Çocuk romatoloji kliniğinde izlenen ve tedavisinde biyolojik ajan kullanılan hastaların değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DR. SAMİ ULUS KADIN DOĞUM ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MERVE GÜVENOĞLU

Danışman: Fatma YAZILITAŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çocuk Nefrolojisi ve Romatolojisi Kliniği'nde izlenen ve tedavisinde biyolojik ajan kullanılan hastaların demografik, klinik ve laboratuvar özellikleri, tedavide kullanılan biyolojik ajanın etkinlik, güvenlik ve yan etkilerinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Hastalar ve Yöntem: T.C. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Nefroloji ve Romatolojisi Bölümü'nde 01.06.2007–01.06.2017 yılları arasında romatolojik hastalık tanısı ile izlenen 58 hastanın verileri retrospektif olarak dosya kayıtlarından incelendi. Hastaların yaşı, başvuru semptomları, hematolojik ve biyokimyasal tetkik sonuçları, eritrosit sedimentasyon hızı (ESH), serum C-reaktif protein (CRP), akciğer grafisi, "Pürified Protein Derivative" (PPD) testi değerlendirildi. Tedavide kullanılan biyolojik ajanlar, kullanım süreleri, etkinliği ve yan etkileri incelendi. Biyolojik ajanların etkinlik ve güvenliğinin değerlendirilmesi için tedavi öncesinde ve tedavinin 3. ayında akut faz proteinleri (ESH, CRP) karşılaştırıldı, olası enfeksiyonlar ve ilaç yan etkileri değerlendirildi. Tedavi yanıtı için Juvenil idiyopatik artrit (JİA) hastalarında "American College of Rheumatology Pediatric" (ACR Ped) 30, 50, 70 yanıtları, Ailevi Akdeniz Ateşi (AAA) hastalarında "Familial Mediterranean Fever" (FMF) 50 yanıtı değerlendirildi. Bulgular: Çalışmadaki 58 hastanın 42'si (%72.4) JİA, 16'sı (%27.6) AAA hastasıydı; 28'i kız, 30'u erkekti. Kırk iki JİA hastasının 5'ine (%11.9) AAA eşlik etmekteydi. Juvenil idiopatik artrit hastalarının 20'si (%47.6) kız, 22'si (%52.4) erkek; 16 AAA hastasının ise 8'i (%50) kız, 8'i erkek (%50) idi. Juvenil idiopatik artrit hastalarının tanı yaşı ortalaması 8.54±5.03 yıl, AAA hastalarının tanı yaşı ortalaması 5.51±3.09 yıl; yaş dağılımı 1-17.7 yıl idi. Hastaların tedavisinde kullanılan toplam 80 biyolojik ajandan 45'i (%56.2) anti-TNF ajan [31 etanercept (%68.9), 10 adalimumab (%22.2), 4 infliksimab (%8.9)], 23'ü (%28.8) anti IL-1 ajan [2 anakinra (%8.7), 21 kanakinumab (%91.3)], 12'si (%15) anti IL-6 ajan (tocilizumab) idi. Juvenil idiopatik artrit hastalarının (42 hasta) tedavisinde 61 biyolojik ajan (28 etanercept, 9 adalimumab, 3 infliksimab, 2 anakinra, 7 kanakinumab, 12 tocilizumab) kullanıldı. Juvenil idiopatik artrit hastalarında etanercept tedavisi ile hastaların %53.6'sında, tocilizumab tedavisi ile %83.3'ünde, adalimumab tedavisi ile %66.7'sinde, kanakinumab tedavisi ile %28.6'sında ACR Ped 70 yanıtı elde edildi. Juvenil idiopatik artrit hastalarında anakinra ve infliksimab tedavileri ile ACR Ped 70 yanıtına ulaşılan hasta yoktu. On altı AAA hastasında tedavide 19 biyolojik ajan (14 kanakinumab, 3 etanercept, 1 infliksimab, 1 adalimumab) kullanıldı. Etanercept tedavisi alan 3 AAA hastasının 1 (%33.3)'inde, adalimumab tedavisi alan 1 hastada ve kanakinumab tedavisi alan 14 hastanın 13 (%92.8)'ünde FMF 50 yanıtı elde edildi. İnfliksimab tedavisi alan bir AAA hastasında ise tedavi yanıtı alınamaması nedeni ile infliksimab tedavisi sonlandırılarak kanakinumab'a geçildi. Juvenil idiopatik artrit ilişkili üveit ile izlenen 6 hastanın tedavisinde toplamda 11 biyolojik ajan (2 etanercept, 3 infliksimab, 6 adalimumab) kullanıldı. Etanercept tedavisi alan 2 hastadan birinde yanıt alınamaması, birinde uzun dönemde tedaviye direnç gelişmesi ve infliksimab tedavisi alan 3 hastadan birinde yanıt alınamaması, birinde uzun dönemde tedaviye direnç gelişmesi ve birinde yan etki (anaflaksi) nedeni ile tedavi değişikliği yapılarak adalimumab'a geçildi. Adalimumab tedavisi alan 6 hastanın 3'ünde üveit kontrol altına alındı, 3'ünde ise kısmi yanıt elde edildi. Seksen biyolojik ajanın kullanımı sırasında toplamda olası 25 yan etki görüldü. En sık yan etki 7 hastada (%12) görülen üst solunum yolu enfeksiyonu ve 4 hastada (%6.9) görülen PPD testi pozitifliği ile tanı alan latent tüberkülozdu. Diğer yan etkiler ise alt solunum yolu enfeksiyonu (2 hasta), akut gastroenterit (1 hasta), diş absesi (1 hasta), lokal mantar enfeksiyonu (1 hasta), su çiçeği (2 hasta), herpes labialis (1 hasta), fasciola hepatica (1 hasta), lenfadenit (1 hasta), gastrit (1 hasta), anaflaksi (1 hasta), lenfopeni (1 hasta), supraklavikular lenfadenopati (1 hasta) idi. Görülen yan etkilerden sadece 1'i (anaflaksi %1.7) ilaç değişikliği yapılmasına neden olmuştur. Sonuçlar: Klasik tedavi yöntemleri ile yanıt alınamayan, şiddetli seyreden, komplikasyon gelişen JİA ve AAA hastalarında biyolojik ajanların etkili olduğu görülmüştür. Ancak hastalık tanı ve alt grubuna, eşlik eden üveit, amiloidoz gibi durumlara göre hangi biyolojik ajanın tercih edilmesi gerektiği ve ilaçların uzun dönem güvenilirliği hakkında yeterli çalışma yoktur. Pediatrik romatolojide tedavide biyolojik ajanların kullanılması, yeni bir konu olması nedeni ile hastaların yan etki açısından yakın izlemi ve bu konuda daha uzun süreli izleme dayanan, büyük hasta grupları ile yapılacak randomize kontrollü çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Ailevi akdeniz ateşi, Juvenil idiyopatik artrit, Biyolojik ajan, Etanercept, Adalimumab, İnfliksimab, Kanakinumab, Anakinra, Tocilizumab