Subakut ve kronik dönem inmeli hastalarda yerçekimsiz ortamda yürüyüş bandı üzerinde yürüme egzersizleri ile su içi yürüme egzersizleerinin kardiyak fonksiyonlar üzerine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÜMMÜGÜLSÜM DOĞAN DURAN
Danışman: Koray AYDEMİR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:İnme; serebral enfarkt, intraserebral kanama ve subaraknoid kanama gibi santral sinir sisteminin vasküler kaynaklı akut fokal bir defisitidir ve dünyada özürlülük ve ölümün majör sebeplerindendir. Dünyada 60 yaş üzerindeki mortalitenin ikinci sıradaki sebebidir. Gelişmiş ülkelerde ise kardiyovasküler hastalıklar ve malignitelerden sonra üçüncü sıradaki ölüm nedenidir. Ülkemizde tüm yaş gruplarına bakıldığında ölüme neden olan hastalıklar içinde iskemik kalp hastalıklarından sonra ikinci sırada gelmekte olup, tüm ölümlerin %15'inden sorumludur. İnme sonrası mobilizasyonun azalması beraberinde kardiyak enduransta hızlı bir düşüşe sebep olmaktadır. Bu düşüşün inmeden sonraki ilk 6 ayda sağlıklı kontrollere göre %55 ila %75 arasında olduğu bildirilmiştir. Özellikle ilk aylarda %60'lara varan oranlardadır. Aerobik kapasitenin düşmesi bu hasta grubunda aterosklerotik morbidite ve mortalite artışını da beraberinde getireceğinden aerobik egzersiz planlaması önem kazanmaktadır. Bizim çalışmamızın da amacı aerobik egzersizin kardiyak endurans, fonksiyonellik ve denge parametrelerine katkı sağlayıp sağlamayacağı ve hangi tür aerobik egzersizin bu parametreler üzerine daha fazla katkısının olacağını araştırmaktır. Çalışmaya; hastalık süresi 3 ay ve daha uzun olan; cihazlı veya cihazsız, 10 metre bağımsız yürüyebilen; kognitif ve ortopedik olarak uygun durumda olan hastalar alındı. Hastalar anti gravite grubu (n=13), havuz grubu (n=13) ve kontrol grubu (n=13) olarak dağıtıldı. Hastaların tamamına 20 seans, 4 hafta boyunca konvansiyonel tedavi verildi. Havuz ve anti gravite tedavileri planlanan hastalara haftada 3 defa 45'er dakika aerobik egzersiz yaptırıldı. Hastaların tamamının tedavi öncesinde (0. hafta) ve tedavi sonrasında (4. hafta) Berg testi ile denge fonksiyonları, Barthel testi ile fonksiyonellik durumları; egzersiz tolerans testi ve 6 dakika yürüme testleri ile aerobik kapasite ölçümleri yapıldı. Çalışmayı 39 hasta tamamladı ve analiz edildi. Çalışmaya katılan hastaların yaş ortalaması 56,08; inme sonrası ortalama geçen süre 12,5 aydı. Hastaların tedavi öncesi değerlendirmelerinde üç grup arasında Barthel ve Berg skorları ile 6 dakika yürüme testi parametrelerinden istirahat kalp hızı, maksimum kalp hızı, Borg skoru ile egzersiz tolerans testi parametrelerinden istirahat kalp hızı, maksimum kalp hızı, test süresi, Borg skoru ve VO2 maksimum (max VO2) değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Tedavi öncesi 6 dakika yürüme testinde yürünen mesafe (p=0,048) ve egzersiz tolerans testinde elde edilen MET (p=0,01) değerlerinde gruplar arası fark vardı. Tedavi öncesi ve sonrası grup içi karşılaştırmalarda; havuz grubunda Barthel fonksiyonellik skorunda (p=0,016) ve 6 dakika yürüyüş testinde ulaşılan maksimum kalp hızı değerinde (p=0,025) anlamlı fark vardı. Anti gravite grubunun grup içi tedavi öncesi ve sonrası karşılaştırmasında ise 6 dakika yürüme testinde yürünen mesafe (p=0,004) ve egzersiz tolerans testinde ulaşılan maksimum kalp hızı (p=0,016), testi tamamlama süresi (p=0,007), MET (p=0,001) ve max VO2 (p=0,002) değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı fark vardı. Kontrol grubunda ise istatistiksel olarak anlamlı değişiklik olan tek parametre egzersiz tolerans testi Borg zorlanma derecesi idi (p=0,006). Berg denge skalasında tedavi öncesi ve sonrası karşılaştırmalarda hiçbir grupta anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Tedavi sonrası gruplar arası karşılaştırmada, 6 dakika yürüme testinde istirahat kalp hızında (p=0,037) ve kardiyopulmoner egzersiz testi MET değerinde (p=0,16) istatistiksel olarak anlamlı fark vardı. Sonuç parametrelerinin hastaların ne tür özelliklerinden etkilenmiş olabileceği ile ilgili yapılan çalışmada spastisite varlığında hastaların Berg denge skorlarındaki iyileşmenin daha iyi olduğu (p=0,009) ve iskemik inme geçirmiş olan hastalarda elde edilen max VO2 değerinin hemorajik inme tanılı hastalara göre daha yüksek olduğu (p=0,007) sonucuna vardık. Bu çalışma inme rehabilitasyonuna eklenecek olan aerobik egzersizin türü ve bu egzersizin yararlılığı ile ilgilidir. Mevcut bulgularımız ışığında hem anti gravite yürüme egzersizleri hem de su içi yürüme egzersizleri sonrası hastaların aerobik kapasitesinde artış olduğunu gösteren sonuçlar elde edilmiştir. Anti gravite grubunda birden çok parametrede istatistiksel olarak anlamlı iyileşmeler görülmüş olması anti gravite egzersizlerinin bu amaçla daha aktif olarak kullanılabileceği sonucuna vardırabilir. Ayrıca fonksiyonellik ölçütünde havuz grubunda anlamlı sonuçların elde edilmiş olması, rehabilitasyon hedeflerinin başında gelen fonksiyonelliğin artırılabilmesi için su içi egzersizlere önem verilmesi gerektiğini düşündürebilir.