Spinal anestezi uygulanan geriatrik hastalarda internal juguler ven ultrasonografisinin hipotansiyonu öngörmede etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DR. ABDURRAHMAN YURTASLAN ONKOLOJİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYLİN NİL GÜLTEKİN

Danışman: Güldeniz ARGUN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı geriatrik hastalarda spinal anestezi sonrası gelişebilecek hipotansiyonu erken dönemde öngörebilmek ve önlenmesine katkı sağlamak için, intravasküler hacmin, noninvaziv ve kolay uygulanabilir bir yöntem olan internal juguler ven (İJV) ultrasonografisi ile incelenmesinin hipotansiyonu öngörmedeki etkinliğini incelemektir. Gereç ve Yöntem: Çalışma prospektif, gözlemsel olarak planlandı. Etik Kurul onamı ve bütün hastalardan bilgilendirilmiş onam alındıktan sonra, 65 yaş ve üzeri, ASA I-III (American Society of Anesthesiologists), spinal anestezi altında cerrahi uygulanacak 85 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastalar preoperatif dönemde değerlendirildi; yaş, cinsiyet, boy, kilo, ASA sınıfı, eşlik eden hastalıklar, kullanılan ilaçlar, planlanan cerrahi tipi, hastaların kan basınçları (sistolik, diyastolik ve ortalama) kaydedildi. Supin pozisyonda İJV çap ve alan ölçümleri ultrasonografi ile gerçekleştirildi. Kollapsibilite indeksi (%) ise maksimum ve minimum çap veya alan değerleri kullanılarak hesaplandı. Ameliyathane odasında hastalara periferik intravenöz olarak yerleştirilen bir kanül yardımıyla 10 ml/kg/saat hızında izotonik NaCl infüzyonu başlatıldı. Bütün hastalar non-invaziv kan basıncı, beş derviasyonlu elektokardiyogram ve nabız oksimetresi ile monitörize edildi. Spinal anestezi, oturur pozisyonda iken, 10–12.5 mg %0,5 hiperbarik bupivakain (0,1 ml/sn) ile uygulandı. Sonrasında hastalar supine pozisyona alındı, duyusal ve motor blok seviyeleri belirlendi. Operasyon süresince sistolik, diyastolik ve ortalama arteriyel basınçlar ile kalp hızı, belirli aralıklarla kaydedildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 85 hastanın 47'sinde (%55.3) spinal anestezi sonrası hipotansiyon gelişti, 38 hastada ise (%44.7) hipotansiyon gelişmedi. Hipotansiyon gelişen hastaların VKİ (Vücut Kitle İndeksi) ve preoperatif sistolik kan basıncı değerleri anlamlı yüksek bulundu (p=0.020, p=0.001). Yaş, boy, kilo, cinsiyet, ASA skoru ve cerrahi tipinde gruplar arasında fark gözlenmedi. Maksimum İJV çapı ve alanı açısından gruplar arasında anlamlı fark yokken (p>0.05), minimum İJV çapı ve alanı hipotansiyon gelişen grupta anlamlı düşük bulundu (p<0.001). Hipotansiyon gelişen grupta kollapsibilite indeksleri ise anlamlı yüksek seyretti (p<0.001). ROC analizlerine göre İJV çapı ile hesaplanan kollapsibilite indeksi için eşik değer 43.50 (%91.7 ayırt edicilik; %87.2 duyarlılık; %86.8 özgüllük), İJV alanı ile hesaplanan için ise 48.56 (%98.0 ayırt edicilik; %95.7 duyarlılık; %94.7 özgüllük) olarak belirlendi. Sonuç: Çalışmamızda spinal anestezi uygulanan geriatrik hastalarda İJV ultrasonografisinin postspinal hipotansiyon riskini öngörmedeki rolü değerlendirildi. Bulgular, minimum İJV çapı ve alanının hipotansiyon gelişen hastalarda daha düşük, kollapsibilite indekslerinin ise daha yüksek olduğunu gösterdi. İlk 15 dakikada belirgin kan basıncı düşüşleri ve kalp hızı değişimleri, yakın hemodinamik takibin önemini ortaya çıkardı. Preoperatif İJV ölçümleri, post spinal hipotansiyon açısından riskli hastaların belirlenmesine katkı sağlayabilir ve erken tanı ile önleyici tedavi stratejilerini destekleyebilir.