Daha önce femoral arter müdahalesi olan hastalarda aort onarımı için yeniden femoral arter girişiminde pro-glide cihazının etkililik ve güvenliğinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL MEHMET AKİF ERSOY GÖĞÜS KALP VE DAMAR CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: RECEP GÜLMEZ
Danışman: Ömer ÇELİK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Aort hastalıkları toplumda yaygın olarak görülen hastalıkların başında gelir. Önemli bir mortalite ve morbidite nedenidir. Daha önce aort cerrahisi ilk tedavi seçeneği iken günümüzde endovasküler onarım yöntemlerinin gelişmesi ve yaygınlaşması ile birlikte birçok aort hastalığında perkütan endovasküler aort onarımı birinci sırada tedavi seçeneği haline gelmiştir. Perkütan endovasküler onarım yöntemlerinde büyük boyutta cihazların kullanılması nedeni ile vasküler erişim yolu işlem başarısı ve komplikasyonlar açısından oldukça önemlidir. Daha önceleri erişim yolu cerrahi olarak sağlanırken, VKC'lerin kullanıma girmesi ile p-EVAR, p-TEVAR kavramı ortaya çıkmıştır. Ancak VKC'lerin kullanımı ile ilgili bazı kısıtlamalar mevcuttur. Bu çalışmanın amacı daha önce kasık müdahalesi geçirmiş hastalarda sütur aracılı vasküler kapatma cihazı olan Pro-Glide cihazının teknik başarısı ve komplikasyonları açısından etkililik ve güvenliğini değerlendirmekti. Gereç ve Yöntem : 01 Aralık 2015 – 01 Temmuz 2022 yılları arasında merkezimizde >18F femoral kılıf gerektiren perkütan torakal endovasküler aortik onarım yapılmış ve arteriotomi Pro-Glide cihazı ile kapatılmış 135 hasta retrospektif olarak analiz edildi. Hastalar daha önce kasık girişimi (KG) olan ÖKG (+) ve KG olmayan ÖKG (-) olarak iki gruba ayrıldı. Kriterlere uyan ÖKG (+) 38 olgu ve ÖKG (-) 97 olgu nun, bilgisayarlı tomografide (BT) saptanan CFA'nın anatomik özellikleri ve hastalarda kullanılan kılıf ve cihazların özellikleri, prosedürel veriler, klinik sonuçlar ve prosedürle ilgili komplikasyonlar, önceki kasık girişimine göre kılıf boyutlarına bağlı olarak teknik başarı yüzdeleri iki grup arasında değerlendirildi. Bulgular: Çalışma popülasyonu 135 hastadan oluşmakta ve 38 hastada önceden kasık girişimi (ÖKG +) varken 97 hastada daha önceden kasık girişimi yoktu (ÖKG-). ÖKG (-) olan grupta ortalama yaş 60.2±11.4 olup % 81' i erkek ti. ÖKG (+) Olan grupta ortalama yaş 61.8±10.3 olup % 89.5 'unu erkekler oluşturmaktaydı. Pre-close tekniği ile femoral yaklaşımdaki genel başarı oranı, iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı değildi (% 94.1 e karşı % 96.4 p=0.55). ÖKG (+) grubunda iki hasta ve ÖKG (-) grubunda beş hasta perkütan femoral yaklaşım teknik başarısızlık ile sonuçlandı. ÖKG (+) grubunda üç hasta ve ÖKG (-) grubunda 4 hasta prosedürlerden sonra femoral komplikasyon görüldü. ÖKG (+) grubu ÖKG (-) grubu karşılaştırıldığında daha yüksek komplikasyon oranına sahipti. Ancak bu istatistiksel olarak önemli değildi(p=0.181). Sonuç: Daha önce kasık müdahalesi olan ve olmayan gruplarda teknik başarı sırasıyla %94,1 ve %96,4 olup; daha önce kasık müdahalesi olan grupta daha büyük boyutlu kılıf kullanılmasına rağmen toplam komplikasyon oranı %2,6 idi ve her iki grup arasında anlamlı bir fark yoktu(p=0.181).