Rektum tümörü nedeniyle ameliyat edilen hastalarda çevresel cerrahi sınırın nükse ve sağkalıma etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EMRE BOZDEMİR
Danışman: Oğuzhan SUNAMAK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada amacımız; çevresel cerrahi sınır (ÇCS) pozitifliğini etkileyen faktörleri araştırmak ve ÇCS pozitifliğinin lokal nüks, uzak metastaz ve sağkalım üzerindeki etkilerini ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntem: Ocak 2013 ile Aralık 2018 tarihleri arasında SBÜ Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniğinde rektum malign neoplazmı tanısı ile opere olan 236 hastanın verileri incelendi. Çalışma tek merkezli ve retrospektif olarak yürütüldü. Hastaların demografik özellikleri ve temel klinik verileri, hastane bilgi sistemi üzerinden elde edildi. ÇCS pozitifliği üzerinde etkili olan faktörlerin incelenmesi açısından uygulanan ameliyat tekniği, neoadjuvan tedavi alıp almadığı, tümör boyutu, çıkarılan mezorektumun bütünlüğü ve tümör evresi bilgileri kaydedildi. ÇCS'nin prognoz üzerine etkilerinin incelenebilmesi için lokal nüks veya uzak metastaz gelişip gelişmediği ve sağkalım bilgileri kaydedildi. Hastalar ÇCS <5 mm ve ÇCS ≥5 mm olmak üzere iki gruba ayrıldı. İki grup arasında lokal nüks, uzak metastaz ve sağkalım açısından anlamlı farklılık olup olmadığı incelendi. Bulgular: Mortalite oranı ÇCS ≥5 mm olan grupta %38.7 iken; ÇCS <5 mm olan grupta bu oran %59.8 olarak bulundu (p<0,05). Uzak metastaz ÇCS ≥5 mm olan grupta %13.4 iken; ÇCS <5 mm olan grupta bu oran %29.1 olarak bulundu (p<0,05). Lokal nüks ÇCS ≥5 mm olan grupta %11.8 iken; ÇCS <5 mm olan grupta bu oran %21.4 olarak bulundu (p<0,05). Tümörün diferansiyasyon derecesinin, lenfovasküler invazyon (LVİ) pozitifliğinin (%50.4'e karşılık %25.2), perinöral invazyon (PNİ) pozitifliğinin (%46.2'ye karşılık %16.8) ÇCS pozitifliği üzerinde anlamlı artışa neden olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). ÇCS <5 mm olan grupta tümör boyutu ortalama 43.3 mm iken, ÇCS ≥5 mm olan grupta 32.5 mm olarak bulunmuş ve anlamlı fark saptanmıştır (p<0.05). Patolojik T ve N evresi arttıkça ÇCS pozitifliği anlamlı şekilde yüksekti (p<0.05). Mezorektumu komplet olarak çıkarılabilmiş olan hastalar ÇCS pozitifliği olan grubun %33.3'ünü oluştururken; ÇCS negatif grubun %54.6'sını oluşturmaktadır. Bu oran mezorektumu inkomplet olarak çıkarılabilen hastalarda ise ÇCS pozitif grupta %32.5 iken; ÇCS negatif grupta %13,4 olarak hesaplandı ve anlamlı fark saptandı (p<0.05). Abdominoperineal rezeksiyon (APR) yapılan hastalarda ÇCS pozitif ve negatif gelme oranları sırasıyla %23.9 ve %10.9 iken; low anterior rezeksiyon (LAR) yapılanlarda bu oranlar sırasıyla %40.2 ve %61.3 olarak bulundu ve anlamlı fark saptandı (p<0.05). Neoadjuvan kemoterapi (KT) / radyoterapi (RT) alan ve almayan gruplar arasında ÇCS açısından anlamlı fark saptanmamıştır (p=0.994). Çok değişkenli analizde LAR operasyonu, PNİ, TNM evresi ve mezorektum bütünlüğü ÇCS ile anlamlı-bağımsız etkinlik göstermiştir (p<0.05). Sonuç: Çalışmamızda ÇCS < 5 mm olan grupta lokal nüks ve uzak metastaz oranı anlamlı olarak artarken; nükssüz, metastazsız ve genel sağkalım süreleri anlamlı olarak azalmaktadır. Tümörün diferansiyasyon derecesinin, LVİ ve PNİ pozitifliğinin, ÇCS pozitifliği üzerinde anlamlı artış oluşturduğu tespit edilmiştir. Tümör boyutu, patolojik T ve N evresi arttıkça ÇCS pozitifliğinin anlamlı şekilde arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Patoloji piyesinde mezorektumun komplet olarak çıkarılmış olmasının ÇCS pozitifliğini anlamlı derecede azalttığı izlenmiştir. Çok değişkenli analizde LAR operasyonu geçirmiş olmak, PNİ pozitif olması, TNM evresinin yüksek olması ve mezorektumun komplet olarak çıkarılamaması, ÇCS pozitifliği ile anlamlı-bağımsız etkinlik göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Rektum kanseri, çevresel cerrahi sınır, lokal nüks, uzak metastaz, sağkalım