Şizofreni spektrum bozukluğunda elektrokonvulsif tedavi (EKT) öncesi ve sonrası kan serum kalsitriol düzeylerinin klinik özelliklerle ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY PROF. DR. MAZHAR OSMAN RUH SAĞLIĞI VE SİNİR HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SERHAT ŞAHİN
Danışman: Murat ERKIRAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu araştırmanın amacı, şizofreni spektrum bozukluğu (ŞSB) tanılı hastalarda EKT uygulaması sonrası kan serum kalsitriol düzeylerinde oluşabilecek değişimleri ve bunun klinik özelliklerle ilişkisini incelemektir. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya yatarak takip edilen ŞSB tanılı 82 hasta dahil edilmiştir. Hastalar, antipsikotik (AP) ilaç tedavisine ek olarak EKT uygulanan (n=43) ve sadece ilaç tedavisi alan (n=39) yaş açısından eşleştirilmiş iki gruba (AP+EKT-AP) ayrılarak karşılaştırılmıştır. Tüm hastalara sosyodemografik veri formu, Pozitif ve Negatif Sendrom Ölçeği, Klinik Global İzlenim Ölçeği ve Calgary Şizofrenide Depresyon Ölçeği uygulanmıştır. Hastaların kliniğe ilk yatış tarihlerinde kalsitriol, iyonize kalsiyum (ICA), fosfor (P), parathormon (PTH), böbrek fonksiyon testleri ve hemogram tetkikleri değerlendirilmiş; AP+EKT ve AP hasta gruplarında klinik remisyon sağlandıktan sonra aynı testler tekrarlanmıştır. EKT sonrası 3 saati geçmeyecek süre içinde alınan kan serum örneklerinden kalsitriol jelli tüplerde 2-8 santigrat derece transport ısısında muhafaza edilip, CLIA yöntemiyle IDS-ISYS cihazında çalışılmıştır. Bulgular: Araştırmamızda EKT uygulanan hasta grubunda sadece ilaç alan gruba göre kalsitriol düzeyleri tedavide geçen zamanla beraber farklılık göstermiştir. AP grubunda anlamlı olarak azalırken (p=0.000); EKT+AP grubunda anlamlı değişiklik olmamıştır. Erkeklerde ilk ölçüm ve son ölçümlerde kalsitriol değerleri kadınlara göre anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p=0.014 – p=0.003). Tüm hasta grubunu içeren ölçümlerde tedavi öncesi ve sonrası kalsitriol düzeyleri anlamlı derecede azalmıştır (p=0.000). EKT uygulanan grupta tedavi öncesi PANSS negatif alt ölçek puanlarının (p= 0.027), genel psikopatoloji alt ölçek puanlarının (p=0.003) ve CDS puanlarının (p=0.025) daha yüksek olduğu görülmüştür. Her iki grupta da tedavi sonrası PANNS'ın tüm alt ölçek skorlarında, CGI ve CDS puanları açısından anlamlı düzelme gözlenmiştir. Kalsitriol değerleri ile PTH, ICA, P değerlerinde AP ve EKT+AP grupları arasında tedavi öncesi ve sonrası anlamlı farklılık bulunmamıştır. EKT alan gruptaki hastaların hastanede yatış süreleri anlamlı olarak daha uzun saptanmıştır (p=0.000). Geçmişte EKT öyküsü olan hastaların şimdiki tedavi grubunda anlamlı düzeyde daha fazla sayıda EKT aldığı belirlenmiştir (p=0.005). Sonuç: Araştırmamızın sonuçları, sadece ilaç tedavisi alan hastalarda kalsitriol düzeylerinde meydana gelen anlamlı düşüşün EKT tedavisi uygulanan hastalarda tespit edilmediğini ve böylece EKT'nin kalsitriol düzeyleri üzerinde arttırıcı veya koruyucu etkisi olabileceğini düşündürmüştür. Kalsitriol ve şizofreni kliniği arasındaki ilişkiyi ve psikiyatride uzun süredir etkili bir tedavi yöntemi olarak kullanılan EKT'nin terapötik etki mekanizmasını anlamamızı sağlayacak biyobelirteç odaklı yaklaşımlarla ilgili daha fazla araştırmaya ihtiyacımız vardır.