Kronik hepatit B ve C hastalarında karaciğer fibrozisinin değerlendirilmesinde serum biyokimyasal belirteçlerin rolü ve karaciğer biyopsi sonuçları ile karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DR. ABDURRAHMAN YURTASLAN ONKOLOJİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NAGİHAN ULU DEMİRCİ

Danışman: Gülşen İSKENDER

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Kronik karaciğer hastalığının ülkemizde en sık sebebini hepatit B virüsü (HBV) ve hepatit C virüsü (HCV) enfeksiyonlarına bağlı kronik viral hepatitler oluşturmaktadır. Kronik hepatit B (KHB) ve kronik hepatit C (KHC) hastalarında fibrozisin değerlendirilmesinde karaciğer biyopsisi altın standart yöntemdir. Ancak invaziv olması, işleme bağlı komplikasyon riskleri, alınan materyalin örneklem açısından her zaman yeterli olmaması ve değerlendiren kişiye göre farklı sonuçların alınabilmesi gibi dezavantajlarının varlığı invaziv olmayan fibrozis belirteçlerine olan ihtiyacı artırmaktadır. Çalışmamızda KHB ve KHC hastalarında karaciğer nekroinflamatuar aktivite ve fibrozisin değerlendirilmesi amacıyla kullanılan karaciğer biyopsi sonuçları ile non-invaziv hepatik fibrozis skorlama sistemlerinden olan APRI, FIB-4, API ve AAR sonuçları arasındaki uyumun değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: 1 Ocak 2010 – 1 Ocak 2020 tarihleri arasında SBÜ Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Polikliniğine bağlı hepatit polikliniğinde takipli olan karaciğer biyopsisi yapılmış, ≥18 yaş, 276 KHB ve 40 KHC hastası çalışmaya alınmıştır. Çalışmaya alınan hastalar karaciğer biyopsi sonuçlarına göre 2 ana gruba ayrılarak, İSHAK fibrozis skoru ≤2 ise hafif fibrozis, ≥3 orta-ileri fibrozis olarak kabul edilmiştir. Hasta dosyaları taranarak bireylerin demografik özellikleri, laboratuvar ve biyopsi sonuçları retrospektif olarak elde edilmiştir. Çalışmaya koenfeksiyonu olan, malignitesi olan, non-viral hepatiti olan, son 3 ayda karaciğer enzim yüksekliği ve/veya trombosit sayısını azaltan ilaç kullanımı olan hastalar dahil edilmemiştir. İstatistiksel analizler SPSS (IBM SPSS Statistics 24) adlı paket program kullanılarak yapılmıştır. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 276 KHB hastasının; 156'sı erkek (%56,52), 120'si (%43,47) kadın idi. KHB hastalarından; 206 (%74,63) hasta hafif fibrozis grubunda olup; 106'sı (%51,45) erkek, 100'ü (%48,54) kadın idi, 70 (%25,36) hasta ise orta-ileri fibrozis grubunda olup 50'si (%71,42) erkek, 20'si (%28,57) kadın idi. Hafif fibrozis grubundaki hastaların yaş ortalaması 44,83±12,56, orta-ileri fibrozis grubundaki hastaların yaş ortalaması 46,30±13,63 olarak tespit edildi. Yaş açısından fibrozis grupları arasında anlamlı fark saptanmadı (p=0,42). Orta-ileri fibrozisi olan grupta, hafif fibrozis grubuna kıyasla; erkek cinsiyet (p=0,004), HBe Ag pozitifliği (p=0,009) ve anti HBe negatifliği (p=0,012) oranları daha yüksek bulundu. Orta-ileri fibrozisin; AST (p=0,000), ALT (p=0,000), ALP (p=0,000), GGT (p=0,000), HBV DNA (p=0,000), HAİ (p=0,000), FIB-4 (p=0,000) ve APRI (p=0,000) değerleri ile pozitif yönde; albümin (p=0,026), trombosit sayısı (p=0,020) ve AAR (p=0,006) değerleri ile negatif yönde ilişki saptandı. KHC (40 hasta) hastalarının; 22'si (55) kadın, 18'i (%45) erkek idi. Bu hastaların 29'u (%72,5) hafif fibrozis grubunda olup 14'ü (%48,3) erkek, 15'i (%51,73) kadın idi. Hastaların 11'i (%27,5) orta-ileri fibrozis grubunda idi, bunların 4'ü (%36,4) erkek, 7'si (%63,6) kadın idi. Hafif fibrozis grubundaki hastaların yaş ortalaması 54,86±16,71, orta-ileri fibrozis grubundaki hastaların yaş ortalaması 62,45±17,55 tespit edildi. Yaş (p=0,21), cinsiyet (p=0,49), AST (p=0,58), ALT (p=0,68), ALP (p=0,11), GGT (p=0,08), albümin (p=0,28), trombosit sayısı (p=0,20) açısında hafif fibrozis ile orta-ileri fibrozis grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. AFP (p=0,041), HAİ (p=0,011) ve FIB-4 (p=0,017) değerleri orta-ileri fibrozis grubunda anlamlı düzeyde daha yüksek tespit edildi. Sonuç: Çalışmamızda KHB hastalarında APRI ve FIB-4; KHC hastalarında ise FIB-4'ün ileri karaciğer fibrozisin tespitinde anlamlı belirteçler olduğu saptanmıştır. Ancak hiçbir non-invaziv test mükemmel doğrulukta olmayıp halen karaciğer biyopsisine alternatif olabilecek ideal bir test geliştirilmemiştir. Bu testler ancak karaciğer biyopsisi öncesi tarama amacıyla kullanılarak biyopsi gereken hastaları belirlemede yardımcı olacaktır. Bu konuda prospektif, çok merkezli ve daha fazla sayıda hasta ile yapılan çalışmalara gereksinim duyulmaktadır. Anahtar kelimeler: Karaciğer biyopsisi, Karaciğer fibrozisi, Kronik hepatit B, Kronik hepatit C, Non-invaziv testler