Çocuklarda metimazol tedavisine dirençli graves' hastalarında radyoaktif iyot (RAİ) tedavisine yanıtın değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HATİCE NUR KİRAZ
Danışman: Doğa TÜRKKAHRAMAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:1.Giriş ve Amaç Graves' hastalığında tedavi seçenekleri medikal tedavi, cerrahi tedavi ve radyoaktif iyot tedavisi şeklindedir. ATA 2016 uzlaşısı, çocuklar için iki yıllık anti-tiroid ilaç tedavisinin ardından remisyonun sağlanamadığı durumlarda alternatif tedavi seçeneklerini önermektedir. Radyoaktif iyot tedavisi ve tiroidektomi, kalıcı hipotiroidizmi sağlamak amacıyla Graves' hastaları için alternatif tedavi seçenekleridir. Araştırmanın amacı; çocuklarda metimazol tedavisi ile remisyon sağlanamayan Graves' hastalarında remisyonu etkileyen pozitif ve negatif faktörlerin incelenmesi, uygulanan radyoaktif iyot tedavisinin başarı oranı, olası yan etkilerini ortaya koymak ve radyoaktif iyot tedavisine gidiş sürecindeki predispozan faktörleri belirlemektir. 2.Gereç ve Yöntem 2016-2023 yılları arasında S.B.Ü. Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Endokrinoloji polikliniğinde Graves' hastalığı tanısı ile takip edilmiş metimazol ile remisyon sağlanmış 24 hasta ve metimazol tedavisi ile remisyon sağlanamayıp RAİ tedavisi alan 5 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların dosyaları bilgisayar kayıt sisteminden (MEDSARUS sistemi) incelenerek bilgileri kaydedildi. İstatistiksel analiz Statistical Package for Social Sciences (SPSS) ile yapıldı. 3.Bulgular Çalışmamızda, ort. yaş 12,6±3,8 iken Graves' hastalığının kızlarda daha sık idi (%82,75), kız/erkek oranı 4,8/1. Hastaların çoğunluğu pubertal dönemde başvurmuştu (%79,31). Remisyon grubunun %91,66'sı , RAİ grubunun ise %40'ı kızdı (p=0,024). Remisyon grubunun %12,5'i tanıda prepubertal dönemde iken RAİ grubununun %60,0'ı tanıda prepubertal dönemdeydi (p=0,046). sT3 değeri remisyon grubunda (ort. 10,31±6,61 ng/dL) anlamlı olarak düşük bulundu (p=0,028). Tedavi sırasında metimazol ile ilgili olarak sadece RAİ grubunda bir vakada minör bir yan etki (transaminaz yüksekliği) görülürken, ancak herhangi bir majör yan etki gözlemlenmemiştir. Remisyon grubunun tiroid volüm SDS değeri (ort. 4,16±3,47) düşük ve anlamlıydı (p=0,0404). ROC analizi sonucunda, RAİ tedavisi gereksinimini öngörmek için tiroid volümü SDS optimal cut-off değeri 10,52 olarak belirlenmiştir. Cut-off değeri 10,52 SDS'nin altında olan hastalarda metimazol tedavisi ile remisyon sağlanabileceği gösterilmiştir. Metimazol ile remisyona girmeyen 5 vakada RAİ tedavisi tercih edilmiştir. RAİ tedavisi uygulanan vakaların RAİ süresi ort. 3,6±0,9 yıl olup, tedavi sırasında RAİ dozu ort. 5,7±2,9 mCi (gram tiroid dokusu başına 150-175 µCi arasında) idi. Çalışmamızda 1. doz RAİ sonrası olguların %60'ında hipotiroidi görülürken, 2 olguda 2. doz RAİ sonrası hipotiroidi görüldü. 2 hastamızda ise ötiroidi/hipertiroidi hali devam ettiği için 2. kez RAİ ihtiyacı oluştu. 4.Sonuç Erkek cinsiyet, prepubertal başlangıç, büyük guatr ve yüksek sT3 seviyeleri remisyonu olumsuz etkileyen faktörler iken; VKİ SDS, aile öyküsü, TSH, sT4 ve TSİ düzeyleri, metimazol başlangıç dozu, metimazolün ötiroidi sağlandığı andaki dozu, metimazol ile ilk ötiroidi sağlanma süresi, propranolol ihtiyacı parametreleri açısından anlamlı fark bulamadık. Ayrıca 2. kez RAİ alan hastalarda 2. doz RAİ ihtiyacını gösteren herhangi bir predispozan faktör tespit edemedik. 5.Anahtar Kelimeler Graves' hastalığı, metimazol, remisyon, RAİ tedavisi