Lisfrank kırıklı çıkıklarında selektif tespit yöntemleri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NEBİ KÖKSAL YAZGAN

Danışman: Emre BACA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Yaralanmaların çeşitliliği nedeniyle, tüm Lisfrank yaralanmalarının tedavisinde kanıta dayalı tek bir protokol bulunmamaktadır. Cerrahi tedavinin amacı optimal anatomik redüksiyon ve tarsometatarsal eklemin stabilitesidir. Tarsometatarsal kırıklı çıkıklarda instabil olan eklem redükte edildikten sonra tespit sağlanmaktadır. Tarsometatarsal eklemde selektif tespit ile ilgili literatürde yapılmış bir çalışma bulunmamaktadır. Çalışmanın amacı lisfrank kırıklı çıkıkları cerrahi tedavisinde selektif tespit yöntemlerini incelemek ve fonksiyonel sonuçları araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Cerrahi tedavi endikasyonu olup cerrahiden sonra en az 1 yıl geçmiş olan, tüm yaş gruplarındaki Lisfrank kırıklı çıkık tanısı olan 49 hasta çalışmaya dahil edildi. Lisfrank eklem yaralanması sebebiyle konservatif yöntemlerle tedavi edilmiş hastalar çalışmaya dahil edilmedi. Hastalar demografik bilgiler, kırık tipi, ek yaralanma,ameliyat şekli,kullanılan implant,vida yönelimi,ameliyat süresi,ameliyata alınma süresi,post operatif komplikasyonlar ve yürüyüş paterni ile incelenerek AOFAS,MOXFQ VE VAS skorlarıyla fonksiyonel sonuçlar açısından değerlendirildi. Bulgular: Çalışma %38,8'i (n=19) kadın ve %61,2'si (n=30) erkek olmak üzere toplam 49 olguyla yapılmıştır. Katılımcıların ortalama AOFAS skoru 82,19±11,99 olarak; MQSFO katılımcıların ortalama MQSFO skoru 17,02±13,24 olarak; katılımcıların ortalama VAS skoru 3,31±1,65 olarak saptanmıştır. Yürüyüş paterni incelendiğinde; katılımcıların %87,5'inin (n=42) normal yürüyüş paternine sahip olduğu görülmüştür. KRİF ile tedavi edilen olgularda ARİF ile tespiti sağlanan olgulara göre posttravmatik artrit gelişiminin daha düşük düzeyde olduğunu bulunmuştur. Orta ayak artrozu olan olguların ameliyat süresi, orta ayak artrozu olmayanlardan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır (p=0,010; p<0,05). İmplantı kırılan olguların VAS skoru, implantı kırılmayanlardan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır (p=0,030; p<0,05). Sonuçlar % 95'lik güven aralığında, anlamlılık p<0.05 düzeyinde değerlendirildi. Sonuç: Selektif cerrahi tespit uyguladığımız olgularda fonksiyonel sonuçların değerlendirilmesi sonucu tedavinin ana belirleyicisinin instabilite saptanan eklemde anatomik redüksiyon sağlanması olması gerektiğini düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Lisfrank yaralanması,tarsometatarsal eklem,selektif tespit