2023 Maraş depremine maruz kalan bireylerde NR3C1 gen polimorfizminin travma sonrası stres bozukluğu ve ruhsal dayanıklılık ile ilişkisinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: RAMAZAN ESAD KURUŞ

Danışman: Hasan Mervan AYTAÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı, Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) tanısı alan ve tanı kriterlerini karşılamayan depremzedelerin NR3C1 gen polimorfizmleri ile kontrol grubunun gen dağılımlarını karşılaştırmak, NR3C1 gen polimorfizminin TSSB tanısı ve başta ruhsal dayanıklılık olmak üzere bazı klinik parametrelerle ilişkisini incelemektir. Yöntem: Çalışmaya, deprem sonrası Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları kliniğine başvuran 64 TSSB tanılı hasta, TSSB tanı kriterlerini karşılamayan 46 depremzede ve 100 sağlıklı gönüllü dahil edilmiştir. Tanıları doğrulamak için DSM-5 için Yapılandırılmış Klinik Görüşme (SCID-5-CV) uygulanmıştır. Katılımcılara sosyodemografik ve klinik bilgilerin yer aldığı veri formu, Başa Çıkma Tutumları Değerlendirme Ölçeği (COPE-R), Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (MSPSS), Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği (CTQ-33), Travma Sonrası Büyüme Ölçeği (PGI), Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği (BRS) ve DSM-5 için Travma Sonrası Stres Bozukluğu Kontrol Listesi (PCL-5) uygulanmıştır. Katılımcılardan alınan kan örneklerinden, İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Laboratuvarı'nda DNA'ları izole edilerek polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) ile NR3C1 gen polimorfizmi çalışılmıştır. Bulgular: TSSB tanısı alan ve TSSB tanısı almayan depremzedelerin NR3C1 Bcl-1 gen polimorfizmi ve alel frekans dağılımları karşılaştırıldığında, CG ve CC genotip dağılımları açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar saptanmıştır. Dayanıklı yani TSSB tanı kriterlerini karşılamayan grupta, CC genotipinin kontrol grubuna kıyasla anlamlı derecede daha yüksek olduğu belirlenmiştir. CC genotipi ve bazı klinik parametrelerin TSSB tanısıyla ilişkisini değerlendirmek amacıyla lojistik regresyon analizi gerçekleştirilmiş ve CC genotipine sahip olmanın, psikolojik dayanıklılığın, travma sonrası büyüme ve algılanan sosyal desteğin TSSB açısından koruyucu değişkenler arasında yer aldığı tespit edilmiştir. Sonuç: NR3C1 Bcl-1 polimorfizmi, Türk toplumunda deprem maruziyeti sonrasında ruhsal dayanıklılıkla ilişkili bağımsız risk faktörü olarak değerlendirilmiş olup CC genotipine sahip olmanın TSSB tanısı almama konusunda bireylere avantaj sağladığı gözlemlenmiştir.