Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde takip edilen preterm bebeklerde retinopati gelişimi ve neden olan faktörlerin retrospektif incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÜMİT ÖZDEMİR
Danışman: Serdar CÖMERT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Çalışmamızda hastanemiz yenidoğan yoğun bakım ünitesinde takip edilen preterm bebeklerde retinopati gelişimi ve neden olan faktörlerin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmamıza 2019-2023 tarihleri arasında SBÜ, İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Süleymaniye Doğum ve Kadın Hastalıkları EAH Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde tedavi gören 34 gestasyon haftası ve altındaki 171 prematüre bebek dahil edildi. Olgular hafif PR/PR olmayan ve ciddi PR olguları olarak iki gruba ayrılarak istatistiksel olarak karşılaştırıldı. Ciddi retinopati, ileri evre lazer veya intravitreal enjeksiyon gerektiren, Zon 1'de herhangi Evrede plus hastalık varlığı, Zon I Evre 3 plus hastalık (-) ve Zon II evre 2 ve 3 plus hastalık varlığı olarak tanımlandı. Bu grup dışındakiler hafif PR olguları olarak gruplandı. Olguların 88'i (%51,5) erkek, 83'ü (%48,5) kız idi. Çalışmamızdaki bebeklerin %19,9'u normal spontan doğum ile %80,1'i sezaryen ile doğmuştu. Olguların 152'sinde (%88,9) hafif PR ve 19'unda (%11,1) ağır PR saptandı.Bebeklerin 152'si (%88,9) tedavisiz takip edilirken, 8'inde (%4,7) lazer tedavisi, 6'sında (%3,5) intravitreal bevacizumab enjeksiyonu gerekirken, 5 olguda ise (%2,9) hem lazer hem de intravitreal bevacizumab enjeksiyonu uygulanmıştı. Risk faktörlerinden gestasyon yaşı, doğum tartısı, 1. ve 5. Dakika Apgar skoru değerleri arttıkça PR gelişme riskinin azaldığı görülmüştür. Resüsitasyon ihtiyacı, surfaktan ve postnatal steroid kullanımı, RDS, İVK ve NEK varlığı, mekanik ventilasyon, TPN, hastane yatış günlerinin bağımsız birer risk faktörü olduğunu, bu risk faktörlerinin PR gelişme riskini anlamlı şekilde arttırdığını saptadık. PR günümüzde hala önemini korumaktadır. Bu çalışmada takip ettiğimiz preterm bebeklerde ciddi PR görülme sıklığının düşük olduğunu ve ciddi PR oluşumu için en önemli risk faktörlerinin düşük gestasyon haftası, MV süresi, PDA, İVK, NEK ve KAH varlığı, ES transfüzyonu, oksijen tedavi süresi ve hastane yatış süresi olduğunu saptadık. YYBÜ'de tedavi gören pretermlerde bu risk faktörlerinin oluşumunu önlemek için uygun yaklaşımların yapılması ve tarama ciddi PR olgularının görülme sıklığını azaltacaktır.