Şizofreni hastalarında GLP-1,DPP-4,ghrelin düzeylerinin klinik belirtiler, depresyon ve intihar olasılığıyla ilişkisinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BEYZANUR BİRİNCİ

Danışman: Güliz ŞENORMANCI

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı, şizofreni tanılı bireylerde serum glukagon benzeri peptid-1 (GLP-1), dipeptidil peptidaz-4 (DPP-4) ve ghrelin düzeylerinin klinik belirtiler, depresyon ve intihar olasılığı ile ilişkisini araştırmaktır. Yöntem: Bu çalışmaya 1 Ekim 2024 ile 1 Temmuz 2025 tarihleri arasında S.B.Ü. Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi psikiyatri polikliniğine başvuran şizofreni hastaları dahil edilmiştir. Çalışmaya 18-65 yaş arasında, okuryazar, çalışma için gönüllü olan, DSM-5 tanı kriterlerine göre şizofreni tanısı almış 66 hasta (33'ü depresyon eş tanılı) ve yaş, cinsiyet ve sosyodemografik özellikler açısından benzer 33 sağlıklı gönüllü olmak üzere toplam 99 birey dahil edilmiştir. Diabetes mellitus ,metabolik sendrom, kardiyovasküler hastalık, malignite, nörodejeneratif hastalık, demans,alkol madde kullanım bozukluğu, yeme bozukluğu tanılarına sahip olan hastalar, zihinsel yetersizlik ya da yazılı onay vermeye engel olabilecek ağır nörobilişsel bozukluk ve/veya ağır bir nörolojik hastalığa sahip olan hastalar çalışma dışı bırakılmıştır. Katılımcılara sosyodemografik veri formu doldurulmuştur.Şizofreni hastalarında depresif semptomların belirlenmesi için Calgary Şizofrenide Depresyon Ölçeği (CDÖ) kullanılmıştır. Ayrıca hastalara Pozitif ve Negatif Sendrom Ölçeği (PANSS), Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği (HDÖ) ve İntihar Olasılığı Ölçeği (İOÖ) uygulanmıştır. Katılımcılardan alınan serum örneklerinde GLP-1, DPP-4 ve ghrelin düzeyleri ölçülerek gruplar arasında karşılaştırılmıştır. Bulgular:Gruplar arasında yaş, cinsiyet ve eğitim düzeyi açısından anlamlı bir fark saptanmamıştır (F = 0,78, p = .461). Açlık kan şekeri (AKŞ) değerleri, hem şizofreni hem de şizofreni+depresyon gruplarında kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p = 0,005). PANSS, CDÖ, HDÖ ve İOÖ puanları, şizofreni+depresyon grubunda diğer gruplara göre anlamlı derecede yüksek saptanmıştır (p < 0,001). Serum GLP-1 düzeyleri, şizofreni+depresyon grubunda sağlıklı kontrollere kıyasla anlamlı olarak düşük bulunmuştur (p = 0,007). Çok sınıflı ROC analizi, GLP-1'in şizofreniye eşlik eden depresyonu ayırt etmede orta düzeyde bir tanısal değere sahip olduğunu göstermiştir (AUC=0,650; p=0,008). DPP-4 düzeyleri ise şizofreni+depresyon grubunda hem şizofreni hem de kontrol gruplarına göre anlamlı düzeyde düşük saptanmıştır (p < 0,001). ROC analizinde DPP-4 için şizofreniye eşlik eden depresyonu ayırt etmede yüksek tanısal değere sahip olduğu (AUC=0,816; p<0,001) görülmüştür. Ghrelin düzeyleri açısından gruplar arasında anlamlı fark bulunmamıştır (p = 0,275). Bununla birlikte yapılan korelasyon analizlerinde, ghrelin düzeyleriyle depresyon ve intihar olasılığı puanları arasında pozitif yönde ilişki saptanmıştır. Şizofreni grubunda Ghrelin ile CDÖ puanları arasında pozitif korelasyon (rho=0,353, p=0,041) ve kontrol grubunda Ghrelin ile HDÖ puanları arasında pozitif korelasyon (rho=0,514, p=0,002) bulunmuştur. Sonuç:Elde edilen bulgular, azalmış serum GLP-1 ve DPP-4 düzeylerinin şizofreniye eşlik eden depresyonun patofizyolojisinde rol oynayabileceğini göstermektedir. Her iki parametre, özellikle DPP-4, şizofrenide depresyon eş tanısının belirlenmesinde potansiyel bir biyolojik belirteç olarak değerlendirilebilir. GLP-1 reseptör agonistleri ve DPP-4 inhibitörleri gibi ajanların nöropsikiyatrik belirtiler üzerindeki olası etkileri, şizofreni ve depresyonun biyolojik mekanizmalarını hedef alan yenilikçi tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesine katkı sağlayabilir. Ayrıca, ghrelin düzeyleri ile intihar olasılığı arasında doğrudan bir ilişki saptanamamış olmakla birlikte, korelasyon analizlerinde, ghrelin düzeyleriyle depresyon ve intihar olasılığı puanları arasında pozitif yönde ilişki saptanması, ghrelinin intihar davranışındaki olası düzenleyici rolünün farklı örneklem gruplarında ve daha duyarlı değerlendirme araçlarıyla incelenmesini bilimsel açıdan önemli hale getirmiştir. Anahtar Kelimeler: Şizofreni, Depresyon, GLP-1, DPP-4, Ghrelin, Biyobelirteç, İntihar olasılığı.