Toksik hepatit hastalarının epidemiyolojik ve etiyolojik olarak incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUSTAFA SERHAT SAYLAM

Danışman: Meral AKDOĞAN KAYHAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Toksik hepatit, ilaç, mantar, herbal ajanlar ve supplementlere bağlı olarak oluşabilen, bazı durumlarda fulminan seyrederek nakil ya da mortaliteyle sonuçlanabilen önemli bir hepatit tablosudur. Bir dışlama tanısı olduğundan tanı konulması zor olabilmektedir ve etiyolojik nedenler toplumsal bazda farklılıklar göstermektedir. Çalışmamızda toksik hepatit tanısıyla takip ve tedavisi yapılmış hastaların etiyolojisi, epidemiyolojisi, prognoz ilişkili faktörkeri ve klinik sonlanımları araştırılmıştır. Gereç ve Yöntem: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'ne şubat 2019-Haziran 2022 tarihleri arasında toksik hepatit tanısıyla hospitalize olarak takip ve tedavisi yapılmış 254 hastanın demografik yapıları, etiyolojik faktörleri, laboratuar ve görüntüleme sonuçları, biyopsi bulguları ve tedavide kullanılan ilaçlara dair bilgiler retrospektif olarak incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar RUCAM skalasına göre değerlendirildikten sonra sonucunda olası ve yüksek olasılıklı olarak yorumlan hastalar çalışmaya dahil edildi ve şiddetlerine göre hafif, orta, şiddetli, fatal olarak sınıflanmıştır. Bulgular: Çalışmazya dahil edilen hastaların %60,6 (n:154)'sı kadındı ve bu hastaların %30,3'ü sarılık şikayeti ile hastaneye başvurmuştu. Hastaların ortalama yaşı 43,9 yıldı. Gelişen karaciğer toksisitesinin %68,5'inde hepatoselüler hasar görüldü. En sık etiyolojik nedenler ise sırasyıla; antibiyotikler ve NSAIDler idi. Antibiyotik ilaçlar kendi içinde değerlendirildiğinde, toksik hepatite en sık neden olan antibiyotik ilacın amoksisilin-klavunat (%9,8) ve NSAII ise deksketoprofen (%9,1) olarak değerlendirildi. Herbal ve diyet supplementlerine bağlı toplam 45 (%18,1) hasta, mantar tüketimine bağlı ise 18 (%7,1) hasta etiyolojide yer aldı. Çalışmaya dahil olan hastaların %56'sı orta ya da şiddetli hepatit ile seyrederken, 3(%1,18) hasta karaciğer nakline progrese oldu ve 1 hasta nakil sonrası olmak üzere 6(%2,5) hastanın hayatını kaybettiği görüldü. Toksik hepatit şiddetinin 109 katılımcıda (%42,9) hafif, 89 hastada (%35,0) orta, 48 hastada (%18,9) ciddi ve 8 hastada (%3,1) ise fatal olduğu görüldü. %5,9'unda başvuru sonrası hastalıkta şiddetlenme (hafif ve orta şiddetten ciddi veya fatal hasta grubuna geçiş) olduğu görüldü. Çalışmamızda ise şiddetli-fatal grupta yer alan hastaların %14,3'ü akut karaciğer yetmezliği nedeniyle eksitus olmuş ya da karaciğer transplantasyonuna gitmiştir. İki grupta da dominant hasar paterni hepatoselüler tip hasar olarak gözlendi ve etiyolojik etkenlerin değerlendirilmesinde gruplar arasında fark yoktu. Kan biyokimyasal parametreleri değerlendirildiğinde ise, ALT, AST, LDH, başvuru ve pik total bilirubin, direkt bilirubin, başvuru ve pik INR, protrombin zamanı parametrelerinde yükseklik ve albumin düşüklüğü hem şiddetli hasta grubunda hem de yoğun bakım yatışı yapılan hasta grubunda anlamlı saptandı. Çalışmaya dahil edilen 254 hastanın 60 tanesine karaiğer biyopsisi yapıldı. Karaciğer biyopsisi yapılmasının en önemli nedenleri arasında; etiyolojik faktörün net belirlenememesi, uzamış sarılık, şiddetli seyreden bir grup hastada panasiner nekrozu değerlendirip nakile progresyonu ön görmek, şüpheli otoimmun testlerde pozitiflik olarak değerlendirildi. Biyopsi yapılan hastalarda en sık görülen patolojik bulgular sırasıyla; kronik portal hepatit bulguları, Zon 3 de nekroz ve Zon 3 te hepatoselüler kanaliküler kolestazis olarak değerlendirildi. Pan asiner nekroz 9 hastada görüldü, bu hastaların ikisi (%22) karaciğer nakline ilerlediği görüldü. Sonuç: Çalışmazya dahil edilen hastaların %60,6 (n:154)'sı kadındı ve bu hastaların %30,3'ü sarılık şikayeti ile hastaneye başvurmuştu. Hastaların ortalama yaşı 43,9 yıldı. Gelişen karaciğer toksisitesinin %68,5'inde hepatoselüler hasar görüldü. En sık etiyolojik nedenler ise sırasyıla; antibiyotikler ve NSAIDler idi. Antibiyotik ilaçlar kendi içinde değerlendirildiğinde, toksik hepatite en sık neden olan antibiyotik ilacın amoksisilin-klavunat (%9,8) ve NSAII ise deksketoprofen (%9,1) olarak değerlendirildi. Herbal ve diyet supplementlerine bağlı toplam 45 (%18,1) hasta, mantar tüketimine bağlı ise 18 (%7,1) hasta etiyolojide yer aldı. Çalışmaya dahil olan hastaların %56'sı orta ya da şiddetli hepatit ile seyrederken, 3(%1,18) hasta karaciğer nakline progrese oldu ve 1 hasta nakil sonrası olmak üzere 6(%2,5) hastanın hayatını kaybettiği görüldü. Çalışmamızın ülkemizdeki etiyolojik ve epidemiyolojik faktörleri aydınlatacağını ve liteatüre katkılar yapacağını düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Toksik Hepatit, İlaç İlişkili Karaciğer Hasarı, Akut Hepatit