Bipolar bozukluk hastalarında tıkınırcasına yeme bozukluğu ve gece yeme sendromu görülme sıklığı; klinik özellikler, kronotip ve işlevsellikle ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUSTAFA FAHRETTİN HABACI
Danışman: Aslı BEŞİRLİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bipolar Bozukluk-1 (BB-1) hastalarında tıkınırcasına yeme bozukluğu (TYB) ve gece yeme sendromu (GYS) görülme sıklığının değerlendirilmesi; sosyodemografik özellikler, klinik özellikler, kronotip ve işlevsellik ile ilişkilerinin değerlendirilmesini amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza; Şubat 2022-Nisan 2022 arasında Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Erişkin Psikiyatri Polikliniğine başvuran, 18-65 yaş arasındaki, DSM-5 görüşmesiyle Bipolar Bozukluk-1 tanısı alan, remisyonda olan 150 hasta alınmıştır. Araştırmaya dahil edilen hastalara; sosyodemografik veri formu, DSM-5 (Bipolar bozukluk tanısı için), SCID-5-CV (DSM 5 Eksen 1 Bozuklukları İçin Yapılandırılmış Klinik Görüşme), Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği (HDDÖ), Young Mani Derecelendirme Ölçeği (YMDÖ), Sabahlılık Akşamlılık Ölçeği (SAÖ), Yeme Bozukluğu Değerlendirme Ölçeği (YBDÖ), Gece Yeme Anketi (GYA) ve Kısa İşlevsellik Değerlendirme Ölçeği (KİDÖ) uygulandı. Bulgular: Çalışmaya dahil ettiğimiz 150 BB hastasının %12,6'sında (n=19) TYB tanısı, %18'inde (n=27) GYS tanısı saptanmış olup, %3,3 (n=5) hastada hem TYB hem de GYS tanısının birlikte olduğu görülmüştür. Hastaların VKİ ortalaması 29,25 ±4,80 olup, %38,6'sını obez ve morbid obez alt grupları oluşturmuştur. TYB (tanısı olanların olmayanlara kıyasla) ve GYS (tanısı olanların olmayanlara kıyasla) hastalarında; VKİ ortalaması, vücut ağırlığı, şu ana kadar ki en yüksek kilo değerleri ve akşamcıl kronotip oranları istatistiksel olarak yüksek, SAÖ toplam puanı ise düşük tespit edilmiştir. TYB tanısı olanlarda olmayanlara göre intihar girişimi varlığı, intihar girişimi sayısı, YBDÖ toplam ve tüm alt ölçek (Kısıtlama, Yeme Endişesi, Beden Şekli Endişesi, Kilo Endişesi) puanları, KİDÖ toplam, kişilerarası ilişkiler ve mesleki işlevsellik alt ölçek puanları istatistiksel olarak yüksek saptanmıştır. GYS tanısı olanlarda olmayanlara göre YBDÖ'nün toplam puanı ve Yeme Endişesi, Beden Şekli Endişesi, Kilo Endişesi alt ölçek puanları , GYA' nın toplam ve tüm alt ölçek puanları (Gece Yeme, Akşam Hiperfajisi, Sabah İştahsızlığı, Uyku Ve Duygudurum Bozukluğu), KİDÖ toplam, Kişilerarası ilişkiler, Mesleki İşlevsellik ve Boş Zaman Etkinlikleri alt ölçek puanları istatistiksel olarak yüksek tespit edilmiştir. Çalışmamıza katılan hastalarda KİDÖ toplam skoru ile SAÖ ölçek skoru arasında negatif, YBDÖ'nün yeme endişesi, beden şekli endişesi alt ölçek skorları arasında pozitif yönde korelasyon saptanmıştır. VKİ ile kullanılan ölçekler arasındaki korelasyonlara bakıldığında; VKİ ile KİDÖ toplam puan, mesleki işlevsellik alt ölçeği, GYA toplam puan, YBDÖ toplam puan, yeme endişesi ve kilo endişesi alt ölçek puanları arasında pozitif yönde anlamlı korelasyon saptanmıştır. Sonuç: Çalışmamızda elde edilen sonuçlar BB-1 ile TYB ve GYS eş tanılarının oldukça sık görülebileceği yönündedir. Hem TYB hem de GYS tanılı hastalarda kilo özellikleri (kilo, VKİ, maksimum kilo) daha yüksek, akşamcıl kronotip daha yaygındır. TYB tanılı hastalarda intihar girişim ve sayısı yüksek, yeme bozukluğu ve işlevsellikteki bozulma daha şiddetlidir. GYS tanılı hastalarda ise yeme bozukluğu ve işlevsellikteki bozulma daha şiddetlidir. Her iki tanı da yeme bozukluğu ve işlevselliği kötüleştirdiği için BB-1 hastalarında TYB ve GYS' nin erken fark edilmesi ve tedavi planlanırken göz önünde bulundurulması; hem primer psikopatolojinin daha etkin tedavi edilmesine hem de TYB ve GYS'ye ikincil gelişebilecek obezite gibi işlevselliği ve yaşam kalitesini düşürücü etkenlerin önlenmesinde fayda sağlayacaktır.