2015-2021 yılları arasında kliniğimizde bilateral endometrioma nedenli cerrahi yapılan hastalarda progesteron reseptör aktivitesinin nüks ve klinik seyir açısından değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÖZGÜR ASLAN
Danışman: Şükrü YILDIZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Endometriozis, endometrial stroma ve glandların diğer dokulara implantasyonu ile karakterizedir. Küresel olarak, üreme çağındaki kadınların yaklaşık yüzde 10'unun endometriozis hastası olduğu tahmin edilmektedir. Ayrıca tedaviye direnç ve tedavi sonrası nüks durumları hastalığın klinik yönetiminde zorluklara yol açmaktadır. Çalışmamızda endometriozisin reseptör düzeyindeki bileşenlerinin tedaviye direnç ve nüks ile bağlantısını araştırdık. Gereç ve Yöntem: Retrospektif kohort çalışmamız 2015-2021 yılları arasında, kliniğimizde bilateral endometrioma nedenli opere olan hastalar ile planlanmıştır. Araştırmaya 113 hasta (ortalama yaş 39, yaş aralığı 20-50) dahil edilmiştir. Demografik bilgilerin yanıda; preoperatif/postoperatif medikal tedavileri, direnç durumu (yeniden cerrahi öyküsü, poliklinik kontrolünde >2 cm yeni endometrioma saptanması), postoperatif poliklinik başvuru bilgileri edinilmiştir. Arşivlenmiş doku spesimenlerinde, progesteron reseptör düzeyine ilişkin ölçütler hesaplanmıştır. NCSS (Number Cruncher Statistical System) istatistik programı kullanılarak gerekli karşılaştırmalar yapılmış ve istatistiksel anlamlılıkları değerlendirilmiştir. Bulgular: Olguların %23,1'inde yeniden cerrahi öyküsü, %26,6'sında nüks endometrioma saptanmıştır. Tedaviye direnç gösteren olguların PRB H, PR H Oranı, PRB IRS ve PR IRS oranı skorları tedaviye direnç göstermeyenlerden anlamlı seviyede düşük; postoperatif poliklinik başvurusu olmayan hastaların PRB H skorları, başvuranlardan anlamlı seviyede yüksek görülmüştür. Olguların poliklinik başvuru süreleri ile PRH oranı, PRIRS oranı skorları arasında pozitif yönlü ilişki saptanmıştır. Sonuç: Bilateral endometrioması olan hastalarda PRB'nin görece hakimiyetinin tedaviye dirençte ve hastaların poliklinik başvurularında etkili olabileceği sonucuna vardık. Çalışmamızda reseptör direnci postoperatif klinik seyirle birlikte incelemeye alındığından eşsiz olarak kabul edilebilir. Ayrıca bilateral endometrioması olan hastalarda reseptör düzeyinde incelemenin yapılıp, tedavi direnci ile karşılaştırıldığı ilk çalışmadır. Anahtar Kelimeler: Endometriozis, Laparoskopi, Progesteron