Advanced glycosylated end products (AGEP) düzeylerinin ıntrauterin ınsemination (IUI) başarısını öngörmekteki başarısının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CEYDA ZEYREK ÇALIOVA
Danışman: Özlem UZUNLAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Obezite ve infertilite son yıllarda insidansları giderek artan sosyal, psikolojik ve tıbbi açıdan birçok olumsuzluğa sebebiyet veren iki önemli halk sağlığı sorunudur. Advanced Glycosylated End Products (AGEP)'lar da birçok farklı hastalık ve komplikasyonun patofizyolojisinde yer aldığı son yıllarda kanıtlanmaya başlanmış glikozilasyon yolağı son ürünleridir. Biz de çalışmamızda hastanemiz infertilite kliniğine başvuran ve İntrauterin inseminasyon (IUI) uygulanan çiftlerde obez/obez olmayan hasta gruplarında gebelik başarısını predikte eden serumda ve erkek semeninde ölçülen belirli bir AGEP düzeyi var mıdır sorusuna cevap aradık. Gereç ve yöntem: Çalışmamıza, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Şehir Hastanesi İnfertilite Kliniği'nde Nisan 2021-Haziran 2022 tarihleri arasında infertilite tanısı konan ve IUI işlemi uygulanan 125 çift dahil edilmiştir. Hastaların menstrual siklusun 3.günü FSH, LH, Estradiol, AMH ve Prolaktin değerleri, TSH, serbest T3, T4 seviyeleri ve açlık kan şekeri gibi laboratuvar ölçümleri yapılmış, hastaların yaşları, infertilite süreleri, infertilite nedenleri, eğitim düzeyleri, sistemik hastalık tanılarının (hipertansiyon, diyabet, vaskülopati vb) olup olmaması ve sigara, alkol ve antioksidan/vitamin kullanımı sorgulanmış, boy, kilo, bel, kalça ve tansiyon ölçümleri yapılmış, BMI'ları hesaplanmıştır. Kadın hastalardan sadece kan ve erkek hastalardan kan ile semen örnekleri toplanmış ve bu örneklerde AGEP düzeyleri çalışılmıştır. IUI işlemi sonrası gebelik başarısı ise pozitif betaHcg sonucunun görülmesi esas alınarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Araştırmamız neticesinde IUI uygulanan hastalar kadın ve erkek cinsiyette obez/obez olmayan şeklinde incelendiğinde işlem sonrası gebelik başarısı ile kan ve semen AGEP düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Obezite faktörü dışlandığında da benzer şekilde gebelik başarısı ile AGEP düzeyleri arasında anlamı bir ilişkiye rastlanmamıştır. Fakat semen AGEP düzeyleri ile metabolik sendrom, bozulmuş glikoz toleransı ve HDL düşüklüğü arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Ek olarak erkek infertilitesi tanısı olan hastalarda sperm konsantrasyonları ile kan AGEP düzeyleri arasında negatif bir korelasyon olduğu bulunmuştur. Ayrıca hiç sigara içmemiş hastalarda kan ve semen AGEP değerleri ilginç şekilde daha yüksek, antioksidan ve/veya vitamin kullanan erkeklerde beklenilen şekilde semen AGEP değerleri daha düşük saptanmıştır. İnfertilite nedenleri ile AGEP düzeyleri kıyaslandığında anlamlı olmamakla birlikte endometrioma tanısı olan kadınlardaki AGEP düzeyleri de diğer infertilite nedenlerine sahip kadınlardaki AGEP düzeylerine kıyasla yüksek bulunmuştur. Diğer infertilite nedenleri, hastaların yaşları, infertilite süreleri, laboratuvar değerleri, hipertansiyon, diyabet gibi sistemik hastalık tanıları ve vücut ölçüleri ile AGEP düzeyleri arasında da anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Sonuç: Araştırmamız neticesinde IUI uygulanan obez hastalarda işlem sonrası gebelik başarısını öngörmede kan ve semen AGEP düzeylerinin yetersiz olduğu sonucuna ulaşılsa da metabolik sendrom, bozulmuş glikoz toleransı, HDL düzeyleri, antioksidan/vitamin kullanımı ve sigara içiciliği ile özellikle erkek infertilitesi arasında anlamlı sonuçlar elde edilmiştir. Bu sonuçlar neticesinde kadın infertilitesinde ve obezlerde görülen infertilitede erkek infertilitesine kıyasla gebelik başarısını öngören daha kompleks mekanizmaların ya da parametrelerin rol oynayabileceği düşünülmüştür. Bu nedenle AGEP'lerin kadın infertilitesi üzerine olan etkileri doğrudan saptanamıyor olabilir. Ayrıca hiperglisemi, dislipidemi, oksidatif stres ve antioksidan mekanizmalardan erkek fertilite fonksiyonlarının ve sperm parametrelerinin doğrudan etkilenebildiği, glikozilasyonun bozulduğu erkek infertilitesi olgularında IUI tedavilerine yanıtın diğer hasta gruplarına göre daha iyi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak, AGEP, infertilite ve obezite üzerine yapılacak, infertilite patogenezini aydınlatmaya ve infertilite tedavilerinin başarısını arttırmaya yönelik kapsamlı araştırmalara ihtiyaç duyulduğu ve araştırmamızın literatüre bu yönde katkılar sunduğu açıktır.