Herhangi bir sebeple hastanede yatırılan süt çocuklarında anemi sıklığının ve etiyolojisinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KAYSERİ ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ELİFE SELİN ÖNEM

Danışman: Binnaz ÇELİK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZET Giriş ve Amaç: Süt çocukluğu, doğumdan itibaren 2 yaşına kadar olan dönemi kapsar. Bu dönemde bebekler hızla büyür ve gelişirler, bu nedenle beslenme ve sağlık ihtiyaçları oldukça önemlidir. Süt çocuklarında anemi, büyüme ve gelişmeyi olumsuz etkileyerek bilişsel ve motor gerilik, immün sistemde zayıflık, büyüme geriliğine neden olabilir. Anemik çocuklarda enfeksiyonlar daha sık ve şiddetli seyrederek hastaneye yatış oranlarını ve süresini artırır. Anemi, hemoglobin düzeyinin yaşa göre ortalamanın iki standart sapma altında olması olarak tanımlanır. Anemi, bir teşhis olarak değil, daha ileri araştırma gerektiren bir bulgu olarak değerlendirilmelidir. Çalışmamızda hastanemiz çocuk servislerinde herhangi bir sebeple yatırılan 4-24 ay arasındaki süt çocuklarında anemi sıklığı ile yaş, cinsiyet, doğum haftası, anne sütü alma süresi, ek gıdaya başlama yaşı, inek sütü tüketimi, yatış tanısı, altta yatan hastalık varlığı, önceki hastane yatış öyküsü, demir profilaksisi alımı, sigara maruziyeti, annenin gebelikte demir replasmanı kullanımı, hastanede yatış süresi ve eritrosit süspansiyonu transfüzyonu ihtiyacı arasındaki ilişkiyi saptamak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 01 Ocak 2023 ile 31 Aralık 2023 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kayseri Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları genel servislerine herhangi bir sebeple yatırılan 4-24 ay arası 445 infant dahil edildi. Mülteci süt çocukları anamnezde istenilen bilgilerin dil engelinden dolayı mevcut olamayacağı göz önünde bulundurularak çalışma dışı bırakıldı. Çocuk Hematoloji ve Onkoloji hastaları da hemogram parametrelerinin yanıltıcı olabileceği düşünülerek çalışmaya dahil edilmedi. Çalışmaya başlanmadan önce 04.06.2024 tarih ve 122 sayılı Kayseri Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Etik Kurulu onayı alındı. Hastaların yatış dosya kayıtları geriye dönük incelendi. Çalışmaya dahil edilen hastaların demografik verileri hasta dosyasından taranarak hazırlanan veri formuna kaydedildi. Aynı zamanda laboratuvar tetkiklerinden; tam kan sayımı parametreleri, C-reaktif protein, bakılmışsa demir, serbest demir bağlama kapasitesi, ferritin, B12 vitamini, folat değerleri de kaydedildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 445 hastanın 189'u kız (% 42.5), 256'sı (% 57.5) ise erkekti yaşları ortalama 12.62 ay (min-max:4-24 ay) idi. Anemi sıklığı % 37,8 olarak tespit edildi. Çocukların 136'sında (% 30.6) sigara maruziyeti vardı, sigara maruziyeti olan çocuklarda anemi sıklığı yüksekti ancak istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı. Annelerin % 83.6'sı gebelik sürecinde demir profilaksisi almıştı. Anneleri demir profilaksisi almayan çocuklarda anemi sıklığı bir miktar daha yüksekken, annesi demir profilaksisi alan çocuklarda anemi sıklığı anlamlı olarak düşüktü. Anne sütü alan 430 bebeğin anne sütü alma süresi yaklaşık 10 aydı. Anemisi olan süt çocuklarında anne sütü alma süreleri anemisi olmayan çocuklara göre daha uzundu. Anemisi olan ve olmayan süt çocuklarında ek gıdaya başlama ayı arasında anlamlı bir fark yoktu. İnek sütü alma oranı % 26.1'di ve anemi ile anlamlı bir ilişki gözlenmedi. Altta yatan kronik hastalık varlığı ve daha önceden hastaneye yatış öyküsü ile anemi sıklığı arasında anlamlı bir ilişki görülmedi ancak hastaneye yatış gün sayısı anemisi olan çocuklarda anlamlı olarak yüksekti. Anemisi olan çocuklarda hemoglobin, MCV, RBC ve RDW-cd değerleri belirgin olarak düşüktü fakat WBC, Plt, MPV, serum demir ve SDBK anemisi olan ve olmayan çocuklar arasında anlamlı bir farklılık göstermedi. C-reaktif protein, anemisi olan çocuklarda anlamlı olarak daha yüksek iken serum B12 ve folat düzeyleri anemisi olan çocuklarda anlamlı olarak düşüktü. Ferritin düzeyi anemisi olan çocuklarda daha düşük bulunsa da fark istatistiksel olarak anlamlı değildi. Sonuç: Pediatrik hastalarda anemi, kısa ve uzun vadede ciddi sonuçlara yol açabilen önemli bir sorundur; ancak genellikle kolayca önlenebilir. Bu nedenle, etiyoloji tespit edilip tedaviye en kısa sürede başlanmalıdır. Yatış süreleri mümkün olduğunca kısa tutulmalı ve anemiye yol açabilecek invazif işlemlerden kaçınılmalıdır. Kronik hastalık veya eşlik eden hastalıkları olan hastalar dikkatlice anamnez ile değerlendirilmelidir; altta yatan kronik hastalık veya enfeksiyona bağlı anemi olasılığı göz ardı edilmemelidir. Ayrıca, pediatristlerin ve ebeveynlerin, çocukların sağlıklı beslenmesi ve demir takviyesi konularında bilinçlendirilmesi, anemi ile mücadelede önemli bir adımdır. Anahtar Kelimeler: süt çocuğu, anemi, hospitalizasyon