Renal hücreli karsinomda tümöral ve peritümöral bilgisayarlı tomografi texture analizinin patoloji ve prognoz öngörmedeki rolü


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DR. ABDURRAHMAN YURTASLAN ONKOLOJİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EZGİ TOPDAĞI

Danışman: Burcu SAVRAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çalışmanın amacı, Renal Hücreli Karsinomlarda (RHK) tümör alanı ile peritümöral alandan elde olunan BT texture verilerinin hastaların histopatolojik alt tip, nükleer grade ve prognozunu öngörmedeki tanısal öneminin saptanması ve tartışılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Retrospektif olarak yapılan bu çalışmaya, 2014-2021 yılları arasında hastanemizde nefrektomi operasyonu olan ve histopatolojik olarak RHK tanısı doğrulanan 67 hasta dahil edilmiştir. Çalışmada operasyon öncesi döneme ait 16 dedektörlü BT cihazı ile portal fazda elde edilen aksiyel görüntüler kullanılmıştır. Texture analizi LIFEx-7.2.0 programı aracılığı ile yapılmış olup segmentasyon işleminde her lezyona ait tümör alanı, tümöre komşu böbrek parankim alanı (Prenal) ve tümöre komşu perirenal yağ doku alanı (Pfat) olmak üzere üç farklı VOI (Volume of Interest) manuel olarak belirlenmiştir. Lezyonların histopatolojik alt tip ve nükleer grade sonuçları ile texture verileri arasındaki korelasyon Mann-Whitney U testleri ve ROC analizi kullanılarak değerlendirilmiştir. Bir yıllık izlem süresinde progresyonsuz sağ kalım ve genel sağ kalım incelemeleri yapılmış olup, istatistiksel anlamlılık düzeyinde tek değişkenli ve çok değişkenli Cox regresyon kullanılmıştır. Bulgular: Çok değişkenli logistik regresyon analizi sonucu oluşturulan modele göre; tümör alanında GLCM-Joint Variance ve GLSZM-High Gray Level Zone Emphasis özelliklerinin %89.6 doğruluk oranı ile Berrak hücreli RHK varlığını tahmin edebildiği gösterildi. Nükleer grade'in öngörülmesinde tümör alanında birçok texture özelliğinin yüksek tanısal performans gösterdiği saptandı (AUC≥0.80, p 0.60, p<0.05). Pfat alanda Prenal alana kıyasla daha fazla sayıda texture özelliği ile istatistiksel olarak anlamlı farklılık izlendi. Tümör alanında morfoloji-Volume ve Pfat alanda histogram-Maximum Gray Level özelliğinin 1 yıllık progresyonsuz sağ kalımı ve genel sağ kalımı öngören bağımsız prediktörler olduğu saptandı. Ayrıca üç farklı alandan elde edilen birçok texture özelliği progresyon ve sağ kalım öngörülmesinde istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar vermektedir. Sonuç: Operasyon öncesi dönemde tümör alanı ve peritümöral alanlardan elde olunan BT texture verilerinin patoloji sonucunu ve sağ kalımı öngörmede tanısal performansının yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca peritümöral alanlardan Pfat alanda Prenal alana kıyasla tümöre ait patoloji ve sağ kalım bilgisi ile daha fazla istatistiksel anlamlı ilişki elde edilmiştir. İnvaziv olmayan bir method olarak tedavi öncesi dönemde tümöral ve peritümöral alanların birlikte BT texture analizi ile değerlendirilmesi patoloji ve sağ kalım bilgilerinin öngörülmesinde anlamlı sonuçlar vermekte olup hastalara en uygun teröpatik yaklaşımın belirlenmesine ışık tutmaktadır. Anahtar kelimeler: BT, Renal hücreli karsinom, Texture, Segmentasyon