişme oranı, tarama yapılmayan gruba göre anlamlı olarak daha düşüktü (%18,0 vs. %30,7, p=0,015). Yaşam kalitesi skoru açısından Grup 1 için 1. izlemde elde edilen değerin, çalışma süresinde lohusalık dönemine kadar anlamlı bir şekilde yükseldiği tespit edildi. Her bir izlem dönemi arasındaki farklılık anlamlı idi Grup 2 için lohusalık izlemindeki yaşam kalitesi skoru, diğer izlem dönemlerine göre anlamlı olarak daha yüksekti. Diğer ölçümler arasında anlamlı bir değişiklik tespit edilmedi Sonuç: Çalışmamızın sonuçlarını değerlendirdiğimizde kabızlığın klinisyen tarafından proaktif şekilde sorgulanmasının ve gerektiğinde diyet ve/veya tedavi başlanmasının gebenin yaşam kalitesi üzerine potansiyel faydası olacağı kanısındayız. Tarama sonrası kabız olarak kabul edilen hastalarda diyetle kombine laktuloz (5 mg/gün) başlanması durumunda tekrarlayan vizitlerdeki progresif iyileşmenin yaşam kalitesi skorları üzerinden kanıtlanabiliyor olması tedavinin tek başına diyet manipülasyonu uygulanmasına göre daha etkin olduğunu düşündürmektedir