Yüksekte kalça çıkığı zemininde koksartroz gelişen hastalarda kısaltmalı ve kısaltmasız total kalça protezi yapılan hastaların klinik ve radyolojik sonuçlarının karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA KEÇİÖREN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ALİ TEOMAN EVREN
Danışman: Murat ALTAY
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Çalışmanın amacı, Crowe tip III ve IV gelişimsel kalça displazisi (GKD) hastalarında, subtrokanterik femoral kısaltma osteotomisi (STO) yapılıp yapılmamasına göre total kalça artroplastisinin (TKA) spinal, pelvik ve alt ekstremite dizilim değişkenleri üzerindeki etkisini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 2016-2020 yılları arasında kısaltmalı veya kısaltmasız TKA uygulanan, Crowe tip III ve IV GKD'li 39 hasta (dokuz çift taraflı, 30 tek taraflı, toplam 48 kalça) dahil edildi. Hastaların ileriye dönük olarak toplanan verileri geriye dönük olarak incelendi. Hastalar kısaltma yapılıp yapılmamasına göre iki gruba ayrıldı. Grup I'de kısaltmasız 26 hasta (24 tek taraflı, iki çift taraflı), Grup II'de ise kısaltmalı 13 hasta (altı tek taraflı, yedi çift taraflı) yer alıyordu. Sagital (sagital vertikal aks, lomber lordoz (L1-S1), torakal kifoz (T5-T12), sakral eğim, pelvik insidans, pelvik tilt) ve koronal (pelvik eğiklik, lomber skolyoz, koronal dengesizlik) spinal ve pelvik dizilim değişkenleri, alt ekstremite koronal dizilim değişkenleri (Q açısı, kalça-diz-ayak bileği açısı, mekanik aks deviasyonu, lateral distal tibial açı), hastaların bacak boyları (kemiksel, anatomik, işlevsel, klinik) ameliyat öncesi, ameliyat sonrası birinci ay (erken dönem) ve son (geç dönem) kontrollerde (ameliyat sonrası en az birinci yıl) ölçüldü. Bulgular: Otuz dokuz hastaya kısaltmasız veya kısaltmalı TKA uygulandı ve tüm hastalar en az 12 ay takip edildi. Her üç ölçümde de kısaltmasız gruba göre kısaltmalı grupta lomber lordoz (LL), sakral eğim (SE) ve pelvik eğiklik (PE) açıları daha yüksek bulundu (Kısaltmalı/kısaltmasız sırasıyla; LL ameliyat öncesi: 67,6/58,9 (p = 0.007), erken dönem: 63,8/57,5 (p = 0.001), geç dönem: 66,2/59,8 (p = 0.091); SE ameliyat öncesi: 45,4/41,7 (p>0.05), erken dönem: 48,8/45,5 (p>0.05), geç dönem: 44,9/42,7 (p>0.05) ve PE ameliyat öncesi: 7,4/3,5 (p = 0.12), erken dönem: 9,25/1,27 (p = 0.001), geç dönem: 8,4/0,3 (p 2 cm idi ve beş hastada tabanlık kullanımı gerekli oldu. Sonuç: GKD'li hastalarda LL ve SE değerleri standart sınırların dışındadır. Kalça ekleminin bozulmuş mekaniğinin rekonstrüksiyonu sagital spinal ve pelvik anatomiyi normalleştirmez, ancak koronal dizilimde iyileşmeler olabilmektedir. GKD'li hastalarda lomber dejeneratif problemlerin tedavisinde cerrahi uygulanacaksa hedef değer olarak sagital spinal ve pelvik dizilimin hastalığa özgü değerleri kullanılmalıdır. Kontrollü femoral çatlatma yöntemi ile Crowe tip III hastalarda işlevsel ve klinik bacak boyları dengelenebilir. Crowe IV hastalarda kısaltma uygulandığında BBE >2 cm olursa, pelvik eğiklik ve lomber skolyoz değerlerinde düzelme beklenmez. Anahtar Kelimeler: Yüksekte kalça çıkığı, koksartroz, erişkin GKD, gelişimsel kalça displazisi, Crowe III, IV, kısaltmalı, kısaltmasız, karşılaştırma, subtrochanteric femoral kısaltma osteotomisi