Anterior iskemik optik nöropati olgularında klinik bulgular, OKT bulguları ve laboratuvar bulgularının incelenmesi ve prognoz ile ilişkisinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR TEPECİK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NESLİŞAH KUTLU

Danışman: Gamze TÜRE

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çalışmamızda anterior iskemik optik nöropati olgularında klinik bulgular, OKT bulguları ve laboratuvar bulgularının incelenmesi ve prognoz ile ilişkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Hastaların koroid kalınlığı ve ganglion hücre kalınlığı ölçümleri alınarak bunun biyomarker olarak değeri araştırılan laboratuvar parametreleri ile ilişkisi değerlendirilmiştir. Materyal-Metod: NAİON tanısı ile takip edilen 50 hasta ve 50 sağlıklı gönüllü çalışma kapsamına alındı. Tüm olguların en iyi düzeltilmiş görme keskinlikleri, ön segment muayeneleri, intraoküler basınç (İOB) ölçümleri ve fundoskopik muayeneleri yapıldı. OKT ile hasta ve kontrol grubunun subfoveal koroid kalınlıkları ve ganglion hücre tabası kalınlıkları ölçüldü. Venöz kan örnekleri alındı ve MPV, RDW, PDW düzeyleri otomatik tam kan sayımının bir parçası olarak ölçüldü. NLO; nötrofillerin lenfositlere oranı alınarak hesaplandı. NAİON tanılı hastaların hasta gözleri (NAİON +) ve sağlam gözleri (NAİON -) ile kontrol grubu OKT bulguları karşılaştırıldı. Hasta grubu ve kontrol grubunun laboratuvar değerlerinin klinik bulgular ve OKT bulguları ile olan korelasyonu değerlendirildi. Araştırmada elde edilen veriler, IBM SPSS Statistics 20 programında oluşturulan veri tabanına girildi ve istatistiksel analizler aynı program ile yapıldı. 'p' değerinin 0.05'ten küçük olması durumunda gruplar arası fark, istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Hasta ve kontrol grubu arasında MPV, RDW, NLO değerlerinde anlamlı fark olduğu görüldü. MPV hasta grubunda anlamlı olarak yüksek bulundu(p<0,001). RDW hasta grubunda anlamlı yüksek olarak bulundu (p=0,006). PDV değerinde hasta ve kontrol grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu ancak hasta grubunda ortalama PDV değeri kontrol grubuna göre yüksekti (p=0,435). NLO hasta grubunda anlamlı yüksek bulundu(p<0,001). Etkilenen göz ile etkilenmeyen göz karşılaştırıldığında GHK ve birinci hafta koroid kalınlığının etkilenen gözde anlamlı olarak yüksek olduğu görüldü. Etkilenen ve etkilenmeyen göz altıncı ay koroid kalınlıkları arasında anlamlı fark yoktu (p<0,001). Hasta ve kontrol grubu karşılaştırıldığında hasta grubunda koroid kalınlığının birinci haftada anlamlı olarak artmış, altıncı ay ölçümlerde ise iki grup arasında anlamlı fark olmadığı görüldü. Etkilenen gözlerin EDGK ve laboratuvar parametreleri, ganglion hücre kalınlığı ve koroid kalınlığı arasında anlamlı korelasyon bulunmadı. Hasta yaşı ile etkilenen göz EDGK arasında negatif ve orta düzeyde korelasyon hesaplandı. (r= -0,476 p=0,001). Sonuç: Henüz patogenezi tam olarak aydınlanmamış olmasına rağmen vasküler, trombotik ve enflamatuar süreçlerin rolü olduğu düşünülen NAİON'de ucuz, kolay ulaşılabilir ve tekrarlanabilir bir belirteç olarak MPV, RDW, NLO nun kullanılabileceği düşünülmüştür. Etkilenen gözlerde GHK kalınlığının azalmış olması nöronal hasarın erken bir biyolojik belirteci olduğunu gösterebilir.