Parapnömonik efüzyonu olan hastalarda, sistemik inflamatuar yanıt indekslerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR DR. BEHÇET UZ ÇOCUK HASTALIKLARI VE CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CEREN AKDAĞ

Danışman: Hurşit APA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Parapnömonik efüzyon (PPE) ve ampiyem, çocuk hastalarda pnömoni komplikasyonu olarak görülen önemli patolojilerdir. Bu çalışma ile, sistemik inflamatuar belirteçlerin, bu iki klinik tabloyu ayırt etmedeki etkinliği araştırılarak, klinik pratikte kullanılabilecek, güvenilir, hızlı ve non-invaziv bir tanı aracı olup olamayacağını ortaya koymak hedeflenmektedir. Bu konuda yapılan araştırmalar sınırlıdır ve mevcut veriler, klinik karar sürecini destekleyecek daha hassas ve spesifik biyobelirteçlerin gerekliliğine işaret etmektedir. PPE ve ampiyem ayrımında, sistemik inflamatuar belirteçlerin kullanılabilirliğinin doğrulandığı durumda, çocuk hastaların tanı süreçlerinde daha az invaziv işleme maruz kalacağı öngörülmektedir. Gereç ve Yöntem: 1 Ocak 2013 – 1 Ağustos 2024 tarihleri arasında klinik olarak pnömoni saptanmış, ultrasonografi (USG) ile plevral efüzyon olduğu doğrulanmış, çocuk acil, çocuk enfeksiyon, çocuk cerrahi, büyük çocuk, süt1, genel pediatri, kardiyoloji ve palyatif servisinde yatışı yapılmış, 3 ay-18 yaş aralığında olan, plevral efüzyona sebep olabilecek ek hastalığı bulunmayan hastalar yer almıştır. Çalışmamızdaki 200 olgu, başvuru sırasında ultrasonografi bulgularına göre 3 gruba ayrılarak, inflamasyon belirteçlerinin gruplar arası değişimi değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmamızdaki 200 olgunun 51'i komplike PPE, 149'u basit PPE grubunda yer aldı. Komplike PPE grubunun, başvuru öncesi şikayetlerinin süresi ve başvuru sonrasında hastane yatış süresi basit PPE grubundan daha uzun saptandı. Komplike PPE grubunda C-Reaktif Protein (CRP), Eritrosit Sedimantasyon Hızı (ESH), lökosit sayısı, absolu nötrofil sayısı (ANS), absolu lenfosit sayısı (ALS), Sistemik İmmün-İnflamasyon İndeksi (SII) ve Sistemik İnflamatuar Yanıt İndeksi (SIRI) değerleri anlamlı şekilde yüksek saptandı. Belirteçler arasında en yüksek duyarlılığın %70,6 ile CRP'ye ait olduğu görüldü. Komplike PPE'yi basit PPE'den ayırmak için en iyi kesme değeri SII için 1660,90x109/L, SIRI için 4,55x109/L olarak saptandı. SII için duyarlılık %58,8 özgüllük %58,4 iken, SIRI için duyarlılık %64,7, özgüllük %64,4 olarak görüldü. Sonuç: Çalışmamız, komplike parapnömonik efüzyonun erken teşhisinde ve tedavi süreçlerinde biyobelirteçlerin kritik bir role sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle, SII ve SIRI'nin, geleneksel inflamasyon belirteçlerine ek olarak klinik pratiğe entegre edilmesi, komplike vakaların erken dönemde tespit edilmesine ve hasta yönetiminde daha etkili stratejiler geliştirilmesine olanak tanıyabilir. Bunun yanı sıra, araştırmamızda, klasik inflamasyon belirteçleri ile yeni biyobelirteçlerin bir arada değerlendirilmesinin, inflamasyonun ciddiyetini belirlemede daha anlamlı sonuçlar elde edilmesini sağladığı görülmüştür.