Yoğun bakım ünitesinde yatan hastalarda gelişen antibiyotik dirençli Enterobacteraleskan dolaşımı enfeksiyonları ve risk faktörleri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FAHRİYE MELİS GÜRSOY
Danışman: Esragül AKINCI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Çalışmamızda Eylül 2019-2022 tarihleri arasında Ankara Şehir Hastanesi'nde yoğun bakım ünitelerinde (YBÜ) yatan hastalarda gelişen Enterobacterales ilişkili kan dolaşım enfeksiyonları (EKDE) incelenmiştir. Öncelikle merkezimizdeki EKDE direnç profilinin ortaya çıkartılması; ESBL, kolsitin ve karbapenem direnci saptanan hastalara ait verilerin değerlendirilmesi ve direnç risk faktörlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bunun yanında elde ettiğimiz sonuçlarla enfeksiyonun yönetimi konusundaki yaklaşımlarımızın gözden geçirilmesi hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda Ankara Şehir Hastanesi Nöroloji Ortopedi Binası'ndaki yoğun bakım ünitelerinde Eylül 2019-2022 tarihleri arasında yatarak tedavi almış, yatış süresince kan kültüründe Enterobacterales üyesi bakteri üremesi olan 18 yaş ve üzeri hastalar retrospektif olarak incelenmiştir. Etkenin direnç profili, hastaların yaşı, cinsiyeti, ek hastalıkları, yatış tanıları, takip edildiği klinikler, aldıkları antibiyotik tedavileri, hastalara yapılan sağlık bakımı ilişkili işlemler kaydedilmiştir. ESBL, kolistin ve karbapenem direnç risk faktörleri araştırılmıştır. Bulgular: Çalışma kapsamında tespit edilen 314 EKDE incelenmiştir. Hastaların 163'ü (%51,9) erkek, 151'i (%48,1) kadın, yaş ortalaması 71.2 ±16.9 olarak saptanmıştır. 141 hasta (% 44,9) COVID-19 tanısı ile takip edilmiştir. EKDE etkenlerin dağılımı; Klebsiella spp. 150(% 47,8), Esherichia coli 58 (% 18,5), Enterobacter spp. 43(% 13,7) şeklinde olup EKDE'lerin 179'unda (% 57,4) ESBL, 100'ünde (% 36,7) kolistin, 84'inde (% 27) karbapenem direnci saptanmıştır. Kan kültürünün alındığı gün sırasıyla 197 (% 62,7) hastada pürülan endotrakeal sekresyon, 184 (%58,6) hastada taşikardi, 163 (% 51,9) hastada hipotansiyon ve 115 (% 36,6) hastada ateş tespit edilmiştir. Hastaların 214'ünde (%68,2) primer kan dolaşım enfeksiyonu saptanmış olup bunun 48'inde (%15,3) santral venöz katater ilişkili kan dolaşım enfeksiyonu tespit edilmiştir. Hastaların 100'ünde (%31,8) ise sekonder kan dolaşım enfeksiyonu saptanmış olup sırasıyla; 55'i (%17,5) akciğer, 33'ü (%10,5) üriner sistem, ve 8'i (%2,5) cerrahi işlem ve 4'ü (%1,3) dekübit ilişkili sekonder kan dolaşımı enfeksiyonu olarak belirlenmiştir. ESBL pozitif enfeksiyonlarda malignite;kolistin dirençli enfeksiyonlarda solunum yetmezliği, malignite ve sepsis; karbapenem dirençli enfeksiyonlarda ise hemodiyaliz ve TPN anlamlı risk faktörleri olarak saptanmıştır. ESBL+kolistin+karbapenem direncinin bir arada bulunduğu hastalarda ise hemodiyaliz ve son 3 ayda kolistin kullanumı anlamlı yüksek bulunmuştur. Her üç direnç fenotipinde de son 3 ayda antibiyotik kullanımı ve uzun yatış süresi istatistiksel olarak önemli risk faktörü olarak tespit edilmiştir. Bu direnç fenotiplerini gösteren suşların çoğu diğer antibiyotiklere de dirençli bulunmuştur. Bakteri türleri arasında ise en yüksek direnç oranları Klebsiella spp. suşlarında saptanmıştır. Çok değişkenli regresyon analizlerinde uzun yatış süresi, malignite ve pürülan endotrakeal sekresyon ESBL direnci; solunum yetmezliği, tigesiklin kullanma öyküsü ve uzun yatış süresi kolistin direnci; altta yatan nörolojik hastalık, hemodiyaliz ve tigesiklin kullanma öyküsü karbapenem direnci için bağımsız risk faktörleri olarak tespit edilmiştir. Herhangi bir direnç fenotipinin olduğu enfeksiyonlarda ise uzun yatış süresi, malignite, nörolojik hastalık, böbrek hastalığı ve tigesiklin tedavisi bağımsız risk faktörü olarak bulunmuştur. Sonuç: KDE mortalitesi yüksek olan bir enfeksiyondur. EKDE etkeni bakterilerde, başta Klebsiella spp. olmak üzere, antibiyotik direnci yüksektir. Bu durum tedavisi güç olan enfeksiyonlara neden olmaktadır. Direnç gelişiminin önlenmesi için öncelikle rasyonel antibiyotik kullanımına önem verilmelidir. Hastanelerde etkin enfeksiyon kontrol önlemleri alınmalıdır. Hastane yatış süresi mümkün olduğunca kısa tutulmalıdır. Enfeksiyon gelişmesi durumunda ise önceki antibiyotik kullanımı, komorbidite, epidemiyolojik ve klinik özellikler bir arada değerlendirilerek en uygun tedavi, en uygun sürede verilmelidir. Antibiyogram sonuçlarına göre tedavide de-eskalasyon yapılması ihmal edilmemelidir. Anahtar Kelimeler: Enterobacterales, kan dolaşım enfeksiyonu, ESBL direnci, kolistin direnci, karbapenem direnci.