Ulusal servikal kanser tarama programının servikal kanser tanısı alan hastaların tanı anındaki FIGO evresi üzerindeki etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ETLİK ZÜBEYDE HANIM KADIN HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NERMİN CANSU UÇKAN

Danışman: Sevgi KOÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç:Yenilenen ulusal servikal kanser tarama programının tersiyer bir kolposkopi merkezi olan hastanemizdeki servikal kanser tespit etme oranı ve tanı anındaki servikal kanserlerin evreleri üzerindeki etkisinin araştırılmasını amaçladık. Gereç ve Yöntem:T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilimleri Üniversitesi Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde servikal kanser tanısını yeni almış hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Histolojik serviks kanseri tanısı alan hastalar 2 grupta incelenmiştir. Grup I: 1 Mart 2010 -31 Temmuz 2014, Grup II: 1 Ağustos 2014- 31 Aralık 2018 tarihleri arasında yeni saptanmış serviks kanseri hastaları tanı anındaki FIGO 2009 evreleme sistemine göre değerlendirmeye alınmıştır. Bu retrospektif çalışmada Mart 2010- Aralık 2018 tarihleri arasında yeni saptanan servikal kanser hastaları çalışma popülasyonunu oluşturmuştur. Toplam 290 belirtilen dönemlerde yeni tanı almış serviks kanserli hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Dahil edilme kriterleri: i)Servikal kanser ya da karsinoma in situ tanısını bu dönemde almış olmak ii)Evreleme sistemi ile ilgili verilerin erişilebildiği hastalar Dışlama kriterleri: i)Yetersiz veriler nedeni ile evre belirlenemeyen hastalar ii)Serviks kanseri şüphesiyle takip edilen fakat nihai patoloji sonucunda farklı bir kökenden kaynaklanan malignite tespit edilen olgular iii)Serviks kanseri tanısını bu dönem dışında almış olmak Bu dönemde yeni tanı almış serviks kanseri hasta sayısı toplam 315 olup, evre değerlendirilmesi yapılabilen 290 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Hastalar sistematik tarama öncesi ve sonrası (Grup I: 1 Mart 2010- 31 Temmuz 2014 ve Grup II: 1 Ağustos 2014- 31 Aralık 2018 tarihleri arası tanı alan serviks kanseri hastaları) şeklinde gruplandırılmıştır. Bu gruplar evrelerine ve tarama durumlarına göre incelenmiştir. Bulgular:Grup I ve Grup II için serviks kanseri evreleri değerlendirildiğinde Grup I'de %48,6 erken evre serviks kanseri mevcutken, Grup II'de %52,6 hasta erken evrede tespit edilmiştir. Oransal olarak değerlendirildiğinde artış gözlense de istatistiksel anlamlı bir fark saptanmamıştır (p=0,488). Grup I'e kıyasla Grup II'deki hastalar daha çok tarama programı kapsamında tanı almışlardır (%20,3'e karşılık %34,4, p<0,05). Ancak oransal dağılımına bakıldığında). Tarama ile tanı alan hastalar total olarak değerlendirildiğinde ise istatistiksel anlamlı bir şekilde tarama yapılmamış olan hastalara göre daha erken evrede tanı almaktadır (p<0,05). Tarama programı sonrasında kolposkopi yapılarak tanı almış serviks kanseri sayısında artış gözlenmektedir ancak istatistiksel anlamlı bir fark bulunmamaktadır (p=0,066). Hastane verileri incelendiğinde Grup I döneminde 2094 hastaya kolposkopi yapılmış ve 228 hasta HSIL tanısı almışken, Grup II döneminde 3433 hastaya kolposkopi yapılmış ve 455 hasta HSIL tanısı almıştır. Literatürdeki diğer çalışmalarla benzer şekilde kolposkopi sayılarında artış izlenmiştir. Kolposkopik biyopsi ile tanı alan serviks kanserleri daha erken evrede saptanmaktadır. Sonuç:Servikal kanserden korunmada iyi organize bir tarama programının olması ve buna katılım önemlidir. Kapsamı oranı arttıkça tarama programının etkinliği artacaktır. Önemli olan yöntemin tekniğinden çok uygulanabilir ve toplumun genelini kapsayabilecek bir tarama programının olmasıdır. Anahtar Kelimeler: Serviks kanseri, Servikal kanser tarama programı, Human Papilloma Virus.