Klinik örneklerden izole edilen klebsiella pneumoniae suşlarında virülans faktörlerinin fenotipik ve genotipik yöntemlerle araştırılması ve antibiyotik direnci ile ilişkilerinin incelenmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, TIBBİ MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İREM SERBEST

Danışman: Orhan BAYLAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada, klinik örneklerden izole edilen K. pneumoniae izolatlarının virülans faktörlerinin fenotipik ve genotipik yöntemlerle belirlenmesi ve antimikrobiyal ilaçlara karşı direnç durumuyla ilişkisinin incelenmesi hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 100 K. pneumoniae izolatı dahil edilmiş, izolatların tanımlama ve antimikrobiyal duyarlılık testleri VITEK-2 otomatize sistemi ile yapılmıştır. Kapsül ve alfa hemolizin üretimi, biyofilm oluşturma yeteneği ve hipermukoviskozite fenotipi özelliği fenotipik yöntemlerle incelenmiş; adezin (ycfM, mrkD, kpn), invazin (traT), siderofor (entB, iutA, fyuA, iroN) ve toksin (hlyA) genlerinin varlığı genotipik yöntemler kullanılarak araştırılmıştır. 100 izolat, yaygın ilaca dirençli (YİD), çok ilaca dirençli (ÇİD) ve duyarlı olmak üzere üç grupta incelenmiştir. Bulgular: Tüm izolatlarımızda kapsüle sahip olduğu ve biyofilm oluşturduğu bulunmuştur. Alfa hemolizin üretimi ve hipermukoviskozite fenotipi özelliği ise yalnızca sekiz suşta (%8) tespit edilmiştir. Adezin genlerinden ycfM %99, mrkD %97 ve kpn (%46); invazin genlerinden traT %2; siderofor genlerinden entB %96, iutA %79, fyuA %71, iroN %3 ve toksin genlerinden hlyA ise %2 oranında pozitif bulunmuştur. Sonuç: Çalışmamızda aerobaktin siderofor reseptör geni iutA'nın YİD ve ÇİD grupta anlamlı derecede fazla bulunduğu, traT virülans genine sahip iki izolatın da ÇİD grupta yer aldığı, kpn ve iroN geninin ÇİD ve duyarlı grupta bulunan izolatlarda daha fazla görüldüğü, bu nedenle antibiyotik direnci ile arasında negatif bir kolerasyon olabileceği sonucuna varılmıştır.