Kronik obstrüktif akciğer hastalarında bronşektazi varlığının mortaliteye etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL YEDİKULE GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HANİFE KARA

Danışman: Gülfidan ARAS

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş/Amaç: KOAH ile bronşektazi arasındaki ilişki, hastalığın ilerleyişini ve özellikle mortalite oranlarını belirleyen önemli bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Her iki hastalıkta da temel rol oynayan kronik inflamasyon, tekrarlayan enfeksiyonlar ve hava yolu yapısındaki yapısal değişiklikler, bu birlikteliğin klinik sonuçlarını daha da olumsuzlaştırmaktadır. Bronşektazinin varlığı, KOAH'lı bireylerde inflamasyonun artmasına, alevlenmelerin daha sık yaşanmasına ve buna bağlı olarak sağkalımın kısalmasına yol açmaktadır. Bu nedenle, KOAH'lı hastalarda bronşektazi birlikteliğinin erken dönemde tanınması ve uygun tedavi ile takip stratejilerinin planlanması, uzun dönem prognozun iyileştirilmesi açısından kritik önem taşımaktadır. Ayrıca KOAH–bronşektazi birlikteliğinin klinik gidişat ve mortalite üzerindeki farklı etkilerinin anlaşılması, hasta yönetimimize yön verebilecek bir konudur. Bu bağlamda çalışmamızda, KOAH'lı olguların radyolojik, laboratuvar, akciğer fonksiyon testleri ve ekokardiyografik verilerini değerlendirerek bronşektazi eşlik eden ve etmeyen gruplar arasındaki farklılıkları ortaya koymayı hedefledik. Elde edilen farklılıkların sık hospitalizasyon ve mortalite gibi olumsuz klinik sonuçlara etkilerini analiz ederek özellikle mortaliteyi öngören parametreleri belirlemeye çalıştık. Gereç ve Yöntem: 309 hastanın dahil edildiği retrospektif analitik tek merkezli çalışma olup 1 Ocak 2022- 31 Aralık 2023 yılları arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesinde yatışı olup yüksek rezonanslı bilgisayarlı tomografi görüntülerine erişilebilen hastalar dahil edildi. Bu hastalarda bronşektazi olup olmamasına göre sınıflandırılıp bronşektazinin mortaliteye etkisini araştırdık. Bulgular: Çalışma popülasyonda KOAH hastalarının yaş ortalaması 63.59±9.32 yıl ve %82.8' erkekti. Hastaların %62.8'inde en az bir komorbidite vardı ve en sık görülen hipertansiyondu (%31). Çalışmamızda, yüksek rezolüsyonlu tomografik (YRBT) incelemelerinde KOAH hastalarında %63'ünde bronşektazi olup grubun yaş ortalamasının 62.79 yıl olarak saptandı. Çalışmamızda, bronşektazili KOAH hastalarında balgamda bakteri üremesi ve kolonizasyon oranlarının, bronşektazi olmayan KOAH hastalarına göre anlamlı olmakla birlikte, KOAH hastalarının son hastane yatışları sırasında alınan balgam kültürlerinde %51.1 oranında bakteri üremesi ve %11.3 oranında kolonizasyon saptandı. Hastalarda akciğer fonksiyon testine etkisini de değerlendirdiğimiz çalışmamızda; bronşektazili KOAH hastalarında solunum fonksiyon testi parametrelerinin bronşektazi olmayan hastalara kıyasla daha düşük olduğu bulundu. Ekokardiyografi verileri mevcut olan 216 KOAH hastamız vardı. Ekokardiyografik incelemelerinde hastaların %6.8'inde Pulmoner arteriyel basıncının (PAB) yüksek saptanmış olup, ortalama değer 39.81 ± 14.45 mmHg olarak saptandı. Bununla birlikte çalışmamızın önemli bir bulgusu ise bronşektazili KOAH hastalarında pulmoner basıncı PAB= 42.36 ± 16.11 saptanmış olup bronşektazi olmayan hastalara (PAB=35.43 ± 9.7) göre anlamlı derecede yüksek bulundu. Biyobelirteçler incelendiğinde hemoglobin düzeyi bronşektazili olgularda daha düşüktür. Çalışmamızda bronşektazili olan hastalarımızda düşük albümin düzeyleriyle mortalitenin korelasyonu saptandı. Sonuç: Çalışmamızda KOAH hastalarında bronşektazi prevelansı %63.1 olarak oldukça yüksek saptanmıştır. Ayrıca pulmoner hipertansiyon, PAB ortalaması, balgamda üreme oranı, pseudomonas kolonizasyon oranı, radyolojik olarak bronşial duvar kalınlaşması, tüberküloz sekel varlığı bronşektazi varlığında daha yüksek olarak olduğu belirlendi. Bronşektazili KOAH olgularında radyolojik olarak amfizem, FEV1, FVC ve hemoglobin düzeyi bronşektazi olmayan KOAH olgularından daha düşüktü. Çalışmamızda bronşektazili olgularda NLR, PAR, lenfopeni, albümin ve hemoglobin düşük düzeyleri mortaliteyle korelasyonu olan parametreler olduğu saptanmıştır. Bronşektazili KOAH hastalarında mortaliteyle korelasyonu saptanan parametreleri ele alarak mortalite prediksiyonunu gösteren parametreleri değerlendirdiğimizde yaş, tip 2 solunum yetmezliği, USOT a bağımlı olma durumunu ve triküspit kapak regürjitasyonu gibi parametrelerin olduğunu çalışmamızda saptadık. Yine bronşektazili KOAH hastalarında biyobelirteç olarak da düşük albümin, hemoglobin, lenfosit düzeyi mortalite tahmininde anlamlı bulunmuştur. Bulgularımız, bronşektazi varlığının KOAH hastalarında yalnızca klinik seyri ağırlaştırmakla kalmayıp aynı zamanda prognostik açıdan da önemli olduğunu göstermektedir. KOAH'lı hastalarda bronşektazinin erken dönemde tanınması, mortalite riskini azaltmaya yönelik tedavi ve takip stratejilerinin belirlenmesinde kritik öneme sahiptir. Aynı zamanda morbiditeyi düşürmek ve yaşam süresini uzatmak açısından da kritik öneme sahiptir. Bu sonuçlar, klinik pratikte KOAH yönetiminde bronşektazinin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır.