Sarkomatoid karsinom hastalarında FDG PET-BT metabolik volümünün prognostik açıdan karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÜLŞEN GÖKTEPE
Danışman: Özlem ÖZMEN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:ÖZET Amaç Pulmoner sarkomatoid karsinomlar, iğsi veya dev hücrelerle karakterize bir sarkomatoid bileşen içeren çok çeşitli neoplazmaları kapsayan bronkopulmoner sistemin nadir tümörleridir. 2015 Dünya Sağlık Örgütü sınıflandırma sistemine göre, Puloner sarkomatoid karsinomlar; pleomorfik karsinom, dev hücreli karsinom, iğsi hücreli karsinom, karsinosarkom ve pulmoner blastoma olmak üzere beş patolojik alt tip içerir. Bu tümörler agresif, heterojen ve pleomorfizim nedeniyle kötü diferensiye olarak kabul edilir. Tümör hücrelerinin canlılığı ve metabolik görüntüleri bir glukoz analoğu olan ve hücre içinde metabolize olmadan tutulan flor-18 işaretli flor-2-deoksiglukoz sayesinde pozitron emisyon tomografide malign tümör hücrelerinin yüksek glukoz afinitesi ile alınabilmektedir. Pulmoner sarkomatoid karsinomlarda Pozitron Emisyon Tomografisi- Bilgisayarlı Tomografi' de lezyonlar genellikle periferik olup güçlü fiksasyona sahiptir ve Flor-18 İşaretli Florodeoksiglukoz Pozitron Emisyon Tomografisi-Bilgisayarlı Tomografi' nin faydasına ilişkin çalışmaların sayısı oldukça sınırlıdır. Bu çalışmada, merkezimizde tanı ve tedavi uygulanmış Pulmoner sarkomatoid karsinomların klinik ve radyolojik özelliklerini, pozitron emisyon tomografisi-bilgisayarlı tomografi' de SUVmax ve metabolik volümün sağkalım üzerine etkisini ve patolojik tutulum ile korelasyonunu araştırmak amaçlanmıştır. Yöntem ve Gereç T.C. Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi' nde Ocak 2011 ile Aralık 2020 tarihleri arasında Pulmoner sarkomatoid karsinom nedeniyle 84 hasta tedavi ve takip edildi. Bu hastalardan 55 hastanın bilgilerine ulaşılmış olup çalışmamıza dahil edildi. Hastaların bilgisayar ortamındaki bilgileri ve arşiv dosyaları incelenerek operasyon anındaki yaşı, cinsiyeti, ek hastalık öyküsü, yatış süresi, yapılan operasyon, tümörün histopatolojik tanısı, hastalığın evresi, tümörün bulunduğu taraf, tümörün yerleşim yeri, plevral kalınlaşma, plevral temas, plevra invazyonu varlığı, Pozitron Emisyon Tomografisi-Bilgisayarlı Tomografi' de tümörün boyutu, SUVmax, SUVmean ve MTV değerleri, Pozitron Emisyon Tomografisi-Bilgisayarlı Tomografi' de lenf nodlarının tutulumu, milimetrik akciğer nodülleri, metastaz valığı, operasyon sonrası Kemoterapi/Radyoterapi öyküsü, lokal nüks, uzak organ metastazı, hastalıksız sağkalım ve genel sağkalım tespit edilmiştir. Dünya Sağlık Örgütü' nün 2015' te tekrar düzenlenen akciğer tümörleri histolojik sınıflaması esas alınarak hücre tipleri patoloğumuz tarafından belirlenip kaydedildi ve 8. TNM Evreleme Sistemine göre evrelenme yapılmıştır. Hastaların demografik özellikleri, tümörün özellikleri ve Pozitron Emisyon Tomografisi-Bilgisayarlı Tomografi değerleri ile nüks arasındaki ilişkiler istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Bulgular Çalışmaya 55 hasta dahil edilmiş olup, bu hastaların 40' ı opere edilebildi. 2 hasta evre 2B ve evre 1B olup operasyonu reddetmiş, 7 hasta evre 4B, 2 hasta evre 4A, 1 hasta evre 3B ve 3 hasta evre 3A olup neoadjuvan sonrası nüks geliştiği görüldü. Çalışmaya alınan 55 hastanın 44'ü (%80) erkek ve 11'i (%20) kadın olarak kaydedildi. Hastaların yaş ortalaması 64 olup en küçük yaşın 56, en büyük yaşın 72 olduğu tespit edildi. Çalışmaya alınan hastaların %58.2' sinde ek hastalık mevcuttu. Bu hastaların PET-BT' de ortalama SUVmax 13.83 (9.7-21.8), SUVmean 5.52 ( 4.4-7.7), MTV 71.8 (30.9-189) ve ortalama tümör boyutu 5.6 cm (3.7-7.6) olarak geldi. Opere edilen 40 hastanın Pozitron Emisyon Tomografisi-Bilgisayarlı Tomografi' de ortalama SUVmax 13.12 (9.4-21.2), SUVmean 5.29 (4.42-8.32), MTV 54.9 (29.4-137.3) ve tümör boyutu ortalama 5.25 cm (3.5-7) olarak geldi. Opere edilen hastalarda Pozitron Emisyon Tomografisi-Bilgisayarlı Tomografi' de metabolik aktivite tutulumlarının ( SUVmax, SUVmean ve MTV) genel sağkalıma, hastalıksız sağkalıma ve nüks açısından anlamlı ilişkisi bulunmadı. Opere edilen hastaların 22' sinde lenf nodu tutulumu olup bunlardan 16' sı N1' sı ve 6' sı N2 lenf nodları idi. Genel sağkalımda PET-BT' de lenf nodu tutulumu anlamlı bulunmadı ancak hastalıksız sağkalımda PET-BT' de N1 lenf nodu tutulumu anlamlı geldi (p: 0.025). Postoperatif lenf nodu tutulumlar N1'in (n: 13) genel sağkalım ve hastalıksız sağkalıma etkisi anlamlı bulundu ( sırasıyla p: 0.01, p: 0.027). Postoperatif N2 lenf nodu tutulumu olan 5 hastanın ise genel sağkalım ve hastalıksız sağkalım açısından istatistiksel düzeyde anlamlı bulunmadı (sırasıyla p: 0.5, p: 0.6). Opere edilen hastaların 2' sinde (%5) lokal nüks, 14' ünde (%35) uzak organ metastazı ve 5'inde (%12.5) de hem lokal nüks hem de uzak organ metastazı görüldü. Tüm hastaların median takip süresi 24 aydı. Lokal nüksün genel sağkalıma etkisi istatistiksel olarak anlamlı (p: 0.04) olup hastalıksız sağkalımda anlamlı ilişkisi bulunmadı (p: 0.2). Uzak organ metastazının ise hem genel sağkalıma hem de hastalıksız sağkalıma etkisi istatistiksel olarak anlamlı bulundu ( sırasıyla p: 0.012, p: 0.003). Sonuç Sonuç olarak, tümör boyutları, histopatoloji, patolojik evre ve nüks paterni açısından Florodeoksiglukoz Pozitron Emisyon Tomografisi-Bilgisayarlı Tomografi' de metabolik aktivite tutulumları açısından hiçbir fark bulunmadı. TNM evresi, cerrahi rezeksiyon, lenf nodu invazyon, SUVmax, SUVmean ve MTV değerlerinin Pulmoner sarkomatoid karsinomda uzun süreli sağkalımı etkilemediği görüldü. Postoperatif lenf nodu tutlumu, lokal nüks ve uzak organ metastazlarının Pulmoner sarkomatoid karsinomda prognoza etkili olduğu görüldü. Anahtar Kelimeler: Dev hücreli karsinom, iğsi hücreli karsinom, pozitron emisyon tomografi, pulmoner sarkomatoid karsinom, pleomorfik karsinom, karsinosarkom, pulmoner blastoma, nüks, lenf nodu